Türkiye Basketbol Ligi ekiplerinden Nesine.com Eskişehir Basket Takım Menajeri Gürol Karamahmut, kendi kariyerinden ekibin hedeflerine dek birçok konuda sorularımızı yanıtladı.
Ligde geride kalan on üç haftada on iki galibiyet alan ve en son iki ay önce maç kaybeden Nesine.com Eskişehir Basket’in hedefi Süper Lig. Amacı yolunda sağlam adımlarla ilerleyen takımda Brag Greenberg’in öğrencileri ve teknik ekibin arasında büyük bir uyum olduğuna dikkat çeken Karamahmut, taraftar desteğinin olumlu etkisinin de önemle altını çiziyor. Öbür yandan Eskişehir, kent olarak Gürol Karamahmut’un hayatında özel bir yere sahip ve Gürol – Pelin Karamahmut çiftinin bebekleri de bu şehirde dünyaya gelmeye hazırlanıyor.
“Menajerlik, Dışarıdan Görüldüğü Kadar Kolay Değil”
-Sezon öncesinde ve başlangıcında nasıl bir dönem geçti senin özelinde?
Gürol Karamahmut: Benim için gerçekten heyecanlı bir başlangıç oldu. Basketbolun yöneticilik tarafında ilk iş deneyimim. Oyunculuğu bırakmamın ardından, geçen sene Süper Lig’in yayıncı kuruluşunda yorumcu olarak görev alıyordum. Eskişehir Basket bana bu şansı verdiği için çok mutluyum. Menajerlik, dışarıdan görüldüğü kadar kolay değil. İlk zamanlar zorlanmadım diyemem ama yavaş yavaş öğreniyorum. Ekipte herkes de destek oluyor, özellikle Genel Menajerimiz Ali Parlak’ın yardımlarından söz etmem gerekir. Hepimiz birbirimizin eksiklerini tamamlayıp iyi bir takım olmak için çabalıyoruz.
“Türkiye Basketbol Ligi, İyi Bildiğim Bir Lig”
-Oyunculuk kariyerin devam ederken sonrasında işin yöneticilik kısmına geçmeyi düşünüyor muydun?
Gürol Karamahmut: Yedi yaşımdan beri basketbolun içindeyim. Basketbol benim hayatım, ilk aşkım. Bu yüzden oyunculuktan sonra da bu camiada kalmak istiyordum tabii. Sporculuğumun son yıllarında da işin yöneticilik kısmı gönlümden geçiyordu. Bu takımın kurulmasında büyük emeği olan Derya Yannıer’in bana yapmış olduğu tekliften sonra Eskişehir Basket ile yollarımız kesişti. Ardından Başkanımız Sinan Özeçoğlu ile bir görüşmemiz oldu. Beni çok heyecanlandırdı bu görev. Türkiye Basketbol Ligi, iyi bildiğim bir lig. Yıllarca burada oynadım, şampiyonluklar da yaşadım. Nelerle karşılaşacağını, nasıl başarılı olunacağını biliyorum… Benim açımdan çok güzel bir başlangıç oldu.
“Tüm Teknik Ekip ve Oyuncu Kadrosu Olarak Birbirimize Sürekli Destek Oluyoruz”
-Ligi iyi tanıdığından söz ettin. Bu, takımdaki oyuncular için de çok önemli bir özellik ve sizin de kadronuzda Süper Lig oyuncuları var. Onlar TBL’ye alışma sürecinde sıkıntı yaşadılar mı?
Gürol Karamahmut: Bu, önemli bir konu. Sezona Süper Lig ve TBL oyuncularından oluşan karma bir kadro ile başladık. Süper Lig dinamiklerine alışık oyuncularımızın buradaki sertlik karşısında biraz zorlandığı doğrudur. Biz bu noktada onlara destek veriyoruz ama özellikle kaptanımız Özgün Önver arkadaşlarına ciddi derecede yardımcı oluyor. Bu ligin kendine has mücadele düzeyi karşısında yabancı oyuncular da şaşırıyor. Oyuncular kendi aralarında ‘Gerçek basketbol burada’ diyerek espri yapıyorlar. Lig gerçekten çok zor ama uyum süreci atlatıldı ve şu anda herkes içinde bulunduğu ortamı benimsemiş durumda. Neticede tüm sporcular sevdikleri işi yapıyorlar; basketbol oynuyorlar. Bu oyun temelde nereye gidersen git aynı oyundur. Sadece belirttiğim gibi, bizim ligimiz biraz daha sert. Ayrıca Türk oyuncuların Süper Lig’e göre burada daha ön planda olduğunu da söylemek gerekir. Gerçi istatistiklere bakıldığında yine yabancı oyuncuların ön planda olduğu düşünülebilir, ama ‘iyi takım’ olma noktasında başka bir parametre var. Ligde fark yaratmak adına, Türk oyuncuların ekibi benimseyip, yüksek sorumluluk almaları şart. Biz tüm teknik ekip ve oyuncu kadrosu olarak birbirimize sürekli çok büyük destek oluyoruz. Sezona adaptasyon sürecini de bir – bir buçuk ay içinde tamamen atlattığımıza inanıyorum.
“Ligimizde Rakibinizi Küçümsemek Gibi Bir Lüksünüz Olamaz”
-Geride kalan 13 haftada 12 galibiyet almış olan, en son 2 ay önce maç kaybeden Eskişehir Basket’in kazanmaya bu kadar alışması, bir mağlubiyet durumunda takımı manevi olarak sıkıntıya sokar mı?
Gürol Karamahmut: Bence bizim en büyük avantajlarımızdan biri önümüzdeki bu uzun maratona maç maç bakmamız. Puan durumu sıralamasında en aşağıdaki takım ile oynarken de en güçlü rakibimizle oynuyormuşuz gibi konsantrasyon sahibi olmamız gerekiyor. Ligimizde rakibinizi küçümsemek gibi bir lüksünüz olamaz. ‘Bu maçı kesin kazanırız’ fikriyle sahaya çıktığınız zaman o maçı kaybedersiniz. Bu sezon da bunun örneklerini şimdiden gördük… Her maça, bir final maçı gibi odaklanmak şarttır. Bu sene statü de değişti. Play off oynanacak ve play off ilk tur geçildikten sonra son dört takım çift devreli lig usulü bir seri oynayacak. O döneme sağlam girip, hiçbir sakatlık yaşamadan mücadele edebilmek en önemlisi. Lige çıkma savaşı verilirken, gerçek sahnenin orası olacağını düşünüyorum. İnşallah oralara kadar gideriz. Şehrimiz basketbol ile çok güzel bütünleşti, her geçen gün artan bir taraftar kitlemiz var ve bize verdikleri destek ile de performansımızın yükselmesini sağlıyorlar.
-Türkiye Basketbol Ligi’nin tek yabancı antrenörü Eskişehir Basket’i çalıştırıyor. Bunun herhangi bir noktada farkını hissettiğiniz oluyor mu?
Gürol Karamahmut: Brad Greenberg’in yanında iki tane de çok değerli Türk yardımcı antenörümüz var; Erdem Bilmen ve Semih Uslu. Birinci yardımcı antrenörümüz Erdem Bilmen’in gerek oyunculuk gerek üç yıldır sürdürdüğü antrenörlük kariyerinde Türk basketboluna olan katkıları göz ardı edilemez. Semih Uslu ise genç yaşına rağmen yaklaşık on iki senedir antrenörlük yapıyor. Biz çok uyumlu bir ekibiz. Yabancı antrenörümüz olmasının tabii ki dezavantajları olabilirdi, örneğin koçumuz doğal olarak buradaki çoğu Türk oyuncuyu bilmiyor. Kaliteli iki tane Türk antrenörümüz olması bu açıdan çok değerli. Erdem Bilmen ve Semih Uslu, Greenberg’in bilmediği konuları en güzel şekilde açıklığa kavuşturuyorlar.
“Eskişehir, Süper Lig’de Bir Takıma Sahip Olmayı Hak Ediyor”
-Brad Greenberg, hedefinizin Süper Lig’e yükselmek olduğunu dile getirmişti. Bu amaca ulaşma yolunda Nesine.com Eskişehir Basket’i rakiplerinden ayıran nedir?
Gürol Karamahmut: Biz, iyi bir ekip olduk ve takımımız yeterli derecede çalışıyor. Çok karakterli bir oyuncu topluluğuna sahibiz. Herkes büyük özveri gösteriyor. Evren Büker ve Cemal Nalga’nın bazı sakatlıkları vardı, ona rağmen antrenman kaçırmamak için ellerinden geleni yaptılar. Bu bizim için çok büyük bir avantaj. Tabii ki saha içi performansı çok önemli ama bence iyi aile olmak daha önemli. Öbür yandan yönetimimiz inanılmaz çalışıyor. Başkanımız Sinan Özeçoğlu ve tüm yöneticilerimiz takımımız için ellerinden geleni yapıyorlar. Neredeyse iki haftada bir takım yemeği düzenliyorlar, artık iyice büyük bir aile havasına girdik. Oyuncularımız şehirde birçok etkinliğe katılıyorlar, taraftarlarımız ile bir araya geliyorlar. Kentimiz de takımımızı benimsedi. Tabii spordan bahsediyoruz, kazanmak da var, kaybetmek de. Oyuncular ellerinden gelen mücadeleyi gösteriyorlar. Şu anda maddi ya da manevi olarak takımımızın durumunda hiçbir sıkıntı yok. Böylesine emek verilen bir organizasyon ile yolun sonunda da başarılı olmak istiyoruz tabii ki. Eskişehir, Süper Lig’de bir takıma sahip olmayı hak ediyor.
“Bazı Oyuncularımıza Süper Lig’den Ciddi Teklifler Var”
-Oyuncuların varsa sakatlık durumları ile alakalı son durumu da öğrenebilir miyiz?
Gürol Karamahmut: Özellikle sezonun başında sıkıntılar yaşadık sakatlıklarla alakalı. O zamanlarda oynayamayan arkadaşlarımız yerine sahada olanlar, sakat oyuncularımızın yokluğunu hiç hissettirmediler. Takımımızın çok değerli bir kondisyoneri var; Eren Hangün. Onun da takımın üzerinde emekleri çok büyük. Fenerbahçe’de altyapıda çalışıyordu ve A Takıma da çok yardımcı oluyordu. O organizasyonu bırakıp bize geldi ve her geçen gün kendini geliştiren, özelliklerinin üzerine koyarak ilerleyen bir arkadaşımız. Bir adele sakatlığımız olmadı, ama şanssızlıklarla karşı karşıya kaldık. Darbeye dayalı sıkıntılarımız oldu. Bu noktada Eren’e de emeklerinden ve başarısından ötürü teşekkür etmek isterim. Şanslıyız, iyi bir ekibiz. Bu arada bazı oyuncularımıza Süper Lig’deki takımlardan ciddi teklifler var. Oyuncularımız ise burada o kadar mutlu ki hiç kimse başka yerlere gidip maceraya atılmak istemiyor. Bu mutluluğu, huzuru sağlayan da hem yönetimimiz hem de sahip olduğumuz ortam, taraftarımızın desteği… Herkes kendini evinde hissediyor.
“Eskişehir, Benim İçin Çok Değerli ve Bebeğimiz de Bu Şehirde Dünyaya Gelecek”
-Takım ile ilgili öğrenmek istediklerimizi dinledik. Son sorum baba olmaya çok yaklaşman ile ilgili olacak… Değerli eşin Pelin’in hamileliği ve ilk defa baba olacak olman ile ilgili hislerini nasıl aktarabilirsin?
Gürol Karamahmut: Çok büyük bir heyecan var açıkçası. Bu mutluluğu isteyen herkese Rabbim yaşatsın… Kızımızın dünyaya gelmesini Mart sonu gibi bekliyoruz. Heyecanımız her geçen gün artıyor, yavaş yavaş hissetmeye de başladık. Annesinin karnında hareketlendi, ‘Ben buradayım’ diyor artık. Derler ya çocuk bereketi, hayrıyla gelir diye. Benim de bu yıl yönetici olarak ilk yılım ve hayatımın bu yeni döneminde geliyor bebeğimiz. En büyük destekçim eşim Pelin’e de röportajımız aracılığı ile teşekkür etmek istiyorum. Eskişehir de benim için çok değerli bir yer. Nedenini de anlatayım. 1993 senesinde Efes ile ilk şampiyonluğumu, Küçük Erkekler Türkiye Şampiyonası’nda bu kentte yaşadım. Basketbol oyunculuğu kariyerimi, Acıbadem forması ile Eskişehir’de şampiyon olup tamamladım. Basketbolun yöneticilik bölümünde profesyonel iş hayatım da Eskişehir’de başlamış oldu. Eskişehir ile ilgili enteresan bir üçgen var. Bu üçgende de bebeğimiz dünyaya gelecek… Sporculuk hayatımda yaşayamadığım bir hayalim var, bir şampiyonluk yaşayıp, madalya kazanıp onu çocuğumun boynuna takmak. İnşallah bu da kısmet olur.
Kaynak: TBF
Röportaj: Şansın Tokyay
Kaynak: TBF





