Çin maçı, oynanması gereken bir formalite maçından öte değildi. Çocuklar streslerini atıp, grup birinciliğini garantiledikleri için, daha ilk dakikadan itibaren maçı istedikleri tempoda götürdüler.
Koç Bogdan Tanjeviç, bu formalite maçında, Ersan İlyasova, Ömer Onan ve Kerem Tunçeri ve Kerem Gönlüm'ü oynatmayarak, bir sakatlık riskine karşı korudu. İyi de etti. Zaten, arkadaşları onları aratmadı. Ömer Aşık, Semih ve Oğuz ile Çin boyalı alanını çok kolay delip, pota altı sayılarıyla her geçen dakika farkı açtık.
Uzunları çember altına sokmada, asist mahareti neredeyse, tüm takıma yayıldı. Oyunu iyi yöneten ve Sinan, 7 asistle bir asist makinesi görevi gördü. Bu olumlu işler maç sonunda da 87-40 ile 47 sayı farkı getirdi. Maç sonu istatistiğimizde, ribauntlarda 44-33 ile 11 fark attık. 36/62 ile toplam şutlarda yüzde 58'e ulaştık. 22 asist, 13 top çalma ile oynadık. Bu işleri yaparken, 17 top kaybetsek de, Çin hücumlarını, savunmada eritince, tehlikeli olmadı.
Sonuçta;
Bizi buraya getiren savunmamızın performansı, yine ortadaydı. Devlerimizin oyun anlayışı olduğu kadar, felsefeleri de çok değişmişti.
'Bir formalite maçında, rakibi küçümsemeden, son derece ciddiye alırsan, böyle fark atarsın. Ezer geçersin.'





