Bu sezon TBL maçlarıyla beraber Eurolig’de de sesiyle ve yorumlarıyla bizlerle buluşan, genç nesle basketbolu sevdiren kişilerin başında gelen Murat Murathanoğlu beni kırmayıp zaman ayırarak bu röportajı vermeyi kabul etti. Öncelikle kendisine teşekkür ediyoruz.
Eurolig ve ligimiz hakkında LigTV’de yapılan programlarda ve maç anlatımlarında yorumlarını dinleme fırsatı bulsak da NBA ve NCAA hakkındaki görüşlerini uzun zamandır dinleyememiştik. Bu nedenle sohbetimize önce ABD ile başlıyoruz.
Basketbolun ülkemizde uzun yıllardır ikinci spor olarak görüldüğü hatta zaman zaman gençler arasında birinci spor olarak ön plana çıkmaya başladığı bir dönemde NBA’in yayın haklarının bir yayıncı kuruluş tarafından halen alınmamış olmasını nasıl yorumluyorsunuz?
NBA saat farkından dolayı bence her zaman canlı izlenen bir lig değil. Mehmet Okur ve Hidayet Türkoğlu zamanında insanlar saati kurup kalkıp onları izliyordu, çünkü ikisinin de oynayacağı (En az 30 dakika) sorumluluk alacağı (Money ve Mister Fourth Quarter) garantiydi ve ikisi de genelde iddialı takımlarda oynuyordu. Şu anda Yaka Finali adayı bir takımda oynayan oyuncumuz yok. Utah ve New Orleans Batıda play-off bile yapamayabilir. Milwaukee geçen sezon tüm NBA’in en kötü takımıydı, bu sene belki yılın en büyük sürprizi ama onların da play-off yaptıkları takdirde çok ileri gidebilmeleri pek mümkün görünmüyor. Ömer Aşık yaklaşık 28 dakika süre alıyor. Ersan Ilyasova 18 dk ve Enes Kanter 25 dk. Üç oyuncumuzun takımları toplam 24 maç kazanmış ve 35 maç kaybetmiş.
Sizin Ilinois konusundaki duygularınızı biliyoruz, bu nedenle de sorularıma Bulls ağırlıklı olarak devam etmek istiyorum J Bulls’un sezon başında yaptığı transferlerle ve iyileşti denen Rose ile en büyük şampiyonluk adaylarından biri olduğu bir dönemde maalesef Rose’un “halen” iyileşmediğinin ortaya çıkması tüm Bulls taraftarlarını derinden yaraladı ve umutsuzluğa götürdü. Sizce Bulls artık Rose’suz bir yapılanmaya gitmeli mi, son günlerde ABD basınında çıkan takas edilmeli yorumları hakkında sizin fikriniz nedir?
Derrick Rose gibi bir oyuncuyu gözden çıkarmak kolay değil. Fiziksel üstünlüklere dayalı bir oyun tarzı olması sakatlıklarından çok fazla etkilendiğini gösteriyor. Rose bu yıl dahil önümüzdeki 3 yıl içinde $ 60 milyon kazanacak. Bu kontratın karşılığını vermek kolay değil. Hakikaten Rose asla eskisi gibi olmaz görüşü NBA’de benimsendiyse zaten onu kontratının son yılına kadar takas etmekte kolay olmaz. $ 21 milyonluk sezon sonunda bitecek olan bir kontrat salary cap boşluğu yaratması açısından değerli olur.
Rose’un olmadığı bölümlerde Butler sahneye çıkarak hücumda adeta Bulls’un kurtarıcısı oldu bir çok maçta. Sizce bu sene MIP (En çok Gelişme Gösteren Oyuncu) ödülünü kazanabilir mi, ödül için en şanslı 3 oyuncu kim olur?
Sezon için daha erken. Ancak Butler böyle devam ederse ödülün en büyük adayı olur. Bulls’un zaten Rose’un kontratı varken Butler ile yeni bir kontrat imzalamaları zor görünüyor. Böyle devam ederse ona maksimum kontrat verecek 2-3 takım mutlaka çıkar.
Bulls’un çaylak oyuncusu McDermott benim şahsen çok beğendiğim bir oyuncu sizce yeni bir Nowitzki olabilir mi?
Dirk Nowitzki mi? Kaç tane Nowitzki var ki? Bir kere McDermott’un boyu 2.04 metre. Bu ciddi bir boy farkı. Evet McDermott çok elit bir NCAA oyuncusuydu ve çok elit bir Avrupa oyuncusu olabilir. Ancak NBA’de o seviyelere yaklaşacağını pek sanmıyorum. Zaten çaylak olsa da, şu ana kadar ki performansı (% 42 genel şut, % 23 üçlük) öyle bir seviyeye işaret etmiyor.
Sezon başında Love-Irving-Lebron gibi üç MVP kalibresindeki yıldızı buluşturarak sükseli bir takım kuran Cavs’in şuanki durumu ve sezon sonu şampiyonluk ihtimali hakkındaki fikirleriniz nelerdir?
Cleveland’ın zamana ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Son maçlarda bir çıkış içindeler ama David Blatt de NBA’i öğreniyor. Yani dezavantajları sadece birbirini tanımayan bu üç yıldızın bir araya gelmesi değil, onları ve ligi de tanımayan bir koçları olması. Ancak ben Blatt’i çok beğenirim. Birisi panik düğmesine basmazsa onun başarılı olacağını düşünüyorum. Doğu Yakasında olması Cleveland’ı her zaman Yaka finalist adayı yapıyor zaten.
Yıldızlardan kurulu bir kadronun başına Cavs yönetiminin Blatt’ı getirmesi sizce ne kadar doğruydu, orta ve uzun vadede koçun NBA’de kalıcı olabileceğini düşünüyor musunuz?
David Blatt çok zeki ve becerikli bir coach. Avrupa’da Efes hariç çok pahalı olmayan ve başarılı olan kadroları kurdu. Şimdi NBA’de o kadroyu kurmuyor. Her ne kadar genel menajer ile iletişim içinde olsa da, patron o değil. Bu nedenle bence parçaları birleştirip bütünü yaratmakta usta olmasına rağmen sadece koç olması NBA’de onun alışması gereken farklılıklardan birisi. Tabii o seviyede atletizm ve gücü de daha önce görmediğinden bazı farklılıklar olacaktır. Avrupa’da egoları idare etmekle NBA’deki dev egoları idare etmek çok farklı. Bugüne kadar herhalde idare etmesi gereken en büyük yıldız oyuncusu Andrei Kirilenko olmuştu ki Kirilenko inanılmaz da mütevazi bir insandır. Şimdi LeBron var. Irving var. Love var. Ancak dediğim gibi zeki olduğundan ne yapacağını çabuk çözer.
Şuana kadar gösterilen performanslara istinaden NBA’deki oyuncular arasından en iyi beşinizi sayar mısınız?
Kyle Lowry – Stephen Curry – James Harden – Anthony Davis – Marc Gasol
NBA’deki yeni temsilcimiz olacak olan Furkan Aldemir’in 76ers’da süre alabileceğini ve Ömer Aşık gibi ya da daha fazla başarılı olabileceğini düşünüyor musunuz?
Furkan’ın işi kolay olmayacak. Ömer örneğini verdiniz ama bu iki oyuncumuzun fiziki açıdan aralarında büyük fark var. Furkan’ın “energy guy” dedikleri Anderson Varejao veya Reggie Evans türü bir oyuncu olma hedefi olmalı. Geri adım atmayan, kendini yerden yere atan, hücum faul yaptıran, ribaund kovalayan, sert perdeleme yapan. Şu anda pek gündeme gelmiyor ama Furkan Avrupa’da yaptığı gibi perdeleme orada da yaparsa, çok çabuk faul problemine girip kenara gelir.
Ülkemizde NCAA ile en çok ilgilenen ve bilgi sahibi olan basketbol adamı olarak bu sezonki F4 adaylarınızı söylebilir misiniz? Ayrıca bu sezon da “Mart Çılgınlığı”nı tekrar LigTv’de izleyebilecek miyiz?
Lig TV sanıyorum ki bu sezonda Final Four’u verecektir. Final Four için belki biraz erken ama Kentucky yine NBA kadrosuyla adayların başında geliyor. Arizona, Duke, Louisville, Villanova, Texsas, Kansas bunlar hep çok güçlü kadroları kolaylıkla bir araya getirebilen okullar. Tabii Illinois kalırsa da hiç şaşırmam. Big 10 Liginden Wisconsin, Michigan State, Ohio State, Maryland, Michigan bunların her hangi birisi aradan fırlayabilir.
Basketbol severlere bu sene özellikle takip etmelerini önereceğiniz NCAA takımları ve yıldız adayı oyuncular var mı?
Çok takım var. Çok oyuncu var. Ancak ben Illinois’ı satıp eyalet dışına giden iki Chicago’lu Cliff Alexander ve Jahlil Okafor’u çok yakından takip edeceğim. İkisi de “one and done” dedikleri türden oyuncular. Zaten birisi Duke diğeri Kansas da oynayacak. Bunun yanı sıra sevdiğim ve Avrupalı yıldız adaylarının örnek alabileceği Frank Kaminsky (Wisconsin), Frank Van Vleet (Wichita State), Kevin Pangos (Gonzaga) gibi isimleri de önerebilirim.
Son günlerde hakkında çokça olumlu ve olumsuz yorum yapılan Galatasaray LH’ın yeni transferi Patric Young desem?
NBA’i kafasından çıkardıysa da, 2-3 yıl içinde Avrupa’nın önemli uzunları arasında yer alabilir.
Sezon başında kadrolar kurulduğu andan itibaren sahaya koydukları performansla da bir çok basketbolseverin ortak görüşü bu sene F4’ün 3 takımının belli olduğu (CSKA Moskova, Real Madrid, Barcelona) yönünde. Ama 4. takım konusunda bir sürü farklı görüş var. Siz bu 3 takımın durumuna katılıyor musunuz ve sizin F4 tahmininiz hangi takımlardan oluşuyor?
Hiçbir şey garanti değil. Evet şu ana kadar bu 3 takım çok iyi gidiyor. Olimpiakos’u da ekleyebiliriz. Ama daha ilk grup maçları tamamlanmadı. Rudy Fernandez sakatlandı, Real Madrid nasıl su aldı, gördük. Ancak evet bu takımlara baktığımızda F4’e yakın diyebiliriz. Semih Erden böyle oynamaya devam eder ve üstüne koyarak giderse Fenerbahçe Ülker de adaylarım arasında olur. Bu arada Kristic iyi dönerse, sakatlar iyileştiğinde AE de Ivkoviç yönetiminde çok önemli işler çıkarır.
Eurolig’de şuana kadar gösterilen performanslara bakarak en beğendiğiniz oyuncular hangileri, ilk beşinizi sayabilir misiniz?
Sergio Rodriguez – Brad Oleson – Sonny Weems – Nemanja Bjelica – Boban Marjanovic
Uzun yıllardır Avrupa basketbolu ile yakından ilgilenen bir basketbol adamı olarak size göre Eurolig tarihinin en iyi beşini söyleyin desem?
Gelmiş geçmiş en iyi Avrupa beşi diye vereyim. Drazen Petrovic – Sarunas Marciulionis – Toni Kukoc – Pau Gasol – Arvydas Sabonis (Nowitzki, Noah, Parker gibi kariyerleinin neredeyse tümü NBA’de geçmiş oyuncuları almadım)
Senelerdir Yunan takımları Olympiakos ve Panathinaikos’da bütçeler düşürülüyor, iyi koçlar takımdan ayrılıyor. Ülkemizde ise tam tersi bir ivme var bu iki konuda ama yine de bu iki takım her zaman takımlarımızdan daha iyi performans sergiliyorlar ve hep sezonun sonunda üst sıralarda kendilerine yer buluyorlar. Sizce bunun temel sebebi nedir?
Yunan takımlarının Stankovic zamanından kalan bir masa başı gücü var. Bunu kimse inkar edemez. Kritik yerlerde bu güç boy gösterir. Ama bunun yanı sıra oyuncu transferlerinde bizden çok daha dikkatliler. Belli ki iyi araştırıyorlar. Kulüplerin içinden başlayan, seyirciye yansımış, transfer olan herkesi de etkileyen bir kazanma kültürü ve geleneği var. Yerli oyuncu yetiştirme konusunda da bize beş basarlar.
Resmi açıklamalar olmadığını biliyorum fakat Heurtel’in Anadolu Efes ile top 16’da oynamak üzere anlaştığı, Fenerbahçe’nin ise Calathes ile anlaşacağı haberleri var. Sizce gerçekleşirse bu iki transfer takımlarımıza sınıf atlatır mı, nasıl etki yaratırlar?
İkisi de iyi transfer olur. Tabii Calathes uzun süredir cezasından dolayı maç yapmıyor. Mutlaka hazır gelmeyecektir. Heurtel ise Dünya Şampiyonasında başlayan çıkışını sürdürüyor. Tabii iki takımın da takım kimyaları var. Bugün Efes bu takım kimyası ve bütünlüğünden dolayı büyük işlere imza atıyor. Bunu olumsuz etkilememesi şartıyla iyi transfer diyorum. Calathes’ı Florida’dan beri takip ediyorum. Çok beğendiğim bir oyun kurucu.
Biraz da ligimize dönelim. TBL’de mevcut performansları ile size göre en değerli yerli ve yabancı oyuncu kimlerdir? Yerli ve yabancı beşinizi söyler misiniz?
En değerli Türk Emir Preldziç. En değerli yabancı Chris Lofton.
Şuana kadarki performanslara bakarak size göre ligimizin en flaş takımı kimdir?
Torku Konya beklentilerime göre elde ettiği sonuçlarla en dikkatimi çeken takım.
Ligimizde en beğendiğiniz yerli ve yabancı koçu söyler misiniz?
Bu yıl yaptıklarıyla Dusan Ivkovic’i ayrı bir yere koymamız gerekir. Bundan sonra ne yapar bilemiyorum. Aziz Bekir de beklentilerimi aşmıştır diyebilirim. Ufuk Sarıca’yı çok beğeniyorum ama rotasyon olayını hala çözemedi. Muharebeyi kaybedip, savaşı kazanmak olayını. Tabii Ergin Ataman, Zeljko Obradovic, çok önemli kariyerlere sahip. Benim için Hakan Demir ve Ertuğrul Erdoğan büyük hayal kırıklığı oldu. Hakan Demir’in kötü kadro kurduğu belliydi ama bu sezon Ertuğrul’un iyi bir çıkış yapacağını tahmin ediyordum.
Sizin takip ettiğiniz 90’lı yıllardan itibaren ligimize gelmiş geçmiş en iyi yabancı oyuncu kimdir desem?
Bu çok zor. Ama Petar Naumoski çok özel bir yere sahip. Onun dışında Scott Roth, Pete Williams, Larry Richard, Paul Dawkins, Mitch Smith, Trajan Langdon, David Rivers, Tarrance Kinsey, ve iyi olduğu dönemde belki de Naumsoki’ye rakip olabilecek tek isim Will Solomon.
Şahıs olarak ve ekip olarak çok çalıştığınızı, hem Eurolig hem de TBL maçlarının yayınları için ciddi efor sarfettiğinizi, bu işi yapmanın dışarıdan zannedildiği kadar kolay olmadığını biliyorum. Basketbol severlerin de daha iyi anlayabilmesi için hafta boyunca Eurolig maçları ve TBL maçları için ekip olarak ne tür hazırlıklar yaptığınızdan kısaca bahsedebilir misiniz?
Vallahi ekip çok çalışıyor. Volkan Günak sağ, Didem Gürser sol kolum. İkisi de müthiş başarılı. Program içerikleri, hazırlanacak kasetler ve görüntüler belirleniyor, metinler yazılıyor ve seslendiriliyor. Röportajlar yapılıyor, hazırlanılıyor. Bunun dışında bir de canlı maç yayını hazırlıkları var.
Şimdiye kadar bir çok yorumcu ile maç anlatma fırsatı buldunuz. En çok İsmet Badem’i sevdiğinizi biliyoruz:)) Çalıştığınız LigTV yorumcu kadrosu haricinde birlikte maç anlatmaktan en keyif aldığınız yorumcu kimdi?
Aydan Siyavuş tartışmasız. Sadece 7-8 maç anlattık birlikte. Cine 5 zamanındaydı. Zaten o dönem dergilere bile haber olmuştuk. Rahmetli konuya o kadar hakim, o kadar tecrübeli ve birikimliydi ki… Bir de ilave olarak esprili ve halkın anlayacağı basitlikte yorum yapıyordu. Amerika’da o ikili bir araya gelseydi paraya para demezdik.:))
Sizin gibi bu işi severek ve halen ilk günkü gibi amatör heyecanıyla yapabilen çok az basketbol spikeri var ülkemizde. Meslektaşınız olarak en çok kimi beğeniyorsunuz? Sizce gençlere daha fazla imkan tanınması ve basketbola olan ilginin artarak devam etmesi ile beraber alanında uzmanlaşmış kişilerin maç anlatımı yapması gerekmiyor mu?
Zaten 10-20 basketbol spikeri yok ki. Ertan Yüce benim Türkiye’de izlediğim en büyük basketbol spikeriydi. Şimdi ise Osman Sakallıoğlu, Barbaros Çıdal, Murat Kosova, İsmail Şenol. Bunları zevkle dinliyorum ve izliyorum. Gençlere gelince bugün artık emek sarf etmeden bir yerlere gelme beklentisi çok yüksek. Kestirme yoldan giderek bir takım seviyelere gelmek, hayalleri gerçekleştirmek çok zor. Lig TV ekibime de hep bu tür nasihatler de bulunuyorum. 32 yıldır bu işi yapıyorum. Bunun yanında basketbolun her alanında yer aldım. Hala eskisinden daha fazla çalışıyorum. Her anım basketbol ile geçiyor. Böyle olmadan da zaten kalıcı olmak kolay olmaz.
Bu keyifli sohbet için ve yoğun temposu arasında bana zaman ayırdığı için tekrar teşekkür ediyorum değerli basketbol adamına. Onu daha uzun yıllar ekranlarda spiker ya da yorumcu olarak görmeyi umuyor ve arzuluyoruz. Ayrıca yayın haklarının bir yayıncı kuruluş tarafından alınması durumunda NBA maçlarını da tekrar onun sesinden dinlemenin büyük keyif olacağını tüm basketbol severler adına rahatlıkla söyleyebilirim kendisine.