– All Star’ın Avrupa kupalarının tekrar başladığı dönemde yapılmasını ilk siz eleştirdiniz. Banvit ve Pınar Karşıyaka sıkışık program nedeniyle oyuncu göndermedi ama Beşiktaş Milangaz gönderdi. Size göre bu ne kadar doğru?
DOĞAN HAKYEMEZ: Geçen hafta yazdığım gibi All Star tarihinde kupa maçları dolayısıyla sıkıntıların olduğunu ve bunun sonucunda da seçilen oyunculardan bazılarının Pınar Karşıyaka ve Banvit takımları tarafından yollanmadığını üzülerek gördük. All Star; tarihi sezon başındaki lig fikstüründe belirlenen ve tüm takımların seçilen oyuncu ile antrenörlerini gönderileceğine dair taahütname verdiği bir organizasyon. Ancak bu sene bazı sıkıntılar doruk noktasına ulaştı. Bunlardan en önemlisi Avrupa kupalarına giden takımların büyük bir sıkıntı çektiği ve oyuncu ile antrenörlerin organizasyona katılmayacağı yönündeki konuşmalardı. Ancak federasyon bir tek özel uçak önerimizi ortaya koydu ve bir de tabii Beşiktaş antrenörü Ergin Ataman’ı yabancı takımının başına getirerek olası Beşiktaş engellemesini aştı gözüktü. Çünkü senelerdir Ergin Ataman hakettiği halde All Star organizasyonu içinde hatırladığım kadarıyla bir kez yer aldı. Bu da onun federasyonla aralarındaki ilişkiden kaynaklanıyordu ama federasyon bu sefer Ergin Ataman’ı başarılı gördü herhalde! Sonuç olarak bazı takımların oyuncularının gelmesi, bazılarının gelmemesi organizasyonu olumsuz etkiledi, haksız rekabete yol açtı. Bugüne kadar fevkalade başarılı bir şekilde yapılan All Star organizasyonlarının kulüplerle konuşularak onların tümünün katılımıyla olması daha sağlıklı olur düşüncemin arkasındayım.
– Ergin Ataman’ın All Star’da koçluk yapmasından bahsettiniz. Bunu nasıl yorumlamak gerekiyor?
DOĞAN HAKYEMEZ: Ergin Ataman konusunu açmak gerekirse; Turgay Demirel federasyonu ile olan ilişkilerindeki sertlik onun her dönemde başkanın vetosuna sebep olmuştu. Benim zamanımda yapılan organizasyonlarda yerli ve yabancı antrenörlerin seçimi o andaki lig fikstüründe birinci ve ikincisine göre belirlenirdi. Ancak bir kaç sefer Ergin Ataman bu konuma geldiğinde Turgay Demirel bu kaideyi kendi düşünceleri doğrultusunda değiştirdi. Şu andaki antrenör seçiminin kimin tarafından yapıldığını bilmiyorum ama bu antrenörleri federasyon tayin ediyor. Bugüne kadar bir çok kez veto yemiş Ergin Ataman konusunda bu yılki kararlarının niçin değiştirdiği Şeref Yalçın’ın demecinin satır aralarında aramak gerekir.
(Şeref Yalçın'ın sitemize verdiği röportajı okumak için tıklayınız.)
– Geçen haftanın en çok eleştirilen ismi Neven Spahija’ydı. 17 sayı öne geçilen Unics Kazan maçından Fenerbahçe Ülker’in mağlup ayrılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
DOĞAN HAKYEMEZ: Bu sene Spahija’ya bir şeyler oldu. Bazı oyuncuları ile arasındaki olumsuzluklar sahada belirgin duruma geldi. Bilhassa Emir Preldzic’in bugüne kadar verdiği katkıların dışında bir oyun ortaya koyması ve Spahija’nın onu iyi oynadığı anlarda bile yanına çekmesi Sarı – Lacivertlilerin başarısını engelliyor görüşündeyim. Ukic’in olmadığı ortamlarda Jerrells’ın takımını oynatmaktan ziyade ferdi çabalarını frenleyememesi Fenerbahçe Ülker’in aleyhine oluyor. Bir de Tanjevic’in felsefesi olarak görülen rotasyonun artık can sıkıcı hale geldiği de bir gerçek. İyi oynayan oyuncuların rotasyon uğruna devamlı sahanın dışında bırakılması yenilgileri getiriyor. Spahija da buna örnekler sunuyor. Fenerbahçe’nin selamete gitmesi için Emir’in kazanılması, Jerrells’ın takımı oynar hale getirmesi ve de iyi oynayan oyunculara rotasyonda çok dikkat edilmesi gerekir diye düşünüyorum. 17 sayı üstünlükten Fenerbahçe’nin aldığı Kazan yenilgisi büyük bir avantajın yitirildiği düşüncesini ortaya çıkarabilir. Ancak normal şartlarda Fenerbahçe Ülker maçı az farkla kaybetseydi Spahija da bu kadar abartılı bir şekilde gündeme gelmezdi. Bu da benim ayrı bir görüşüm.
– Sanırız TV yayınlarıyla ilgili bazı görüşleriniz var…
DOĞAN HAKYEMEZ: Bu seneki TV yayınlarında geçen seneye nazaran federasyonun içinde olan kişilerin görevde olması ve körler sağırlar birbirini ağırlar gibi federasyon lehine yapılan programların artmasının yanlış olduğu görüşündeyim. Çünkü ortada gerek milli takım gerek lig gerekse de diğer organizasyonların olumsuzluklarının olduğu bir ortamda bunlardan hiç bahsetmemek ve sadece yapılan olumlu çabalardan bahsetmek doğru değil Federasyonun benimsemediği antrenörleri bu işin dışında tutmak, bugüne kadar elde edilen başarıların hakkını vermeden bu başarıyı elde edenleri yok sayarak sadece bir iki ismin – Tanjevic ve Nihat İzic gibi – ön plana çıkarılması basketbol kamuoyunda tepki görmektedir. Bir an önce bu tip programlardan vazgeçip tüm camiayı kucaklayan, kim başarılıysa onu ön plana çıkaran programların yapılmasında yarar var.



