Avrupa Basketbolunun başkenti Belgrad, tarihe tanık oldu!
Efes’in ardına takılmış ve son günlerini yaşayan Pilsen, basketbola ağzının tadı ile veda edebilmenin telaşı içinde. Yıllarca taşıdığı ismi ve takımını zirveye taşıyan Pilsen için şimdi oyuncularının sırtında yükseliyor. Belgrad’da bu duygu zirve yaptı.
Türkiye Ligi'nde belli bir sistemi tutturan Efes, sorunlardan kurtuldukça daha bir kendine gelmeye başladı. Herkes biliyor. Artık “mitolojik bir isim gibi” basketbol evreninin tavanına neon ışıklarla yazılmış Efes, basketbolun anavatanında muhteşem bir zafere imza attı.
Partizan’ın salonundan kimler geldi kimler geçti! Dünya basketboluna yön veren, kaderini çizen oyuncular ve koçlar hep buralardan geçti. Ama Efes geçerken çok ses getirdi.
Seyirciyi gördünüz mü? Hiç böyle bir basketbol seyircisini düşünebilir misiniz? Tribünde 20 bin kişi var ve tamamına yakını geçmişinde basketbol oynamış ve lisanslı basketbol sahalarında ter dökmüş insanlar. Nasıl tek vücut ve nasıl ses getiriyorlar? Nasıl rakibi ve hakemleri baskı altında tutuyorlar! Hakemden önce verdikleri kararı uygulasın diye hakeme nasıl baskı var! Ekran başında bile insan bu çığlık ve baskıyı hissediyor.
Ben, sen, o! ya da kim olursa olsun, elinde düdük ile, o seyircinin önüne hakem olarak çıksanız, çok merak ediyorum “Nasıl düdük çalınır? Hele Partizan aleyhine! Zaman zaman yanlış düdükler oldu! Yine de, ben hakemlerin iyi maç yönettiğini sanıyorum. Çünkü, Partizan aleyhine de, önemli düdükler vardı!
Partizan kötü bir takıma sahip. 65 sayı ortalaması üstünde atamıyorlar! Sadece yabancı takımlara, transfer yapamayan Sırp oyuncular ve gelen yabancıların katılımı ile vasat bir takım görüntüsü var! Geçen sene Fınal-Four’a kalan takımın nerede ise tamamı gitti. Bu sene yeniden yapılandılar! Yerliler tek haneli sayılarda patinaj yaparken, yabancılar Gist-Jerrels,Jawai, çift haneli sayılara ulaşırken Efes’i çok zorladılar.
65 sayı Partizan şifresiydi. Yenebilmek için Efes onları bu rakamlarda tutması gerekirdi. Upuzun bir gece oldu. Aslında korkum daha da uzamasıydı! Eli kulağında gezdi! Gezdi de, Efes elini çabuk tuttu.
Kerem Gönlüm: İnanılmaz bir tempo ile oynamaya başladı. Şut atıyor, top kesiyor, turnike atıyor, ikili oyunlarda rakibinin başını döndürüyor. NBA’den teklif aldığı zaman bile bu kadar iyi değildi. Şu an NBA’de bir takıma koy, asla sırıtmaz! Avrupa’nın en iyi dört numarası. Bu hafta MVP olmasına normal bakıyorum.
Rakocevic: Seyircilerden çok tepki almasına rağmen, sahanın yıldızıydı. 23 sayı atarken o kadar dikkatliydi ki, her topu altın değerinde kullandı. Geldiğinden beri üstüne devamlı konuşulan ve zaman zaman eleştirilen Rako dün gece büyük alkış aldı.
Roberts: Eski takımına karşı kazanılan maçta çok emeği var. Olmazı başardı. Vujcic çok ağır ve hata yapıyor. Herkesin ardını toplamaktan helak oluyor. Maç sonunda ki, ribaund Partizan’ı ve seyirciyi bitirdi. Roberts, mükemmel bir oyuncu iyi ki, alınmış.
Murray: Her geçen gün alışıyor. İlerde çok faydası olacak. Basketbolu bilen ve özellikleri olan bir oyuncu.
Sinan: Savunmada en güvenilir oyuncu. Hücumda gerekeni yapıyor. Sinan bileğinin hakkı ile takımın vazgeçilmezi oldu.
Kerem Tunçeri: Bir iniş, bir çıkış, derken maçın sonundaki faullerin yüzdesi maçı aldı götürdü! Kerem kendini en kötü hissettiği günde bile takımına maç kazandırdı. Tebrikler Kerem. Ancak moralsiz gözükmesi seyredenleri üzüyor!
Wisniewski: Hatasız oynadı, şutu girmese de, top kaybetmeden oynaması önemli.
Thornton: Eskisi kadar sayı yüküne omuz vuramasa da, maç içinde hayati işler yapıyor. Hele kritik aldığı hava topu maçı kaderiydi.
Perasovic: Alan savunmasını uzun süreli yaptırdığı anlar oldu. İyi çalıştırıcı olduğunu ancak iyi bir taktik adamı, olduğu konusunda tereddütler vardı. Bu maça inanılmaz motive olmuş. Çok beğendiğim bir oyun stratejisi uyguladı.
Efes Pilsen’i eski günlerine kavuşmuş görmek Türkiye’yi taraflı tarafsız mutlu ediyor. Çünkü “Basketbol Sevgisi” meşalesi Efes’le yandı bu ülkede. Herkesin gururu olduğu günlere ulaşması, Fınal-Four’da olması ülkenin rüyasıdır.
Artık Efes’in yapılanmasında tereddüt yok. Hem kulüp olarak, hem takım olarak tam bir bütün olarak basketbola hizmet vermeye devam edecektir.
Basketbolun Başkenti ve gerçek bir cehennem olan Belgrad’dan galibiyetle çıkan Efes Pilsen’i kutluyoruz.



