Tanjevic ile sarmaş dolaş zıplaşan basketbolcuları izlerken gözlerim doldu. “İşte sporun güzelliği bu” diye geçirdim içimden. Sonra.. Birden gerçek yaşama döndüm. İçim acıdı. “Hoplatmasınlar şu adamı, dikişleri patlayacak” dedim yanımdakilere. Üstelik.. Önüne gelen de şapır şupur öpüyordu ilaç tedavisi gören dostumuzu. Yeterdi bu kadarı. Sevincin de bir ölçüsü olmalıydı. Öff yaa!
Fanatik Fenerbahçeliler anlayamaz bu duygularımızı. Onlar Tanjevic için yazdıklarımızı “Fenerbahçe düşmanlığı” olarak algıladıkları için, bizim Tanjevic ile dost olabileceğimizi düşleyemezler bile. Oysa… Neyse! Duygusallığı bir kenara bırakıp şampiyonluğun teknik analizine geçelim ve Sezar’ın hakkını da Sezar’a verelim: Bizce bu şampiyonluğun mimarı Ertuğrul Erdoğan ve yardımcılarıdır. Çünkü o, Serdar Apaydın ve Samir Seleskovic ekibi Fenerbahçe’nin ayağındaki “rotasyon” prangasını çaktırmadan söküp atmış ve Fenerbahçe Ülker’i hürriyete kavuşturmuşlardır…
Koçlar sayı atmaz
Final serisinde Roko Ukic ve Ömer Onan’ın aldığı sürelere bakın, ne demek istediğimizi çok iyi anlarsınız. Tanjevic’in “dön baba dönelim” usulü rotasyon sistemi, tüm oyuncuları formda tutmak için yararlı bir yöntem olabilir ama maç kazanmak için iyi oynayanın daha uzun süre sahada kalması gereklidir. “Onu sokup bunu çıkartarak” kritik maçları kazanamazsınız. Tanjevic’in felsefesine göre süresi dolan oyuncu kenara gelmeli ve yeniden sırasını beklemelidir. Oysa… Bizce… İyi oynayan oyuncu yorulana kadar (yorgunluktan bitene kadar değil) sahada kalabilmeli, coşabilmeli, takımını ve seyircisini coşturabilmelidir… Tanjevic’e göre takımdaki tek yıldız koçtur. Oysa… Bizce… Koçlar sayı atmaz, adam tutamaz… İşte bu anlayış farkımız nedeniyle sevgili dostumuz Tanjevic’i çok eleştirmiştik. O kendisine göre haklı, biz ise kendimize göre haklıydık. Tanjevic kendi doğruları ile efsane koçlar arasına girmiş olabilir ama bugünün gerçeği şu: Fenerbahçe Ülker’i Ertuğrul’un sistemi şampiyon yaptı!
Ertuğrul Erdoğan, Aydın Örs’ün de yardımcılığını yapmış deneyimli bir basketbol adamıdır. Tanjevic’ten de çok şey öğrenmiş olmalı ki kendi kanatları ile uçma günü geldiğinde hiç şaşırmadı. Örs-Tanjevic sentezi bilgilerine yüreklilik sosunu da ekleyerek zor sınavdan alnının akı ile çıktı: Fenerbahçe Ülker’deki “zoraki head coach”luğunu şampiyonluk ile süsledi… Ah! Bakmayın siz bizim “zoraki” dediğimize. 15 yıldan fazla süredir bu işi yapan Ertuğrul Erdoğan’ın “head coach”luk zamanı gelmiş de geçiyordu belki ama… Gelişi (Tanjevic’in hastalığı nedeniyle) zoraki oldu. Hepsi bu… Şimdi ise korkumuz, o gelişin “zoraki” bir de gidişi olacağıdır. Çünkü… Türkiye burası. Çünkü… Fenerbahçe orası… Çünkü… Aziz Bey Fenerbahçe’nin başına illaki yabancı bir antrenör istiyormuş. Ne diyelim? Gelsin de görelim bakalım neyin nesiymiş, kimin fesiymiş şu yabancı koç…



