Dünya Şampiyonasına hazırlık maçlarımız Almanya turnuvasında morallerimizi bozmuştu. Oysa takımımız evimizdeki şampiyonada favoriler arasında yer alacak kapasiteye sahip. Ankara’da katıldığımız Efes Cup’ta orta sınıf takımlar olan Lübnan ve Kanada maçlarında sergilediğimiz performans endişelerimizi biraz olsun hafifletmişti.
Gelgelim eski gücünde olmayan ve dar bir kadro ile rotasyon yapan Arjantin’e karşı 14 sayı ile öndeyken, son 5 saniyede maçı beraberliğe getirip uzatmada kaybetmemiz, sergilenen paniğin bir sonucudur. Paniği yaratan sadece oyuncularımız mı? Hayır. Görünen o ki, panik kenarda teknik ve idari ekipte başlamış ve sahaya yayılmıştır. Bench’teki hareketlenme ve her kafadan bir ses çıktığı izlenimi oyuncularımızı negatif etkilemiştir. Hakemler panik döneminde bizim açımızdan kötü müydü? Hayır, aksine rakip takım aleyhine çalınan kasti ve teknik faul düdükleri takımımızı kamçılayacağı yerde kısa sürede sürklase etmiştir.
Bir yandan Tanjevic, eski günlerini hatırlatır tarzda bağıra çağıra Hidayet’in moralini bozuyor. Bir yerde sorumluluk almasına set çekiyor. Sonra müdahaleyi bırakıp susup oturuyor. Öte yandan bunu fırsat bilen yardımcı koç Nihat İziç alıyor eline taktik tahtasını, bazı oyunculara screen ve penetre taktiği çiziyor. Yine aynı sırada diğer yardımcı koç Orhun Ene boştaki diğer oyunculara bir şeyler anlatmaya çalışıyor. İdari kadrodan Harun Erdenay ve Barbaros Akkaş ayakta oyunculara bir şeyler söylüyor. Tanjevic Harun ile bench’te sürekli diyalog halinde. Kondisyoner bile oyuncularla devamlı konuşuyor. Herkes kurtarıcı. Böyle oyun mu okunur? Gerilimli ortamda mental çözüm böyle mi üretilir? Tam bir kaos.
Diğer tarafta Arjantin koçu, oyunun başından beri sessiz sakin tek başına oyuna hakim tavrını tebrikleri kabul edene dek sürdürüyor. Dar kadro ile doğru rotasyon yapan başarılı genç bir koç örneği. İşte fark. Bu resmi salonda taraftar da, TV izleyicisi de apaçık gördü. İstatistikte de dengesizlikler vardı. Form tutan uzun oyuncularımızın fizik üstünlüğüne rağmen, rakibin 47-39 ribaund’larındaki(özellikle hücum) üstünlüğü düşündürücü. Takımımız bu farkı, Arjantin’in 20-15 top kaybı ve 8-6 top çalmamızla dengeleyebildi. Bir diğer eksiğimiz, serbest ve 3’lük atışlardaki zafiyetimiz devam ediyor. Ersan’ın Kanada maçındaki 5/5’lik üçlüğü hariç. Bunun adı Dünya Şampiyonası . Boşsan sokacaksın. Mental olarak işimiz zor.
İnşallah bu eleştirilerimiz pozitif anlamda yerine varır.



