- Advertisement -
- Advertisement - 
Süleyman Seba'nın cenaze törenine katılanlar onun centilmenliğinden, efendiliğinden, insan sevgisinden söz ederken şöyle bir şey yazmıştım: “Biraz ona benzemeye çalışın. Onu övmek yetmez, onu örnek almak lazım.”
Galatasaray'da yönetimden istifa eden Sedat Doğan'ın, yeniden geçen sezonki final dosyasını açarken sarf ettiği sözler üzerine Süleyman Seba'dan hiç bir ders almadığımızı bir kez daha gördüm.
Gerek Galatasaraylılar, gerekse Fenerbahçeliler el birliği ile final serisini sahanın dışına taşımak, spor etiğinden uzaklaştırmak için çok başarılı bir çalışma yürüttü. Galatasaray son maça çıkmayarak bu konuda bir adım öne geçti. Bunu ancak basketbolu ciddiye almayan, belki oyuncak gibi gören bir yönetim yapabilirdi.
Bu kararın gerekçesini Sedat Doğan gibi spor nosyonundan nasibini almamışlar günlerce anlatsa, spor terbiyesinin ne olduğunu bilen insanları ikna edemezler. Belki de şampiyon olacak kendi oyuncularına ise, hiç ama hiç anlatamazlar. Galatasaray yönetimi o kararı ile oyuncularının emeğini çalmıştır.
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın da hiç bir şekilde onaylamadığımız ve hatta kınadığımız basın toplantısının da o günlerdeki gerilimi zirveye taşıdığını bir kez daha hatırlatalım.
Sedat Doğan, “tapelere takılan hakem” diye Recep Ankaralı'nın son maça atanmasını eleştiriyor. Ben de Sedat Doğan'a soruyorum. Recep Ankaralı, Semih Özsoy ile telefonda konuştuğu gibi acaba Galatasaraylılarla; mesela Ergin Ataman'la telefonla konuşmamış mıdır? Kim bir kaç defa… Basketbolu futbolla karıştırmayın. Sizler gelir geçersiniz ama hakemlerle antrenörler, oyuncular arasındaki dostluklar devam eder.
Geçen sezonki final serisi hakemlik açısından beklenmediği kadar başarılı geçti. Serinin ikinci maçının bitimine 20 saniye kala yapılan hakem hatası o maçın sonucunu etkiledi ancak o kadar zor bir pozisyondu ki, görüntüyü izleyen NBA hakemi Danny Crawford bile “Görüntüyü defalarca izledim. Ben olsam ne karar vereceğimi düşündüm ve faul çalmamaya karar verdim. Tanrı'ya şükürler olsun ki, oradaki hakem ben değildim. Öyle zor bir pozisyon ki çalsan bir türlü, çalmasan bir türlü.” yorumunu yaptı. O maçtaki hakemlerden biri Recep Ankaralı idi ancak pozisyonla ilgisi yoktu. Crawford'un bile içinden çıkamadığı pozisyon konusunda NBA hakemini bir kenara bırakıp, Sedat Doğan'ın sözlerini mi değerli göreceğiz! Sedat Doğan'ın bir hakem için o pozisyonun zorluğunu anlaması için basketbol bilgisi olması gerekir, ki böyle bir şey beklemiyoruz.
Sedat Doğan'ın eleştirilerinde haklı olduğu tek konu, TBF'nin Fenerbahçe ile ilgili cezayı zamanında açıklamamış olmasıydı.
Sedat Doğan istifa etmiş. Yetmez. Bütün kulüplerde bu kafadaki insanların yöneticilik yapmayacağı güne kadar sizlere Süleyman Seba'yı hatırlatmaya devam edeceğiz.
Not: Sedat Doğan gibilerin Özhan Canaydın, Ali Uras gibi janti Galatasaraylı başkanların kemiklerini sızlattığından da hiç şüpheniz olmasın…