Fenerbahçe Ülker, Spor Toto Türkiye Kupası’nı müzesine götüreli daha 5 gün olmamıştı. Değişen düzen, ortaya konan mücadele, Türk oyuncuların katkısı, agresiflik derken bir de baktık ki Eskişehir’den bambaşka bir takım dönmüştü sanki İstanbul’a… Daha sakin, motive olmamış, sertlikten uzak bir F.Bahçe Ülker vardı Avrupa derbisinde ve işte bu anlar Beşiktaş için çok değerliydi. İkinci periyotta F.Bahçe Ülker’in omzunun düştüğü dakikalarda Tutku takımını öyle iyi yönlendirdi ve pas trafiğini o kadar doğru bir seviyeye çıkardı ki Siyah – Beyazlılar 10 dakikada 27 sayı buldu. Üstelik 26-9’luk seriyle farkı 13 sayıya kadar çıkardı. Christopher devreye girmiş, Vidmar top almış, Markota üst üste 11 sayı atmış; Beşiktaş için her şey yoluna girmişti. Ancak o anda Beşiktaş çok ciddi bir yanılgı içine girdi. Maçı dışarıdan atarak kazanabileceğini düşündü. İç – dış dengesi yitirildi. Uzunlara top inmeyip her pozisyonu dışarıdan şut atarak bitirerek kazanabileceğini zanneti Siyah – Beyazlılar… F.Bahçe Ülker ise belki son zamanlardaki moraliyle belki doğru anda momentumu bulmasıyla kritik anda oyuna ağırlığını koydu. McCalebb’in bençe gelmesi, Preldzic ile Barış’ın beraber oynayıp ikili oyunları yönlendirmesi ve Bogdanovic’in adamının içeriye yardıma gidememesi Oğuz’a boş bir alan bıraktı. Lider; Barış Ermiş’ti ve takımını çok iyi yönlendirip ikili oyunlarla Beşiktaş’ı yıktı. Siyah – Beyazlılar dış atışlara kalırken Barış boyalı alanı kullandı ki farkı belirleyen de bu hamle oldu.



