Belarus deplasmanında tekrar savunma karakterine bürünen Milliler farklı kazandı.
Kudratsau’ya 40 dakika yapılan baskı ile başlayan savunma Belarus’a göz açtırmadı. Daha ilk yarıda farkı 20’nin üzerine çıkaran Milliler’de Semih ve Emir Preldzic öne çıkan isimler oldu.
TÜRKİYE’NİN dünya basketbolunda üst düzeye çıkmasını sağlayan bir ana özelliği varsa o da temasa dayalı, rakibi bozan, yıpratan, inatçı savunması. 2013 Avrupa Şampiyonası elemelerinin ilk üç maçında bu savunmayı büyük oranda görememiştik.
DÜN Belarus deplasmanına Ay-yıldızlılar kendini tanımladığı savunmasına sırtını dayayarak çıktı ve her şeyin ne kadar kolay olabileceğini gördük. İlk maçta son saniyedeki Preldzic şutuyla çok zorlanarak yenebildiğimiz Belarus’a bu sefer daha ilk yarıda diz çöktürmüştük. Aslında öyle sihirli bir formül falan yok ortada. Sadece savunmayı kendimiz gibi yaptık ve bu da yetti de arttı bile.
SİNAN’IN evsahibi ekibin tek yaratıcı ismi Kudratsau’ya yaptığı baskı ile başladı bu savunma. Sinan çıkınca bu defa yerine bu elemelerde pek kullanmadığımız ama topa baskı dendi mi ortalığı birbirine katan Doğuş devraldı görevi. Savunmanın ilk hattından başlayan sertlik diğer oyunculara da yansıyınca Belarus potayı doğru düzgün göremedi. 8. dakikada 20-10, 18’de ise 46-23 öndeydik. Kısacası ikiye katladık rakibimizi ve devrede 20’nin üstüne çıktı fark.
SAVUNMANIN böylesine sert olması Türkiye’nin zorlandığı başka alanlara da çok önemli katkılar veriyor. Öncelikle savunma bu düzeye çıkınca odaklanması başka bir boyuta çıkıyor takımın. Kapılan toplar, alınan ribauntlarla rakip sahaya akıyor adeta Milliler. Yarı sahadaki yavaş hücumda düşünürken yapılan hatalar yerine hareket halinde içgüdüsel olarak hücum edip coşuyor, skorbordu da coşturuyorlar.
20 TOP KAYBI YAPTILAR
İLK maçta sadece 8 top kaybetmişti Belarus. Dün 20’yi buldular. İki maç arasındaki temel fark da işte bu rakamda yatıyor. Belarus top kaybettikçe ritmini yitirdi, Türkiye ise rakibi bozdukça coştu, top kayıplarından ise hızlı hücumunu tetikledi.
İŞLERİN iyi gittiği ortamda, düşünmekten çok reaksiyona dayalı bir oyunun takımın geneline etkisi ortada ama en çok da bu takımın lokomotifleri Semih ve Preldziç’e yarıyor bu düzen. Dün Semih 20 sayı, 9 ribaunt; Preldziç ise 10 sayı, 8 asistle başrollerinin hakkını verdiler. Şimdi darısı esas önemli İtalya ve Çek Cumhuriyeti maçlarına.
‘En iyi oyunumuzdu’
12 Dev Adam’ın başantrenörü Bogdan Tanjevic, “Genç bir takıma sahibiz ve uluslararası tecrübeye sahip olmamamıza karşın iyi sonuçlar alabiliyoruz. Şu ana kadar ki en iyi oyunumuzu oynadık” dedi. Doğuş Balbay ise, “Tüm hafta çalışmalarımızı çok iyi yaptık. Maçtan önce ne yapabileceğimizi göstermek istedik ve bunu başardık” şeklinde konuştu.





