14 Mayıs 2026, Perşembe
spot_img
Ana SayfaDİĞERARŞİVKötü Başlangıç

Kötü Başlangıç

- Advertisement -
- Advertisement -

Üç takımla başladığımız Eurolig Top 16 macerası , istediğimiz gibi başlamadı.

Gecenin ilk maçında Fenerbahçe Ülker deplasmanda karşılaşmaya çok iyi başladı.

Sert savunma ve alınan ribauntlar sonrası hızlı oyun sonunda, yüksek dış şut yüzdesiyle, farkı 17 sayıya kadar çıkardı.

Diyeceksiniz ki, böyle bir fark yakalayan bir takım, sonunda maçı nasıl kaybeder?

Fenerbahçe Ülker’in kaybetmesinin tek suçlusu coach Spahija’dır.

Karşılaşmanın ikinci yarısından maçın sonuna kadar aldığı kararlar, oyuncu değişiklikleri ve stratejisi çok yanlıştı.

Geriye koşmayan bir takım oldu birden.

Disiplinden uzaklaşan oyuncular, yanlış şut seçimleri yaparken ‘coach’ bunlara seyirci kaldı.

O kadar kolay basketler yiyorlardı ki, savunma diye bir olgu tamamen kaybolmuştu.

Kaya, Ömer, Preldzic kenarda otururken, böyle bir kaosun içerisinden çıkamazsınız hocam!

Bogdanoviç transferi ve Tomas’ın sahalara dönmesiyle, son yılların en değer kazanan oyuncusu olan Preldzic'i ne hale getirdin görmüyor musun?

Ukic formda olmayınca, işler zorlaşıyor.

Jerrells ve Engin Atsür, henüz bu sertliğe hazır değiller.

Zor bir grupta mücadele ediyorlar. İşleri zor.

Anadolu Efes, Galatasaray M.P karşısında zaman zaman zorlansa da maçın genelinde kontrolü elinde tutan taraftı.

Özellikle Savanoviç’in üç sayı bombardımanı, ilk çeyreğin 10 sayı farkla bitmesine neden oldu.

Mahmuti’nin savunma stratejisinin başında, Kerem Tunçeri’yi oyun dışına itmekti.

Göksenin ile yapılan sert savunma bir kaç kez başarılı olduysa, tecrübeli oyuncu bunun üstesinden gelerek, takımını yönetmeye ve öldürücü asistlerine devam etti.

Savanoviç durdu.

Vujacic ve Cenk bombardımana devam etti.

Songalia, kimi tuttuysa, sayı kralı oldu.

Lucas’ın hızlı hücum sonunda yaptığı smaçlar işin şeklini biraz değiştirdiyse de Mahmuti Shumpert, Furkan ve diğer Türk oyunculardan randıman alamayınca kaderine razı oldu.

Maç altı sayıyla bitti ama, kerem Tunçeri’nin 1/12'lik şut yüzdesi alışa gelmiş bir durum değildi. Maç sonu oldukça üzgündü. Böyle olmasına karşın, son 2 dakikayı yine onunla oynayıp maçı bitirmek, Ufuk Sarıca’a tarafımdan bir puan daha kazandırdı.

Lafayette, ilk maçında hızlı ve skorer bir oyuncu olduğunu hatırlamak istedi.

Sistem dışı top kullanırken, saçmaladı.

Demek ki, hazır olmadığın zaman ‘frene’ basmasını bileceksin!

ÖNEMLİ ANONS

Şimdi dikatleri çekmek istediğim önemli bir nokta var.

Sinan Erdem Arena tam bir basketbol mabedi.

Bunda hemfikiriz.

Gösteriler, danslar, anonslar hepsi emek verilmiş dört dörtlük.

Hayatımız yurt dışında maç anlatmakla ve izlemekle geçti.

Devamlı ‘basın’ tribününden izledim maçları.

Maçtan önce akreditasyon yapılır, her gazetecinin yeri ayrılır ve en önemlisi, ‘istatistik çizelgeleri’nin düzenli bir şekilde masalara gelir.

Görevli ‘gönüllü’ genç çoçuklardan oluşan bir ekip, durmaksızın basın tribününe istatistik yağdırırlar.

Gazeteci yazarlar da bu bilgilerden yararlanarak çok daha doğru tespitler yaparlar.

Bizde işler oldukça ilkel! Böyle bir servis yok.

Gazeteci isterse, gidip Özcan Kutluata’dan rica ederek istatistik elde edebilir.

Bu bir tek bizim ülkemizde olur.

Benim gazeteci kardeşlerimde ‘kuzu kuzu’ oturur.!

BÜLEND KARPAT

BENZER HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Reklam -spot_img

Son Haberler