Tanjevic ile başlayan Yugoslav kökenli koçların savunmada oyuncularını uyanık tutma katkıları Fenerbahçe Efes maçında da örnekti. Final maçında her çeyrekte 15 sayı atabilen takım çeyreği önde bitirdi. Avrupa’nın en başarılı koçlarından Ivkovic ve Obradovic de bütün Yugoslav kökenli koçlar gibi, iyi savunmanın iyi hücumdan daha kolay olduğunun farkındalar.
Biz Türk koçlar için iyi hücum daha önde gelir. Halbuki iyi savunma yapmak karar meselesidir. Savunma konsantrasyon işidir. Oyuncular her gece “Yarın daha iyi savunmacı olacağım” inancıyla günü kapatırlarsa bunu gerçekleştirmeleri mümkündür, çünkü savunma öncelikle karar meselesidir. Örneğin Melih Mahmutoğlu’nu inceleyelim. Melih doğuştan iyi bir şutör olsa da savunması yetersizdi. Savunmayı genelde dinlenmek için kullanırdı ama artık Obradovic’ten sonra savunmadaki gayreti çok arttı. Hücumdan başka bir şey düşünmeyen Türk gençlerine Melih iyi bir örnek oluşturuyor. Obradovic kenarda Tanyevic’den de daha hareketli. Hiç susmuyor, her an elleri kolları havada oyuncularını uyarıyor. Ivkovic ise daha farklı kenardaki duruşu ile saygı topluyor. Türk genç koçların örnek alacağı bir koç Ivkovic. Obradovic’in takımında ise oyuncuların savunma konsatrasyonlarının altında koçlarına olan korkuları yatıyor. İvkovic’te savunma başarısının temelinde oyuncuların ona duydukları saygı var. Bir başka önemli özelliği ise genç Türk oyunculara tanıdığı şanstır. Cedi Osman Türkiye’nin yıldız oyuncularından birisi olacağı tartışılmaz bir gerçektir. Furkan Korkmaz da çok iyi bir şutör, o da çok yönlü oyuncu olmak yolunda gelişirse basketbolumuzda özel bir yeri olur.
Ivkovic’in olumlu katkıları yalnız oyuncularla sınırlı değil. Obradovic’in yanındaki iki asistan koç, koçlarına benzer hareketlilik içindeler. Anadolu Efes’te ise Türk asistan koç Ahmet Çakı’nın bakışlarından Ivkovic’e duyduğu saygıyı görmek mümkün. Türk basketbolu Ahmet Çakı ile çok başarılı bir koç kazanmaktadır, bundan kimsenin şüphesi olmasın. Bu yüzden yabancı koçlara sınırlama getiremiyorsak hiç olmazsa yardımcı yabancı koçları yasaklamalıyız.
Savunma ağırlıklı koçlar ilk beşlerinde sadece skorerlerine değil, en iyi savunmacılarına da yer verirler. Doğuş Balbay çoğu maça ilk beşte başlıyor. Tuttuğu skorerin moralini bozuyor, final maçında Goudelock’a yaptığı gibi. Doğuş’un karakteri, inancı morali, etrafındakileri coşturması ayrı bir yazı konusu olabilir. Onun şutu da gelişiyor mu derseniz? Sanki bir ilk adım atılmış gibi. Doğuş’un faulleri giderek yüksek isabet yüzdesi kazanıyor. İyi faul atan bir oyuncu iyi şutör olma yolunda ilerliyor demektir. Ivkovic’in tenkit edeceğimiz ender konularından birisi onun Doğuş Balbay’a çok kısa süreler tanıyor olmasıdır. Doğuş Balbay’ı sokup çok güç bir turnikeyi smaçla tamamlamasının ardından oyundan çıkarılıyor. Ivkovic’in Türk oyunculara da şans tanıyan çok sık oyuncu değiştirmeleri Doğuş’a zararlı oluyor, bizden söylemesi.
Basketbolda savunmanın temelinde anı yaşamak konusu vardır. Siz savunmada bir evvelki hücumda kaçırdığınız şutu hala düşünüyorsanız iyi savunma yapamazsınız veya aklınızda bir sonraki hücumda ne yapacağınız sorusu dolaşıyorsa yine savunmanız yetersiz olur. Savunmada doğru zamanda doğru yerde olmak anlayışı ortaya çıkar. Topun rakibinize geçtiği an her şeyi unutup sadece geriye çabuk dönme sorumluluğunu yerine getirme süresi başlar. Geriye döndüğünüzde ise kafanız tuttuğunuz oyuncunun neyi iyi yapıp neyi iyi yapamadığına odaklanmalıdır. Rakibinize zor anlar yaşatmaktan başka hiçbir şey düşünme lüksünüz yoktur.
Son zamanlarda kulüplerimizde değişik uygulamalar gerçekleşti. Beşiktaş’ta Ahmet Kandemir yerine yabancı koç alındı, Banvit’te ise yabancı koç yerini Selçuk Ernak’a bıraktı. Ben Beşiktaş’ta yeni koçun Orhun Ene olmasını çok isterdim. Orhun Ene’nin tecrübeli basketbol adamı Yiğiter Uluğ ile birlikte önümüzdeki yıllar için çok başarılı olma temelini atacaklarını düşünüyordum. Orhun Ene koçluk yapmadığı son sezonunda yine de basketbolunu geliştirmek için çok çalışıyordur. Bundan kimsenin şüphesi yok ama Türk basketbol camiası Orhun Ene’yi çok özledi. Bu yüzden yeni bir Aydın Örs üzüntüsü yaşamamak için Orhun Ene’nin bir an önce parkelere dönmesi şarttır.
Gelelim Banvit’teki koç değişikliğine. Bence Banvit yönetimi kendilerinden uzun süredir beklediğimiz hareketi gerçekleştirdi. Banvit Türk basketbolunun temel taşlarından birisi alt yapılara en çok önem veren kulübümüz. Banvit’in Türk koçlarına yönelmesi beni çok sevindirdi. Ben bütün kalbimle Selçuk Ernak’a başarılar diliyorum. Bugün Amerika’da çok başarılı olmuş eski koçlar hala basketbolun içindeler. Danışman olarak ya da yorumcu olarak çalışıyorlar. Siz Banvit’in birkaç aylığına sıhhati nasıl bilemiyorum ama Bobby Knight’ı danışman olarak gelmesine ne dersiniz? Knight’ın Türkiye’ye gelmesi Avrupa’da sanki Avrupa Şampiyonu olmuşçasına ses getirir. Bu yüzden ben hadi Özkan Bey, hadi Turgay kardeşimiz diyorum.
Sevgi ve saygılar.