Fransa ve Almanya da bize karşı sayı üretmekte çok zorlanacaktır.
Peki bizim hücumumuz ne yapacak?
DAHA madalya turuna bayağı bir yolumuz var ama şimdiden sayısız heyecanı yaşattı bize 12 Dev Adam. Şampiyonada ikinci dönemece geldik ve 2 gün öncenin kabusları yok artık. Önümüze umutla bakıyoruz. Başlarken ortak görüş A ve B gruplarının çok daha kuvvetli olduğu yönündeydi. Oynanan maçlara bakınca bu görüş daha da pekişti. Bu nedenle E Grubu’nda yine bizi zorlu bir dönemeç bekliyor. Ondan sonrası daha kolay.
GRUPTA üst sıralarda yer almak çeyrek finalde görece daha kolay bir takımla oynamak anlamına gelse de karşı grubun zayıflığına bakınca ilk dörde girip çeyrek finale kapağı atmak bile oradan madalyaya yürüme şansını arttırıyor. 3 maçta 2 galibiyet çeyrek finali garantileyecek. 1 galibiyet bile duruma göre yetebilir.
TEST MAÇI OLUR…
BUGÜN rakibimiz Fransa. Bu karşılaşma bize tam olarak madalya yolunda nerede durduğumuzu anlatacak. Çünkü Maviler diğer takımlar gibi enerjisini veya stratejisini saklayan türde bir ekip değil. Her şeylerini sahaya koyuyorlar. Bizim ne noktada olduğumuzun net bir testi olacak bu.
ÜSTELİK bireysel olarak 5 NBA oyuncusuyla çok gözalıcı bir kadroya sahip olmasına karşın daha çok bu oyuncuların bireyselliği üzerine inşa edilmiş bir oyunları var. Savunma takımı olarak kolektif hücum etmeyen, bireyselliğe dayalı takımları daha rahat durduruyoruz. Üstelik şu ana kadar pek kullanamadığımız ama Fransa’nın çok zorlandığı iyi bir alan savunma silahımız da var.
SORUN şu ki Fransa da çok iyi bir savunma takımı. Atlet oyuncuları ile rakibi hataya zorluyorlar ve aldıkları toplarla açık sahada rakip savunma yerleşmeden kolay sayı buluyorlar. Eğer maç koşu yarışı olursa yetişemeyiz Fransızlara. Bu nedenle top kayıplarına dikkat etmeli, kaçırdığımız atışlarda daha çabuk geri koşmalıyız.
ALMAN DİSİPLİNİ!
ALMANYA ise iki NBA takviyesi Kaman ve Nowitzki katıldıktan sonra belki güçlendi ama dengesini ve ritmini kaybetti. Alman disiplini olmadan da diğer parçalar bir türlü görevlerini tam bilemiyor ve verim vermekte zorlanıyorlar.
ORGANİZE olamayan bir Almanya’ya karşı Türkiye favori. İki tarafın da ağırlık koyamadığı ite kaka oynanan bir maçta son dakikalara başa baş girilirse Nowitzki faktörüyle Almanya öne çıkabilir. Yakın bir maç oynamak çok tehlikeli.
SON maçımız ise Sırbistan’la. Açıkçası en zorlandığımız takım Sırplar. İnanılmaz kolektif oynuyor, 5 kişiyle çok verimli hücum ediyorlar. Kendi kulüp takımlarında çok verimsiz oynayan Keselj, Tepiç gibi isimler bile bu yapıda parıldıyor. Son maça tur atlamış olarak çıkmak bizi çok rahatlatacak. Bu grupta çıkma-kalma maçını oynamak isteyeceğimiz en son takım Sırbistan.
Bir de üçlükleri atsak
Geçen yıl dünya şampiyonasında en yüksek yüzde ile üç sayı kullanan takımdı Türkiye.
ANCAK bu yıl Avrupa Şampiyonası’nda şu ana kadar sadece %30.5 isabette kaldık. Bu rakamda kullanılan atışların zor veya kolay olması ana belirleyici faktör elbette ama ne şut isabetinde ne de bunu sağlayacak organizasyonda iyi işler çıkaramadığımızı gösteriyor bu rakam. İyi bir turnuva geçirmeyen Kerem Tunçeri 1/14’le en fazla sorun yaşayan isim. Madalya yolunda üç sayılık atışlarımızın da en az 7-8 puan yukarı çıkması gerekiyor.





