Öyle görülüyor ki F.Bahçe Ülker'in aklı Final-Four'da kalmış!
G.Saray serisini 'ite kaka' geçen Sarı-Lacivertliler, yarı finalde karşısına çıkan ve G.Saray ile kıyaslanmayacak kadar kapasiteli, disiplinli ve dünün özelinde 'müthiş yüzdeli' oynayan rakibi karşısında aslında maçı uzatmada değil, daha ilk yarıda kaybetti. Hep söylüyoruz, yine tekrar edelim. Sarı-Lacivertliler, Avrupa'nın belki de en kaliteli uzun rotasyonuna sahip. Ama bunu sahaya yansıtamıyorlar. Semih'in hiç kredisi yok. Kötü başlayınca bir daha yüzüne bakılmıyor. Zoric de en küçük hatada hemen kenarda… Bjelica'nın aklı da NBA'de olunca tüm yük Vesely'nin üzerinde!.. Dün Palacios-Barış ikilisinin 41 sayı, 12 ribaund, 2 asistine F.Bahçe'nin 5 uzundan verdiği karşılık 29 sayı, 18 ribaund, 3 asist…
F.Bahçe'nin, Hickman'ın sakatlığı sonrası belirgin biçimde 'düşen' ve Final-Four'da da alarm veren savunması dün de Dixon'ın hünerli ellerinde şekillenen Kaf Kaf'ın müthiş keyif veren hücum ritminin de etkisiyle çöktü. Pınar Karşıyaka'da, Obradovic'e karşı kazanma 'tılsımı' devam eden Ufuk Sarıca da F.Bahçe'nin geri geldiği maçın kırılma anlarındaki kararlarıyla alkışı bir kez daha fazlasıyla haketti. Belki maç uzatmada ve 1 sayıyla bitti. Ama dün ortaya koyduğu basketbol kalitesiyle kazanmayı da hakeden Pınar Karşıyaka'ydı.





