Hani Amerikalıların, role model, daha doğrusu ''Public figure'' dedikleri kişiler var. Özellikle sporda çok kullanıyorlar bu kavramı. Gençleri, hedef kitleleri yönlendirmek, özendirmek için kullanıyorlar bu olguyu, basketbol coachlarının ve oyuncularının isimlerini kullanıyorlar.
Çocuk basketbol topunu görmeden tanıyor, Rick Pitino'yu, Pat Riley'i veya Avrupa'da Asa Nikolic'i, Ivkovic'i, Sandro Gamba'yı, Obradovic'i, oyuncuları ha keza tanıyorlar, örnek alıyorlar.
Geçenlerde Önder Seden ağabey'le karşılaştık, sırım gibi maaşallah; bir sürü sitem etti. ''Kötü yazıyorsun'' dedi ve ekledi ''Yaz ama kırıcı olma'' dedi. Önder Seden, Yalçın Granit, Cavit Altunay'dan sonra yaşayan bir efsanedir, en efendi antrenörlerindendir, hakkı yenmez, ben terbiyesizlik ettiysem affetsin.
Ne geçmişte, ne de şimdi, hele şimdi bizde öyle bir kavram oluşmamıştır. Public figure, örnek kişi, örnek antrenör diye. Bu nedenle de geçmişteki örnek antrenörler, Samim Göreç, Armağan Asena, Rüştü Yüce, Aydan Siyavuş, Önder Seden, Yalçın Granit, Cavit Altunay, Mustafa Tenim, Aydın Örs Türk basketbolunda hak ettikleri yeri almışlardır. Allah gecinden versin, arkalarından hatırlanacak mesajları dahi yoktur. Tüm adı geçen isimlere birçok isim ilave edilebilir. Unuttuğum için değil, sadece hatırlatma, uyandırma yazısı yazdığım için atlamışımdır. Bu arada rahmetli olanlara da Allahtan rahmet dilerim.
Önder ağabeyim ''Ben ne yapabilirim ?'' dedi, ''Herşey TD'nin kontrolünde. Ben gittim, konuştum Faruk Akagün'ün işini çözdüm'' dedi. Ben de dilim döndüğü kadar TÜBAD'ın yanlışlarını vurguladım. Şimdi de diyorum ki; ''Vazgeçtik ,TBF, TD ile ilgili konuları ama şu anda bir sürü örnek olabilecek, DOĞRU ÖRNEK, public figure, role model genç antrenörlerimiz var, onları koru bari. Onların hak ettikleri yerleri almalarını sağla. Yetersiz bir yöneticinin iki dudağının arasında olmasın onların kaderi. Ya da yetersiz TV sunucusu olmasınlar, genç antrenörler onların görevlerine nasıl son verildiğinin hikayeleri ile kabus görmesinler.''
Bakın artık, eski Yugoslavya, yeni Sırbistan'da, Hırvatistan'da olduğu gibi bulundukları şehri, camiayı, kulübü yönlendiren, eğiten, bir bütün olarak basketbolu yöneten antrenörlerimiz var. Bunları ön plana çıkaralım, “DOĞRU ÖRNEK” olduklarını vurgulayalım, herkesi haberdar edelim, onlara TÜBAD adına seminerler paneller yaptıralım.
Alın bir Hakan Demir'i, saygınlığı, efendiliği, çalışkanlığı ile Karşıyaka gibi köklü bir camiaya olumlu katkılarda bulunuyor. Ahmet Çakı, Erdemir'in kötü kaderini yenecek gibi. Ya Ahmet Kandemir, önemli yöneticilerin bile başaramadığını, bütçe sıkıntılarına rağmen Antalya BŞB'de örnek bir antrenörlük sergiliyor. Orhun Ene deseniz en yükselen değer, oyunculuktan gelip, başarılı bir antrenörlük ve kişilik sergilemesinden sonra Milli Takım antrenörlüğüne kadar yükseldi.
Aclan Kavasoğlu kaç yıldır bir belde antrenörü nasıl olur dersleri veriyor. Burak Bıyıktay anlamsız bir Beşiktaş macerasından sonra şimdi Aliağa'da doğru yürüyor. Yücel Platin bu yıl biraz zorlanıyor ama yıllardır istikrarlı bir şekilde Renault ve Bursa camialarina hizmet ediyor. Yaşlı kurt Ercüment Sunter 'de muhteşem bir come back, geri dönüş yaptı.
Ufuk Sarıca'nın da EÖ'ya rağmen çok olumlu işler yapacağına, bizlere çok olumlu örnekler oluşturacağına yürekten inanıyorum. Tabii benim favorim, inanılmaz işler başaran, sihirbaz koç Gökhan Taştimur, hem kendini aştı, hakettiği yere kenetlendi, hem de Edirne ve Olin camiasinin içindeki cevheri ve basketbol sevgisini kısa zamanda yönetimin de desteği ile ortaya çıkarttı. Hikayeleri, efsaneleri uzun yıllar anlatılacakdır bence. Artık duayen antrenör sınıfına geçen Ergin Ataman hem yıllardır sergilediği başarılı, istikrarlı antrenörlüğü, hem de bu yıl Beşiktaş'da başarmak üzere olduğu sınıf atlatma operasyonu ile gerçek bir, “DOĞRU ÖRNEK”.
Bir diğer örnekte Galatasaray'da büyük başarılara imza atacağına sonuna kadar inandığım Oktay Mahmuti. Gerek beyefendi kişiliğiyle gerekse de soğukkanlığıyla sadece Türkiye'nin değil, Avrupa'nın sayılı teknik adamlarından biri. Yaşayan ve hem geçmişte, hem de gelecekte örnek olacak bir çok antrenörümüz var. Ben yabancı antrenöre karşı değilim, dün maçta BJK kızların yaptığım yorumu onlar için de yapayım; ''Ya doğrusunu yap, ya da hiç yapma''. Spahija ve Sakota gibi yabancı antrenörler ise her zaman faydalıdırlar.
İşte böyle Önder ağabey, benim beklentilerim bunlar; anladın sen onu……..




