3 Nisan 2026, Cuma
spot_img
Ana SayfaDİĞERARŞİVEgemenlik efsanesi / MURAT MURATHANOĞLU

Egemenlik efsanesi / MURAT MURATHANOĞLU

- Advertisement -
- Advertisement -

Brezilya’da yapılan 2006 Dünya Şampiyonasında ABD kadın basketbol takımı oynadığı 10 maçta 9 kez kazandı. Kaybettiği tek maç altın madalyanın kaçmasına neden oldu. O takımda WNBA’in o zamanlar Bill Russell’ı olarak görülen 2 Olimpiyat altın madalya sahibi Yolanda Griffith ile dünyanın en iyi dört numarası olarak isim yapan 3 kez Olimpiyat ve 2 kez de Dünya şampiyonu olan Lisa Leslie kişisel nedenlerden dolayı takımdan aflarını istemişlerdi. Takımın bel kemiklerinden 3 Olimpiyat altın madalya sahibi Sheryl Swoopes ise sakattı ama Leslie ve Griffith’in yokluğunda takımı yalnız bırakmak istemedi.

1992 Barcelona Olimpiyatları’nda Rüya Takım tüm dünyaya basketbolu sevdirirken, Amerika ve diğer ülkeler arasındaki farkı gözler önüne sergilerken, ABD Kadın Milli takımı 1984 ve 1988 Olimpiyatlarında altın madalyayı kazanmanın ardından yarı finallerde çok motive olmuş, Sovyetler Birliğinin bölünmesine rağmen The Unified Team adı altında yarışan ve Rusya dahil 15 Rusya’dan kopan ülkeyi temsil eden Rus kökenli takıma yenilip bronz madalyayla yetinmişlerdi. The Unified Team’in elde ettiği galibiyet sonrası 41 maçtır hiç bir ülke ABD Kadınlarına yaklaşamıyor. Sadece bir maç hariç Amerikalı kadınlar her maçı çift haneli fark ile kazandı.

Basketbol tarihinde efsane coach John Wooden’ın UCLA Bruins takımı 88 maç art arda kazanmıştı. Boston Celtics 1957 ile 1969 yılları arasında 11 kez NBA şampiyonu olmuştu. Los Angeles Lakers 1971-72 sezonunda halen NBA rekoru olan 33 maçlık galibiyet serisine imza atmış ve 1949 ile 1955 yılları arasında 5 NBA şampiyonluğu yaşamıştı. Michael Jordan ile Scottie Pippen’ın Chicago Bulls takımları, Kobe Bryant ile Shaquille O’Neal’in Lakers takımları hiç birisi ama hiç birisi sahne aldıkları dönemlerde bu kadar üstün bir egemenlik kurmamıştı.

Anne Dawning egemenliğin tohumlarını Katrina McClain’e bu işin sırrını öğreterek başladı ve daha sonra Teresa Edwards, Swoopes, Griffith, Dawn Staley ve Leslie bu muhteşem seriyi başlattı. Onlardan Diana Taurasi, Sue Bird ve Tamika Catchings bayrağı devraldı. Onlar götürebilecekleri yere kadar götürdüler ve şimdi o ekipte bayrağı Candace Parker, Tanya Moore, Angel McCoughtry ve Tina Charles gibi genç yıldızlara devretmeye başladılar. Bu oyuncular da yaşlanmaya başladığında bu egemenlik bitecek sananlar varsa yanılıyorlar çünkü örneğin Baylor Bears Üniversitesinde 2012-2013 sezonunda son NCAA yılını oynayacak olan smaç manyağı Brittney Griner için kadın basketboluna yıllar önce erkek basketboluna Wilt Chamberlain’ın yaptığı etkinin bir benzerini yapacak deniliyor.

1976 yılında Kadın Basketbolu Olimpik bir spor olarak Olimpiyatlara dahil olduğundan bu yana ABD oynadığı 61 maçın 58 maçını kazandı. Yedi kez altın madalyayı kazandı ve son 5 Olimpiyatlarda da altın madalyayı evine hem de rakiplerine büyük üstünlük sağlayarak götürüyor. Boykot ettikleri Moskova Olimpiyatları dışında madalyasız evlerine döndükleri Olimpiyatlar yok. 2012 Londra Olimpiyatlarında rakiplerini ortalama 34.4 sayı fark atarak yendiler. Barcelona Olimpiyatlarından bu yana ilk kez, evet ilk kez bu yılki Avustralya semi-final maçında bir Olimpiyat maçının ilk yarısını mağlup kapattılar. İkinci yarı ABD farka gitti ve bu Olimpiyatlarda ki en “çekişmeli” maçını 13 sayıyla kazandı. Ancak birçok uzman 1996 Milli takımının yanından geçemeyeceklerine ve esas Kadın Rüya Takımın o olduğuna inanıyor. Evet “Rüya Takım” tartışmaları kadınlarda da var.

Potanın Perilerine de çok büyük faydası ver ABD Milli takımının. Son yıllarda WNBA’in en büyük yıldızları Türkiye Kadınlar Ligi TBBL de oynuyor. Bu oyunculara karşı, oynamak, onlarla aynı takımda oynamak, hatta onlarla her gün antrenman yapmak bile çok şey kazandırmış bizim fiziksel açıdan sınırlı olan kadın Milli takımıza. Londra’da madalyaya ne kadar yakın olduklarını gördük ve ABD Milli takımının egemenliği önümüzdeki yıllarda arttıkça ve bu oyuncular TBBL de oynamaya devam ettiği sürece bizim Milli takımıza da bu olumlu yansıyacaktır. Kadınları takdir etmemek elde değil. Her ne kadar NBA yıldızlarından oluşan ABD Milli takımı da altın madalyaya son İspanya maçında rezil bir hakem yönetimine rağmen (Yunanlılar, Sırplar derken bir de forma giymiş hakemlerin İspanya’yı kollaması çıktı karşımıza son yıllarda. Çok açık söyleyeyim ben Türk Hava Yolları ve hatta Anadolu Efes olsam ULEB’e bir kuruş vermem ve Euroleague’in Türk sermayesi olmadan ne kadar su üstünde yüzebileceğini izlerim. Paralar bizden, tüm kıyaklar İspanyollar, Yunanlılar ve Yugolara) ulaşmış olsa da, bir erkeklerin tutumuna bakın, bir de kadınların. Benzer şeyler bizim Milli takımlarımız için de geçerli maalesef.

Sonuçta oyuncular değişiyor, formaların sırtındaki isimler değişiyor, ama basketbolda ABD Kadın basketbol takımının çizgisi değişmiyor. Arada bir son 10-15 yılda belki bir iki sürpriz mağlubiyet almış olabilirler geçmişte. Ama onları da ortadan kaldırmak için müthiş bir gayret içindeler. Barcelona bronz madalyasından sonra herkes dört elle Milli takıma sarıldı ve yaklaşık 80 hazırlık maçın yapıldığı bir dönem yaşandı ve bu da sonraki yıllarda Milli takımlara olumlu yansıdı. Üstelik bu takım diğer takımlara nazaran hemen, hemen hiç bir hazırlık dönemi geçiremedi. Doğru dürüst bir kamp yapamadılar. Bir gün birbirlerinin WBNA maçlarında gözlerini oymaya çalışırken, bir kaç gün sonra omuz omuza verip dünyaya meydan okudular ve başardılar. Jerry Colangelo ABD Erkek Milli takımının başına geçip uzun vadeli plan yapıp vizyon yarattığından beri NBA oyuncuları bile çok daha sıkı bir hazırlık dönemi geçiriyorlar. WNBA Ligi şu anda oynanıyor. Olimpiyatlardan sonra da Perşembe günü WNBA tekrar start alacak. Bu kadınlar için dinlenme, kutlama, rahatlama yok. Bu nedenle bu başarı daha da önem kazanıyor. Egemenlik dedikleri bu olsa gerek. İsimler değişiyor ama efsane değişmiyor. İşte gerçek bir spor efsanesi ABD’li kadınlar.

BENZER HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Reklam -spot_img

Son Haberler