Fenerbahçe Ülker’de antrenör Ertuğrul Erdoğan takım havası yaratarak şampiyonluğun mimarı oldu. Genç çalıştırıcı birliktelik sağlayarak mütevazı duruşuyla beğeni topladı.
Belki de yıllarca beklediği andı final serisi Ertuğrul Erdoğan için… Sezonlar boyu yaptığı yardımcı antrenörlüğün ardından bir ‘fırsattı’ genç teknik adamın eline gelen. Ancak kuşkusuz ‘fırsatın’ bu şekilde gelmesini istemezdi Erdoğan. Başantrenör Tanjevic kolon kanseri teşhisiyle tedavi altına alınmış, yıpratıcı ilaç tedavisi nedeniyle takımının başında olamazken görev, yardımcı antrenör Ertuğrul Erdoğan’a verildi. Daha iyi şartlarda başa geçmek, daha mutluluk verici olabilirdi ancak o zor anlarda da ayakta olabileceğini, takımını yönetebileceğini gösterdi. Bunu yaparken ‘künyedeki’ ismini göz ardı etmedi, ayaklarını hiç yerden kesmedi ve hep mütevazı oldu. Bu özelliğini yıllarca beraber çalıştığı Aydın Örs’ten aldığını söylemek, yanlış olmayacaktır.
Başarının sırrı bütünleşmede
Final serisi başladığında ise, görüldü ki iyi çalışmıştı Fenerbahçe Ülker’in çiçeği burnunda koçu dersine… Efes Pilsen’in ne zaman, nasıl oynayacağını biliyordu. Lacivert – Beyazlılar, 4 kısalı sistemde Fenerbahçe Ülker’in uzunlarını zora sokacak, topu dışarı çıkaracak, ikili oyunlarla açılan boyalı alanı, tek uzunuyla domine edecek ve savunmasında da topa baskı yaparak kısa kalmanın dezavantajını minimuma düşürecekti. Erdoğan bunu çok iyi biliyordu. Önce takım olarak bütünleşmek gerekliydi, birliktelik taktikten daha önemliydi. Tanjevic döneminin mutsuzları, Erdoğan’ın yansıttığı güvenle kendine geldi, bunda genç antrenörün payı büyüktü. Çünkü o Erdoğan 9 yıl boyunca emek vermişti Fenerbahçe Ülker’e… Hem bayan hem erkek hem de altyapılarda çalışmıştı, gece gündüz demeden. Sarı – Lacivertlilerin içinden yetişmişti. Bilir misiniz; Galatasaray’da bile yardımcı antrenörlük yapmıştı Ertuğrul Erdoğan. Ama gönlü, kalbi her zaman Fenerbahçe’yleydi. Bunu oyuncularına da yansıttı. Önce bütünleşti Fenerbahçe Ülker, ardından Efes Pilsen’i yıkma planına başladı. Güçlü ve agresif bir savunma anlayışı olacaktı; Lacivert – Beyazlıların her boş döndüğü toptan sonra da, hızlı hücumlarla vuracaklardı rakiplerini. Savunma, bu taktik anlayışında anahtar noktaydı. İşlerin kötü gittiği anlar da oldu. Mesela Abdi İpekçi’de 17 sayı geriye düşülen maç… “İşte o karşılaşma serinin kırılma anıydı” dedi Erdoğan, gerçekten haklıydı. Son maçta 30 dakikada, rakibine 32 sayı tanıyan Fenerbahçe Ülker, şampiyonluğunu ilan ediyordu. Sonrası sevinç, coşku, festival… Oyuncular her konuşmasında önce Ertuğrul Erdoğan’ı andı, sonra da genç çalıştırıcıyı havaya atarak şampiyonluğun en önemli ismini işaret etti. Erdoğan ne mi yaptı? O yine mütevazıydı. Tanjevic’in arkasında yer almayı tercih etti; sistemin, takımın Karadağlı tarafından yaratıldığını anlattı. Ama Erdoğan’dı takımı bütünleştiren, bir arada tutan, sevgi ortamını yaratan. Oyuncular Erdoğan’a inandı, Erdoğan da basketbolcuları şampiyonluğa kenetledi. İşte bu da şampiyonluğun anahtarıydı.



