Beşiktaş Milangaz'da kısa sürede inşa ettiği takım olgusuyla zirveye giden basamakları hızlı adımlarla çıkan tecrübeli coach Ergin Ataman, 'Takım yıldızı' bulmanın püf noktalarını, Türk basketboluna ve Milli Takım'a bakış açısını Habertürk'e aktardı
GÖKHAN TÜRE/ÖZEL RÖPORTAJ
Beşiktaş Milangaz'da “ikinci baharını” yaşayan, yepyeni bir kadro ile yola çıkmasına karşın kimya oluşturmadaki becerisiyle zirveye giden basamaklarını birer birer çıkan tecrübeli coach Ergin Ataman, başarısının altında yatan sırları Habertürk'le paylaştı. Siyah-Beyazlı takımın başında 2007-2008 sezonunda da görev yapan ancak maddi sıkıntılar nedeniyle hedefi bulamadan yolları ayıran 46 yaşındaki coach, kulüp tarihindeki ilk Türkiye Kupası'nı kazandığı Beşiktaş'taki '2. Ataman Devri'ni', takım kimyası oluşturmadaki püf noktalarını, yeni hedeflerini, Türk basketbolunu ve Milli Takım coachluğuna bakış açısını 'çarpıcı' cümlelerle aktardı.
'TAKİPÇİYİM, TAKIM YILDIZI ARARIM'
“Oyuncu seçerken tabii ki teknik özellikler dışında oyuncunun karakteristik özelliklerini de baz alırım. Yıldız oyuncuların takım oyununa adapte olabilecek yıldızlar olmaları çok önemli. Avrupa'da sürekli takip ettiğim oyuncular vardır. Örneğin David Hawkins'i yıllardır takip ediyordum. Onların sizi sadece iyi bir antrenör olarak bilmelerinden ziyade, huzurlu çalışabilecekleri bir antrenör olduğunuzu bilmeleri çok önemli. Şimdiye kadar birçok yıldızla çalıştım. Yüzlerce oyuncu arasında bir tek Efes Pilsen'de iken Igor Rakocevic'le sorun yaşadım. Kısacası oyuncular, ben transfer yaparken 'Kulüp olarak belki çok büyük bir başarısı yok ama Ergin Ataman orada ise mutlaka bir vizyonu ve hedefi olacaktır' diyorlar, bunun için geliyorlar.”
'BİRBİRLERİNİ TAMAMLAMALILAR'
“Transferde hep birbirlerini tamamlayıcı oyuncular üzerinde durdum. Örneğin Kemp, son derece skorer bir oyuncu. Hawkins ise gücüyle oynayan bir yetenek. Power forvette Erceg çok teknik, dış şutu olan bir oyuncu. Ama Bonsu son derece yırtıcı bir pivot. Birbirlerini tamamlıyorlar. Erwin Dudley gibi her iki bölgeyi de oynayabilen tecrübeli bir oyuncumuz var. Oyun kurucu bölgesinde Deron Williams apayrı bir güçtü. Ama ondan sonra da onun pozisyonunda sadece topu al götür işini değil, skora da önemli katkı yapacak bir isim olan Arroyo'yu getirdik. Bunlara ilaveten de Türkler'de genç oyuncularla yola çıkmayı hedefledik. Başarının kimyası bu şekilde oluştu.”
'KUPA BİZİ TATMİN EDEMEZ'
“Bu sene Beşiktaş'ta göreve geldiğimde hep söylüyordum, Beşiktaş bu sezon mutlaka bir kupa alacak. Türkiye Kupası'nı kazandık. Ama bu bizi tatmin ediyor mu; hayır. Şimdi önümüzde Avrupa Kupası var. Onu da kazanacağız. Ardından önümüzde lig var. Onun için de en güçlü adaylardan biriyiz. Bunu öylesine söylemiyorum. Gücümüz ortada. Fenerbahçe Ülker, Anadolu Efes ve Galatasaray Medical Park şampiyonlukla ne kadar iddialı ise biz de en az onlar kadar iddialıyız.”
'İNANMIŞ OYUNCULARLA YÜRÜYORUZ'
“Tabii ki takımın da sizi büyük başarıları inandırması önemli. Taraftarlarımız her geçen gün desteğini artırması ve bize güvenmesi bunun en güzel izdüşümü. Bu da oyuncuların ortaya koyduğu mücadele gücü ve inancıyla doğru orantılı. Artık herkes Beşiktaş BEKO Ligi'nde şampiyonluğun en güçlü adaylarından biri diyor. İşi bu noktaya getirmek gerçekten çok önemli.”
'FINAL-FOUR'U ÖCÜ HALİNE GETİRDİK'
“THY Euroleague'de uzun yıllardır Final-Four'a takım çıkaramayışımızın altında yatan gerçek onu tabulaştırmış olmamız. Bunun neden olduğunu bilsem inanın Efes Pilsen'de çalışırken çözerdim. Türk takımlarının üzerine çöken bir kara bulut var. Bu kadar paralar harcanırken, bu kadar güzel organizasyonlar varken hedeften sapmak gerçekten inanılır gibi değil. Belki de Final-Four'u gözümüzde çok büyütüyor, onu “öcü” haline getiriyoruz. Bu, hem oyuncular hem teknik kadrolar ve hem de yöneticiler üzerinde aşırı stres yaratıyor. Hatalar yapılıyor. Oyuncuların üstesinden gelemeyeceği düzeyde baskı ortamları oluşturuluyor.”
'Orhun Ene'ye destek verilmeli'
“Ben yıllardır Türk antrenörlerin çok değerli olduğunu, Türk Milli Takımı'nda bir Türk antrenörün bulunmasının bir prestij olduğunu söyledim. Şu anda da Milli Takım'ın başında Orhun Ene var. Ben açıkçası Orhun'a şans verilmesi gerektiğine inanıyorum. Böyle olmamalı. Bogdan Tanjevic Türk Milli Takımı'nın başında üç dönem antrenörlük yaptı. İlk iki dönemde başarısızdı ve çok büyük eleştiriler aldı. Ama 3. döneminde Türk Milli Takımı'nı Dünya 2.'si yaptı. Orhun için erkendir, değildir, o federasyonun bileceği birşey. Ama şu dönemde Orhun'un tartışılmasının yersiz olduğunu düşünüyorum. Orhun'un, yani içimizden birinin orada olmasını sonuna kadar destekliyorum.”





