Fenerbahçe, bütün bir sezonun emeğinin “çöpe” gideceği 40 dakikalık kabusu uzatmada mucizeye dönüştürürken, yine “pes etmeyen” karakteriyle kupanın bir kulbundan tuttu dün gece Berlin’de…
Evet; yıkılmaz denen Berlin duvarının yıkıldığı bu büyülü şehirde, karşısına “duvar gibi” çıkan, Final-Four’a gelişi “mucize” olarak görülen, kısacası kaybedecek hiçbir şeyi olmayan bir rakibe karşı öldü öldü dirildi 40 dakika Kanarya…
Fenerbahçe, öyle böyle değil, belki de sezon boyunca hiç dünkü kadar verimsiz, tutuk değildi. Belli ki “favori” olmanın getirdiği stres, Obradovic gibi önemli bir motivasyon ustasının telkinlerine ve çabalarına karşın etkisini fazlasıyla göstermişti.
Maçtan önce kağıt üzerinde ne kadar artımız varsa “hiç birini” sahaya yansıtamadık 40 dakika boyunca… Kısalardan neredeyse hiç ama hiç katkı alamadık. Başlangıçtaki 13-0’lık seri ise belki de dünkü oyunda Fenerbahçe için tüm olumsuzlukların başlangıç noktasıydı. Bu seriyle sertliği bırakıp, maça baktığımız gözlüğü değiştirip, “kolay” kazanacağız havasına girdik.
Rakibin kolay lokma olmadığı, geri geleceği ortadaydı. Bourousis’le de kısa süre içinde maça ortak oldular. Bu geri dönüş, Sarı-Lacivertli oyuncular üzerinde “paniğin” de tetikleyicisi oldu. Hücumda verim düştükçe, basit top kayıpları ve aceleci atışlar birbirini takip ettikçe oyundan düştük. Buna bir de gün boyu enerjisinin çoğunu dışarıdaki sevinç gösterilerine harcayan taraftarın sayıca ezici kalabalığına karşın suskunluğu eklenince, işler iyice arap saçına döndü.
Laboral’in sıradışı performansına da ayrı bir parantez açmak, İspanyol ekibinin de hakkını teslim etmek lazım. Bourousis ve Adams önderliğinde “hayatının” maçını oynayan Laboral Kutxa’da oyuncular sahaya “üflenmiş” çıksa, böylekritik bir maçta ancak bu kadar isabet yüzdesiyle oynayabilirdi.
Son çeyrekte fark 7 sayıya çıktıktan sonra Kalinic’i sahaya sürüp, savunmaya canlılık getiren Obradovic, belki de dünün maçı geri getiren en önemli hamlesini yaptı. Hanga ile canla başla boğuşan Sırp forvet, takımı yeniden ayağa kaldırırken, tribünleri de hareketlendirdi. Ve ardından da önce Datome’nin üçlüğü, sonra da Sloukas’ın skoru eşitleyen penetresi Kanarya’ya adeta yeniden “can” verdi…
Küllerinden doğdu sanki Kanarya uzatmada… Obradovic, savunmada aksayan Udoh’u kenara alıp, Antic- Vesely ikilisini sahaya sürüp, ikinci kritik hamleyi yaptı. Uzatmaya moral taşıyan Fenerbahçe’de neredeyse bütün maç boyunca aksayan Bogdanovic de sazı eline alınca “kriz” yerini karnavala bıraktı. Sırp forvet, bu çeyreğe 9 sayı sıkıştırıp, ipten aldı takımını… Ve Kanarya, sancılı bir 45 dakika sonunda finale uçmayı başardı. F.Bahçe’nin üst üste 2 kez kötü oynamayacağını göz önüne alırsak, yarın CSKA karşısında çok daha rahat bir oyun ortaya koyacağını söyleyebiliriz.
Kaynak: Habertürk



