2010 yazında Golden State Warriors takımının sezon öncesi hazırlık kampında, Jeremy Lin adında Asya kökenli bir genç olduğunu fark ettiğimde, kendi kendime “Hah işte” dedim, “NBA’den yeni bir pazarlama hamlesi daha!” Warriors, San Francisco’nun yer aldığı Körfez Bölgesi’nin takımıdır. Bilenler bilir, o yörede Asyalı göçmenlerin nüfusa oranı yüzde 30’u bulur. Çekik gözlü bir genci -hiç oynayamasa bile- kadroya almak, her maça fazladan bin bilet satmak anlamına gelebilir. 1.90 boyunda, ilk bakışta hayli çelimsiz, atletik özellikleri ortalamanın altında bir guardı, NBA ne yapsın aslında? Üstelik de Harvard’ın ekonomi bölümünden iyi bir ortalamayla mezunsa… İnsanın ister istemez, “Yahu kardeş, ne işin var senin buralarda? Daha uygun bir iş için neden Wall Street’e bakmıyorsun?” diyesi geliyor.
Efendi çocuk Lin
Lin efendi çocuk Allahtan… Tayvan göçmeni bir anne-babanın oğlu olarak Indiana’da doğduktan sonra, California’da geçen lise yıllarında hep buna benzer sorulara ve arkadaşlarının etnik içerikli şakalarına maruz kalmış. Yılmamış. Basketbola olan sevgisini bir damla olsun yitirmemiş. Hırsla oynamaya devam etmiş. Lisenin en iyi oyuncusu olduğu halde, üniversiteden burs almaya yetmemiş onun bu hırsı… Hayalindeki okullar UCLA, California ve Stanford burun kıvırmış delikanlıya. O da mecburen basketbolculara burs vermeyen Harvard’ın yolunu tutmuş. Orada da aynı hikâye: Amerika’nın akademik olarak en iyi okullarını buluşturan ve “Oyuncu çıkmaz” denilen Ivy League’de dört yıl boyunca bütün rekorları altüst eden Jeremy Lin, diplomasını alırken, kayıtlara da 1483 sayı, 487 ribaunt, 406 asist ve 225 top çalmayla geçmiş. Ancak bu başarı da NBA scout’larını ikna etmeye yetmemiş ve Lin, draft’ın dışında kalmış.
Amerika onu konuşuyor
Onun adını ilk kez duyduğumda, bunu bir pazarlama hamlesi zannetmem bu yüzden işte… O güne gelene kadar, kimse kıymetini bilmemiş ki, Jeremy’nin. Ama sıkça vurguladığım gibi, NBA bir ‘fırsatlar’ ligi. Geçen sezon Golden State formasıyla ancak 29 maçta oynama şansı bulabilen Lin, bu sezon lig başladıktan birkaç gün sonra sakatlıklar nedeniyle guard pozisyonunda takviye arayışına giren New York’la sözleşme imzaladı (yıllık 762 bin dolar). Başlangıçta, kimse onun koç Mike D’Antoni’nin rotasyonuna girebileceğini düşünmüyordu. Ancak yüksek tempolu oyuna bayılan D’Antoni’nin, Lin’in tam aradığı oyuncu olduğunu anlaması uzun sürmedi. 23 yaşındaki genç adamın arkasından sapan taşı bile yetişmiyordu!
Asya’da Knicks patlaması
27 Aralık’tan 4 Şubat’a kadar sahaya adım attığı maçların sayısı iki elin parmaklarını geçmeyen ve bunlarda yalnızca üç-beş dakika oynayabilen Tayvanlı oyuncu, New York’un son üç maçında ortalama 38 dakika süre bulunca, 25.3 sayı, 8.3 asist ve 3.6 ribaunt ortalamalarına ulaşıverdi. Şimdi yalnızca New York medyası değil, tüm Amerika Lin’i konuşuyor. Tabii söylemeye ne hacet, Asya’daki televizyon kanalları, Knicks’in maçlarını yayımlamak için sıraya girdi bile!..





