Efes, Bayern duvarına çarptı / GÖKHAN TÜRE
20.03.2021 - 08:22

Anadolu Efes, son dönemde hücum performansıyla ön plana çıktığı o kadar çok maç kazandı ki, savunma sertliğinin tavan yaptığı bir oyunda ne yapacakları da doğal olarak merak konusuydu…

Sekiz maçlık galibiyet serisinde 1-2 istisna hariç, genelde atarak kazanmaya odaklı rakipleri kevgire çevirdi Lacivert-Beyazlılar… Ama, tıpkı 90’lı yıllarda Avrupa’da savunmasıyla fırtınalar estiren Efes Pilsen gibi, günümüz basketbolunda, temel prensibi savunma olan ve bunu oyunun geniş bir zaman dilimine yayma, özellikle de ikinci yarılarda buradan aldığı enerjiyle var olma becerisine sahip Bayern Münih karşısında dün akşam duvara çarptılar.

Aslında ilk yarıda hücum performansı olarak standartlarını tutturmuş, tatlı sert giden oyunu bir şekilde kontrolünde tutmayı beceren, ama yine de son maçlarda olduğu gibi “kopup gitmeyi” başaramayan bir Anadolu Efes vardı sahada… 6/11 üç sayı isabeti, boyalı alan ve çevresinden sadece 9 basket çıkarabilen Efes’in devre sonunda soyunma odasına 9 sayı önde gitmesini sağlayan faktördü.

Hücumdaki ana silahı Baldwin’in henüz maçın 3. dakikasında iki faulle kenara gelmesine karşın Seeley, Reynolds ve Zipser’ın devre sonunda muhtemel bir çift haneli farkın önüne geçti Bayern… 46 sayı yediği ilk yarının ardından, tıpkı sezonun önceki maçlarında olduğu gibi 3. periyotta beklenen reaksiyonu verdi ve 5 dakikalık dilimde savunma sertliğinin dozunu arttırarak, ribaund üstünlüğünü de ele geçirip, kısalarıyla Efes potasına atak ederek dizginleri ele geçirdi. Efes ise Sertaç ve Pleiss bir kenara, Singleton ve Moerman gibi şutör uzunlarını da devreye sokup rakibin savunma dengesini bozmayı bu kez uygulamaya koyamadı. Reynolds’ı durdurmaya öylesine odaklanmışlardı ki, bu noktada yoğunlaşmak, Efes’in çeşitliliği olan uzun rotasyonundan faydalanmasının da önüne geçti. Bu noktada Dunston’ın da oyunun iki yönünde, savunma ve hücumda beklentileri karşılayamadığını vurgulamak gerekiyor.

Efes’in “süper ikilisi” Micic&Larkin’i sertlikle yıldırmayı planlamış ve bunu da uygulamaya koymuş bir Bayern Münih vardı sahada… İki yıldız tam 15 kez faule maruz kaldı. Her ikisini de olabildiğince yıpratmaya çalıştılar. Belki 31 sayı ile skor üretimi açısından standartların çok da altında kalmadı Micic ve Larkin… Ancak hücum organizasyonuna katkıları (toplamda 7 asist ve 9 top kaybı) net biçimde sekteye uğradı. Asist ve top kaybı demişken, bu parametrede de Efes’in verimi (13 asist – 15 top kaybı) ile uzun bir aradan sonra ilk kez eksiye düştü. Beaubois, ilk yarıda verdiği katkıyla (11 sayı, 3 ribaund, 1 asist) kısalardan üretim adına ortaya çıkan açığı kapadı. Ama ikinci yarıda o da Bayern’in savunma duvarına takıldı, 3 sayıda kaldı.

İlk yarıdaki 6/11 3 sayı isabetinin, ikinci yarıda 2/12’de sınırlanmasını sağlayan da Bayern’in savunma direncini Euroleague seviyesinin de sınırlarını zorlayan bir düzeye çekmiş olmasıydı.

Yine de Efes için son topta kaybettiği bu 40 dakikanın, Play-Off sertliğinde bir mücadele olması dolayısıyla, kalan 4 maçta artı değer katacağını düşünüyorum. Bu maçı kaybederken ikili averajı rakibe kaptırmış olması elbette ayrı bir olumsuzluk… Ancak kalan maçlara baktığımızda, Bayern’in 1 ya da 2 maç kaybetme ihtimali Efes’e göre çok daha fazla… Efes ise hala kalan 4 maçını da kazanabilecek kapasitede… Kısacası kalan 4 hafta çok şeye gebe…

Yorumlar


Beyaz golge B.Munich in yaklaşık nasıl oynayacağı belliydi ! Sizinde vurguladiginiz gibi Efes in gardlarına alan birakmamakti.Peki Efes in koçu bunu hesap edemedi !? Edemediği gibi kendi hatasını kapatmak için maç sonu hakemlerin üzerine yürüdü ! Yaratmak istediği algı Efes in misyonuna da ciddi zarar veriyor ! Kendisi için fark etmiyor, kaybettiği tüm maçlarda ya hakemler, yada oyuncular suçlu !
20-03-2021 13:14
emre Gergin Maç sonunu felaket çizdi. Topu Larkin'e bırakmak yanlıştı bir oyun çizmeliydi 10 saniye vardı daha oysa. Ayrıca bir pozisyon evvel Bayern hücumunda Lucic'in üçlük deneyeceği belli iken savunamadılar Micić çok geç kaldı faul oldu
20-03-2021 11:08

Yorum Yazın


Tweetlerimiz