Türk Basketbolu’na oyuncu ve idareci olarak uzun yıllar hizmet etmiş olan Doğan Hakyemez, yeni görev için kolları sıvadı ve Federasyon Başkanlığı adaylığını açıkladı. Bir dönem birlikte de görev yaptığı Turgay Demirel’in yaptığı olumlu işlerin de olduğunu söyleyen Hakyemez, hatalarının da çok fazla olduğunu ve bunların başında da sevgisizliğin geldiğini açıkladı.
İşte Doğan Hakyemez’in anlattıkları…
Türk Basketbolu dışarıdan bakıldığında çok başarılı imaj çiziyor. Ancak yıllardır milli takımda oynamış birisi olarak o kadar iyi olduğunu düşünmüyorum. Mesela milli takıma gelmeyen oyuncular çoğaldı. Futbolda milli takım açıklandığında, kadroya giremeyen oyuncuların o ekipte yer alabilmek için nasıl çabaladıklarını görüyorum ve ayakta alkışlıyorum. Son milli takımda Hidayet, Ömer ve Kerem gibi isimlerin af istemesini anlayışla karşılıyorum. Ancak onların arkasından gelen tecrübeli gençler; Ömer, Ersan ve Enes’in milli takıma gelmediklerini görüyoruz. Enes telefonlara bile çıkmıyor, diğer iki isim de izin istiyor ve veriliyor. Bu oyunculara neden izin verilir, gelmeyenlere neden ceza uygulanmaz? Burası milli takımdır ve o forma şereftir. Bunu oyunculara anlatmak, milli takıma gelme hedefini aşılayabilmek lazım. Bu konuda benim büyük bir hassasiyetim var ve eğer göreve gelirsem, ivedilikle bu sorunu çözeceğim. Milli kadromuzdaki derinliğe ve oyuncu kalitesine bakıldığında beklentilerin çok altında kalındığını ve elde edilen neticelerin başarısızlık olduğunu düşünüyorum.
Ligin durumu
Ligimizde büyük uçurumlar oluştu. Alttaki takımlar televizyon ve iddaa gelirleriyle ayakta durmaya çalışırken, üsttekiler müthiş bütçeler yapıyor. Biz bu uçurumun kapanması, ligin daha dengeli olabilmesi için de planlar yapıyoruz. Bu ikisinin ortasını bularak, ligdeki takımların gelir düzeyini milli takım seviyesine çıkarmak lazım. Bunun için de federasyon, milli takımlara sponsor bulma konusundaki becerilerini ve imkanlarını, kulüpler için de kullanmalı. Ayrıca 2.lig ve bölgesel lig takımlarının dertlerini biliyorum .
Bütçe planlaması
Mali disiplin de önemli. Kulüpler kendi gelirlerine göre bütçeler yapmak zorunda. Bunu yapmadıkları zaman her sene icralar, hacizler gelir ve çirkin bir ortam oluşur. Bunun için kulüplerin gelirleri artırılacak, sponsorlar bulunacak. İddaa ve tv gelirleri de eklenince ortaya iyi bütçe çıkacak. Bu bütçeyi sen de federasyon olarak bileceksin ve transfer yapılırken, ona göre hareket etmesini isteyeceksin. Bu, mali disiplindir. Oyuncular, antrenörler ve idarecilerin alacakları ücretleri garanti altına almalıyız. 31 Haziran’da oyunculara borcun varsa, gelecek sezon transfer yapamama ve lige katılamama kuralı koyarsın, her şey düzene girer. Kulüplerden oy isteyen birisi olarak da bunu yapacağımı söylemekten çekinmiyorum.
SÖZÜN ÖZÜ
Bakın neler konuştuk, milli takımı anlattık, erkek ve kadın takımlarını konuştuk, antrenörler, oyuncular birliği, hakemler hakkında sıkıntılar var dedik. Bütçeler daha sağlam yapıda olmalı fikrimizi dile getirdik. Bu kadar çok eksiğin olduğu yerde, federasyon çok başarılı denebilir mi?
Dernek faal olmalı
TÜBAD ilk kez demokratik tepkilerini, seçimlerde Türkiye’de olmayan Amerikalı bir antrenörün, Türk Basketbolu’nun geleceği için oy kullanacak olması sonrasında verdiler. Neden aynı tepkiyi, Turgay Demirel, “Tanjevic’ten başka antrenör yoktur” dediğinde vermediler. Antrenörler Derneği’nin de mali olarak güçlendirilmesi lazım. Bu da çok kolay; profesyonel olarak antrenörlük yapan isimler, TÜBAD’a üye olmadan antrenörlük vizesi alamazlar, yaptıkları kontratlardan da belirli yüzde yatırmadan da vize alamayacaklar kuralı konacak. Bu olunca Antrenörler Derneği’nin bir gücü olacak. Milli Takım antrenörü de, Derneğin belirleyeceği 3 isim arasından seçilecek. Organizasyonun içinde mutlaka Aydın Örs olacak.
12 Dev Adam Okulları
12 Dev Adam Okulları’nı, 2001 yılında kurarken amacımız, zaman içinde bunu Türkiye’nin her iline yaymak, orada kulüpler kurulmasını sağlamak ve Avrupa’da olduğu gibi çok geniş katılımlarla ligi oluşturmaktı. Bunun için de her şehrin dinamiklerini hayata geçirmek, belediyeleri, valilikleri, işadamlarını bu işin içine sokmak gerekirdi. Oradaki var olan kulüplerle de birlikte hareket edilmeliydi. Bütün illerde salonlar bedava verildiği halde oyunculardan para alınıyor. Bu yanlış! Oyunculardan para almayacaksın, antrenörlere maaş bağlayacaksın, bunu da sponsorlarla yapacaksın.
İnkar etmem
Turgay Demirel’in yaptıklarını inkar edecek bir zihniyette değilim. Kendisi 1992 yılında geldi, basketbol profesyonel oldu, hakemler profesyonelleşti, milli takımlar çok iyi bir düzeye getirildi, ülkemizdeki organizasyonlar müthiş yapıldı ve başarılar elde edildi. Bunlar ortada. Turgay Demirel göreve gelirken, Osman Solakoğlu için bu işler 2 dönemden fazla yapılmaz, heyecan kaybedilir demişti, kendisi 20 sene o koltukta kaldı. Zaten 2010 onun için önemli projeydi ve onu da tamamladı. Bence artık veda etmesi lazım. Başarılı olduğu kısımlar olduğu gibi başarısız da olduğu kısımlar var. Daha iyi şeylerin olması için artık bir değişimin yaşanması şart.





