Kendi takımımız olduğu için pek bunu anlayamayız ama bu Milli Takım hakikaten çok sinir bozucu olabiliyor. Biraz empati yapıp, hücuma çıkarken rakiplerin aklından geçenleri bir düşünmeye çalışsanıza. Toplu oyuncuya yapışan savunmacı, rotasyonda yardım için bekleyen ikincisi, olmadı arkada bekçi Ömer Aşık. İnsana sıkıntı veren ölümcül bir baskıdan bahsediyoruz. Oyuncu değişikliklerinde fazla düşmeyen, rakibi oyun ilerledikçe daha da bunaltan, hem fizik hem psikolojik olarak oyuna küstüren bir savunma bu.
DÜN ilk yarı 35-31 kapandıktan sonra 2. yarıda gördük bunu. O 20 dakikanın skoru 46-21 oldu. Potayı göremedi Hırvatlar. Koca devrede 7 basket attılar, 13 top kaybettiler. Hırvatistan bir ara topu hücuma getirmekten bile korkar hale dönüştü 3. çeyrekte. O savunma sayesinde dağılan sorumluluk hücumda da daha fazla paylaşıma dönüştü. Amiyane tabirle ‘açıldı’ takım. 12 farklı oyuncu 4 ve üzerinde skor üretti. %74’le faul bile attık.
BU takım kolay yenilmeyecek. Ama yenebilecek mi, bunu oyunun diğer tarafı belirleyecek. Orada da esas soru işareti oyun kurucu. Ender, Barış, Doğuş üçlüsünden hangi gün ne alacağımızı tam olarak kestirmek kolay değil. Esas önemli isimler topa yön veren iki yardımcı Emir ve Hidayet’in durumu. Dün Emir de Hidayet de bu hazırlık döneminde ilk kez geçer not alacak bir oyun ortaya koyunca her şey kolaylaştı. Zaten savunmanın tetiklediği sayılarla bir noktaya geliyor, o yıpratıcı baskıyla rakip savunmayı da bozuyoruz. Mesele bunu skora dönüştürebilmek, yarı saha hücuma denge ve çözüm getirecek bir organizasyon eklemek.
ESAS SINAV BUGÜN
İKİ maçta ortalama 52.5 sayı yedik. Ama esas bugün kolay siniri bozulmayan, oyundan düşmeyen Sırbistan önünde gerçek durumu göreceğiz.



