Basketbol tarihinde bu güne kadar hiç Avrupa ve Dünya şampiyonasına katılamamış, aynı zamanda Olimpiyatlarda Basketbol dalında mücadele etmemiş olan İzlanda’yı yenmemiz hiç de kolay olmadı. İzlanda’nın basketbol tarihindeki en büyük başarısı geçen yıl hayatını kaybeden Olafur Rafnsson’nın şu an ki FIBA Avrupa başkanımız Sayın Turgay Demirel’e karşı 2010-2014 yılları için hiç umulmadık bir şekilde FIBA Avrupa başkanlığı seçimini kazanması olmuştu. Önce FIBA Avrupa başkanlığı, sonrasında ise Avrupa şampiyonasında ilk kez yer almaları, genç yaşta hayatını kaybeden İzlandalı başkanın ülkesi adına basketbol fitilini ateşlediğinin de bir göstergesi oldu.
Bu şampiyonada oluşturdukları algı, ileride Avrupa basketbolunda sürekliliği olacak bir takımın daha gelmekte olduğu şeklinde. Az sayıda olmalarına rağmen sempatik tavırları ile şampiyonanın seyircisi ödülüne layık olan taraftarları ile ve oynadıkları güzel basketbol ile herkesin gönlünde ilk Avrupa şampiyonalarında taht kurmayı başardılar.
Kapasitelerinin bilincinde olarak oynamaya çalıştıkları basit basketbol o kadar hoşuma gitti ki, keşke tüm alt yapı antrenörlerimiz çocuklarımıza bu tarz basketbolu oynatma cesareti gösterebilseler diye düşündüm. Aşağı yukarı hepsi aynı fiziksel özelliklere sahip İzlanda takımı, sayı yedikten sonra ribaundu alan oyuncunun dripling ile ortaya girerek saliseler içerisinde topu koşturmaya başlaması ile karşı alanda penetre edip boş adamı bularak sayıya gitmeleri alt yapı takımlarımız için gerçekten ders niteliğinde idi. Hücumda sahaya yayılmaları ise imrenilecek kadar başarılı. Tüm bunların doğal sonucu olarak da üst üste iki dripling yapamayan yıldız şutörleri hiçbir zaman olmayacak..! Bu tarz basketbolun ödülünü uzun vadede alacaklarına şüphem yok.
İzlanda takımı sürekli adam değişerek bitmeyen bir enerji ile baskılı savunma yapmaları neticesinde eşleşme sorunu da yaşamıyorlar ve dolayısı ile rakiplerin hücumda topu uzunlara geçirmelerine de engel olmaya çalışarak basketbolun doğrularından vazgeçmeyerek onları düzen dışına çıkarmaya çalışıyorlar. Gösterdikleri bu mücadele için İzlanda takımını kutluyor ve doğruları yapmaya çalıştıkları için kendilerine saygı duyuyorum.
Tüm bunların yanında Avrupa şampiyonasında başarı ile görev yapan iki de hakemimiz var. Emin Moğulkoç (D) grubunda Riga’da Belçika-Letonya, Çek Cum.-Ukrayna, Çek Cum.-Letonya, Estonya- Litvanya ve grubun birincisini belirleyecek olan Çek Cum.-Litvanya maçları ile 5 müsabakada başarı ile görev aldı. Diğer hakemimiz Zafer Yılmaz ise, C grubunda Zagreb de ilk gün Gürcistan-Hollanda, 2. gün Hollanda-Makedonya, 3. gün Gürcistan-Yunanistan ve 4. gün yedek hakem olarak görev aldı. Bu akşam şampiyonanın devamında görev alacak hakemler açıklanacak. Arkadaşlarımızın hakem şansları yanlarında olsun diyoruz…