22 Şubat 2026, Pazar
spot_img
Ana SayfaDİĞERARŞİVİmza: Zeljko Obradoviç / İSMAİL ŞENOL

İmza: Zeljko Obradoviç / İSMAİL ŞENOL

Maccabi Tel Aviv, ilk maçın büyük bölümünü skorda önde götürürken, kendisini başarılı kılan hiçbir özelliğini sahaya yansıtamamıştı. Ne geçiş hücumunu oynayabildiler, ne Sofoklis Schortsianitis’i oyuna sokabildiler, ne de Brian Randle ile eşleşme bozabildiler… Bir tek Jeremy Pargo’nun bire bir becerisiyle skorda öne geçtiler. Kenan Sipahi de ikinci yarıda bunu durdurunca Fenerbahçe Ülker maçı kazanmıştı.

Yani Maccabi Tel Aviv, ilk maçın büyük bölümünü önde götürse de, istediği hiçbir şeyi sahaya yansıtamamıştı aslında. Koç Zeljko Obradoviç’in savunma planı kusursuz işlemiş ve ev sahibi avantajı ilk maçta korunmuştu. Galibiyet güzeldi, ancak ikinci maçı kazanmak için Fenerbahçe Ülker’in hücum planlarını işletebilmesi gerekiyordu. Obradoviç onu da yaptı.

İlk maçın en büyük sorunu, Fenerbahçe Ülker’in en skorer oyuncusu Andrew Goudelock’ı devreye sokamamasıydı. Bunda ikili sıkıştırmalarla Goudelock’ı çemberin uzağına püskürten Maccabi savunmasının da etkisi büyüktü. İkinci maçta Obradoviç bir çözüm buldu bu soruna. Goudelock’a topu elden verip onun işini yapmasını beklemek yerine, yıldız skorerin topu perdelemelerden çıktıktan sonra almasını istedi. Bu hamle esasında Fenerbahçe Ülker hücumlarının da temeline dönmesini sağladı: Doğru yerleşim ve sürekli hareketlilik.

Gregg Popovich, San Antonio Spurs’ün hücum felsefesini “harika bir şut için iyi bir şuttan vazgeçmek” şeklinde özetler. Fenerbahçe Ülker’in de Avrupa’da Spurs’ün oyun tarzına en çok yaklaşan takım haline gelmesi bu temel yüzündendir. Obradoviç’in takımında hücumda doğru yerde duran oyuncular, boş şut durumunda olsalar bile fedakârlık yapıp daha doğru şutu bulmak için pas veriyorlar. Maccabi karşısında ilk çeyrekte öyle boş şutlar attı ki Fenerbahçe, bunları bir Euroleague çeyrek finalinde görmek neredeyse imkânsız.

Tabii ilk çeyreğin etkisini sadece Goudelock değişikliğine bağlamak büyük haksızlık olur. Kariyeri bu seviyeleri oynamak ve sürprizlerle maç kazanmakla geçen Obraoviç, Maccabi için bir sürpriz daha hazırlamıştı. İlk beş açıklandığında, birinci maçta hiç oyuna girmeyen Semih Erden’in adı vardı. Semih kariyerinin en iyi basketbolunu oynadı. Sofo’yu sahadan silmekle kalmadı, Maccabi’nin penetre eden tüm kısalarını durdurmak için doğru pozisyon aldı ve hepsini püskürttü. Semih savunmada her yere yetişirken bazen çemberden uzaklaşırken, kaçan atışların ribaundlarını toplayan Nemanja Bjelica onu pota altında tamamladı. Guy Goodes neye uğradığını şaşırmıştı, sürekli oyuncu değiştirerek çözüme gitmeye çalıştı ama bir adım önde olan Obradoviç’in Fenerbahçe’siydi.

Maçın bir diğer sürpriz hamlesi de Kenan Sipahi’ydi. Kenan, ilk karşılaşmadaki savunma performansıyla dakikaları hak etmesine rağmen, Nikos Zisis gibi bir tecrübe yerine ona ilk beşte yer vermek büyük riskti. Bu riski alan Obradoviç ödülünü de aldı. Semih’in kolladığı Kenan, harika savunmasıyla Pargo’yu yine maçın dışına itti.

İstanbul’daki iki maçta seride gelinen nokta şu: 80 dakikalık basketbol boyunca Maccabi Tel Aviv, kendisini başarılı yapan hiçbir şeyi parkeye koyamadı. Fenerbahçe Ülker ise hem savunmada hem de hücumda takım kimliğini sahaya yansıtabildi. Daha derin, daha yetenekli kadro olan taraf zaten Fenerbahçe. Ancak bu taktik başarısı, 11 farklı oyuncudan verim alabilmek, 2-0’ın çok ötesinde bir psikolojik üstünlük sağladı Fenerbahçe’ye. İmza: Zeljko Obradoviç.

İsrail’deki maçlar öncesinde Fenerbahçe Ülker’in neyi doğru yaparak seriyi bu noktaya geldiğini unutmaması gerek. Savunmadaki yardımlaşma, hücumdaki paylaşım başarının anahtarı. Final Four’a bir galibiyet uzakta olmakla, Final Four’da olmak arasındaki fark sanılandan çok daha büyük. Tel Aviv’de o mücadeleden vazgeçmeden, kendi doğrularıyla sahada olması gerek Fenerbahçe’nin. Gerisini zaten Obradoviç halleder.

BENZER HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Reklam -spot_img

Son Haberler