rt arda yaşanan sakatlıklar sebebiyle zorlu bir dönemden geçiyor G.Saray Liv Hospital. Bu nedenle Euroleague’de bir maçtan çok, özgüven kazanmak anlamını taşıyan Siena maçı bir kat daha önemliydi. Hairston’un ilk kez forma giydiği maça, sert savunma ve çember altından bulduğu sayılarla başladı Cimbom. Etkili savunmayla rakibi dış şutlara zorlayıp, hücumda ekstra paslarla sayı bulmaya çalıştılar ancak oldukça düşük isabet yüzdesi sebebiyle skor anlamında kısır geçen ilk çeyrek 11-11 eşitlikle tamamlandı.
2. çeyrekte de hücum anlamında oldukça etkisizdi G.Saray. Hücum ribauntlarında rakibine sağladığı üstünlüğün (Ele geçen ekstra hücumların sayıya olmamasından) avantajı yerine sıkıntısını yaşadılar. İlk çeyreğin kopyası niteliğindeki 2. periyotta da aradığı kıvılcımı bulamayan G.Saray, 13’te 1, 3’lükle oynadığı devreyi 22-22 eşitlikle tamamladı.
Karşılıklı isabetsiz hücumlarla başlayan 2. yarıda, maçın kaderini değiştiren hamle; çeyreğin bitimine 4.40 kala Ergin Ataman’ın o zamana kadar şans vermediği Sinan Güler’i oyuna almasıydı. 35-28 Siena üstünlüğüyle devam eden 3. çeyrekte, oyuna girer girmez verdiği enerji ve art arda kazandırdığı 7 sayıyla skora denge getirdi Sinan. Hem savunma hem hücumda gösterdiği ekstra gayretle takımının son çeyreğe (40-38) 2 sayılık üstünlük ve ekstra motivasyonla girmesini sağladı.
İLAÇ GİBİ GALİBİYET
Sinan'ın yaktığı ateşi körükleyen isim ise Bonsu oldu. İlk yarıda değerlendirilemeyen hücum ribauntlarının adeta acısını çıkaran tecrübeli oyuncu, pota altında kurduğu üstünlük ve bulduğu sayılarla takımının galibiyetinde büyük rol oynadı. G.Saray maçı 54-52 kazanarak ilaç gibi bir galibiyet aldı.





