18 Ocak 2026, Pazar
spot_img
Ana SayfaDİĞERARŞİVMaç dediğin böyle olur! / GÖKHAN TÜRE

Maç dediğin böyle olur! / GÖKHAN TÜRE

KAYSERİ'deki Cumhurbaşkanlığı Kupası finali, yeni sezonun ne derece heyecan
dolu, zevkli ve bir o kadar da çekişmeli bir serüvene sahne olacağının
müjdecisiydi.
Oturmuş kadrosuna isabetli takviyeler yapan Fenerbahçe Ülker ile kalitesi tavan
yapmış 16 kişilik dev bir rotasyon yaratan Galatasaray'ı izlerken nefesleri
tutup, sahadaki müthiş basketbol resitaliyle hop oturup hop kalktık.
Tabii FIBA'nın, hücuma prim tanıyan yeni uygulamaları ve dolayısıyla “temasa
esnekliğin ortadan kalkması”, iki takım adına da “savaşımı sınırlayıp” savunmada
“mecburi” direnç kaybına yol açan önemli bir faktördü. Oyuncular bir kenara, en
ufak itirazın teknik faul getirdiği bu uygulamalar en çok coachların başını
yakacak gibi görünüyor… Ligin en ateşli coachları olarak bilinen Oktay Mahmuti
ile Neven Spahija'yı ilk yarıda gördükleri teknik fauller sonrası I “oyundan
atılma” kaygısıyla “süt dökmüş I kediye” döndüren bu yeni dönem sadece ' onların
değil, tüm coachların sabır düzeyini sınayacak gibi görünüyor… Bu arada
Mahmuti'nin aldığı teknik faulde sadece kendi oyuncusu Andric'e tepki gösteriyor
olması ise bu anlamda esneklik sınırlarının “sıfır” olduğunun en açık
göstergesiydi…
Dedik ya; savunmaları sekteye uğratıp hücumları ön plana çıkaran, kısacası “NBA
rüzgarları estiren” bu değişiklikler en çok 2. çeyrekte göze battı. Bu çeyrekte
o kadar çok faul düdüğü duyduk ki oyun neredeyse serbest atış çizgisinden
oynanır hale dönüştü. Ancak tüm bunlara rağmen bir Euroleague finalini andıran
müthiş oyunda iki takımın da kazanmak için ortaya koyduğu olağanüstü çaba ve
efor alkışı fazlasıyla hak etti. O kadar çok isim oyunun belli bölümlerinde ön
plana çıktı kı, not tutmakta zorlandık. Ancak Shumpert-Andric ikilisi – ki
bunlardan Shumpert ilk yarıyı 7, Andric ise 4 sayıyla tamamlamıştı – gerek
ikinci yarı, gerekse iki uzatma çeyreğindeki performanslarıyla Galatasaray adına
sivrilen isimler oldular. Tutku, Ender ve Lucas'a burada ayrı bir parantez açmak
gerekiyor. Bu üçlü, özellikle uzatma bölümlerinde Andric'i ve Shumpert'ı ikili
oyunlarla sürekli besleyip, 31 asistin 21'ine imza atıp galibiyetin kilidini
açan “gizli kahramanlar” oldular. Takım olarak oyunun sonunda daha diri kalmayı
başaran Galatasaray, 26 yıl özlemini duyduğu kupayı rakibinin elinden söke söke
aldı.
Fenerbahçe cephesinde ise Ömer Onan'ın ilk yarıdaki 11 sayısıyla sınırlı
kalması, Jerrels'ın (2 sayı, 3 asist, 5 top kaybı) silik görüntüsü, Vidmar ve
Kaya'nın hücumdaki verimsizliği (toplam 4 sayı), kağıt üzerinde geniş görünen
rotasyonu oyun içinde daraltan faktörlerdi. Buna karşın Gist, Bogdanovic ve
Preldzic'in olağanüstü gayreti – ki Preldzic 17 sayı, 6 ribaund, 10 asistle
triple double'a yaklaşmıştı – maçı normal sürede kazanacak noktaya getirdiler.
Ancak Galatasaray coachu Oktay Mahmuti'nin normal sürede son 5 dakikada başlayıp
uzatmaların sonuna kadar devam ettirdiği alan savunması karşısındaki tıkanıklık
ve özellikle son uzatmada sivrilen isimlerin üzerine binen yorgunluk, Fenerbahçe
adına kaybın en önemli nedeniydi.

BENZER HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Reklam -spot_img

Son Haberler