NBA’de takas süresi 5 Mart’ta doluyor. O tarihten sezon sonuna kadar, takımların transfer yapabilme şansı yok; sadece boşta kalmış oyuncularla ya da geliştirme ligi D-League’den çağıracaklarıyla kısa süreli kontratlar yapabilirler.
Saatin tik-takları duyulur hale gelince, adı etrafında en çok spekülasyon yapılan oyuncu Dwight Howard oldu yine… Artık Ray Charles’ın bile gördüğü, Mısır’daki Sağır Sultan’ın kulaklıktan dinlediği bir gerçek var: Howard, çok arzuladığı şampiyonluğa Orlando formasıyla ulaşabileceğine inanmıyor ve ayrılmak istiyor. Sözleşmesi sezon sonunda bittiğine göre, onu elinde tutamayacağını fark eden Orlando yönetiminin hiç değilse karşılığında bir şeyler alabilmek için takas yoluna başvurması şart. Süre dar, Howard’ın kontratı şişkin (yaklaşık 18 milyon dolar), onu karşılayabilecek bir paketi hemen hazır etmek kolay değil. Ancak Lakers ve Dallas gibi şampiyonluğa göz dikmiş hırslı kulüpler kalkışabilir bu işe… Tabii bir de New Jersey Nets…
Dwight Howard bir yandan gönlünün New Jersey’de Deron Williams ile yan yana oynamakta olduğunu ima ediyor, bir yandan da yöneticilerine “Benim Orlando’da kalmamı istiyorsanız kadroya takviye yapın. Steve Nash’i alın mesela…” mesajını gönderiyor. Yıllık ücreti 11 milyonun üzerinde olan Nash’i kapabilmek için, Orlando’nun kimlerden vazgeçmesi gerektiğinin cevabı ise pek net değil. Acaba Orlando-Phoenix-New Jersey üçlü bir takasa girişebilir mi? Zor…
‘Alın şu Nash’i…’
Görünen o ki, Howard bu sezonu Orlando’da bitirecek ve yazın imzalayacağı bol sıfırlı bir kontratla D-Will ile aynı takımda buluşacak. Peki o takımın adı New Jersey Nets mi olacak? Kesinlikle hayır!
Bir kere Nets, eylül sonunda Brooklyn’e, kapılarını 28 Eylül’deki Jay-Z konseriyle açacak olan Barclays Arena’ya taşınıyor. Takımın isminin de Brooklyn New Yorkers’a çevrileceği ihtimalinden söz ediliyor. Eğer Brooklyn, hem D-Will’i hem Howard’ı mutlu edecek yeni kontratlar verebilir ve bu muhteşem ikilinin yanına da bu sene Eurolig’de şahane bir yeniden doğuş öyküsünün kahramanı olan Kirilenko’yu koyabilirse sağlam bir omurga kurmuş olur. Ellerinde ilaveten Brook Lopez, Kris Humphries, Marshon Brooks, Anthony Morrow gibi rol oyuncuları olacak. Bütün bunlar ve Brooklyn’in göbeğindeki yeni salon, şu anda “Linsanity” salgınıyla şehri kasıp kavuran New York Knicks’in karşısına dikilmek içine yeterli olacağa benzer.
Domino teorisi
Kâğıt üzerinde her şey iyi hoş da, bu takım kurma mevzuları domino taşı dizmeye benziyor. Birini devirdiğiniz anda, yandı gülüm keten helva… Herkesi aynı anda ikna edebilmek çok önemli. Howard herhangi bir takasla rotayı başka yere kırdığı anda, D-Will’i New York sınırları içinde tutmak imkânsız hale gelir. Hem de Manhattan’da kiralamış olduğu saray yavrusu daireye ve çok sevdiği çocuklarının binbir emekle halledilen okul organizasyonuna rağmen… Bu ikili olmayınca Kirilenko yeniden NBA’e dönmeyi ister mi? Sanmam.
Sonuçta Nets, günlerini play-off yarışından uzak, amaçsız ve sıkıcı maçlarla geçiriyor olabilir. Ancak beş yıldızlı otellerin kapıları sıkı sıkı kapalı toplantı odalarında buzlu viskiler eşliğinde kim bilir neler konuşuluyor, hangi detayların pazarlığı yapılıyor? NBA tutkunlarının takip edemediği bu heyecan dolu görüşmeler, şu an çoğu maçtan daha önemli. Çünkü Deron Williams-Dwight Howard ikilisinin gelecek yıl buluşup buluşmayacağı, buluşacaklarsa bunun hangi formayla olacağı, oralarda belirleniyor.



