Basketbol Federasyonu kulüplerden gelen istek doğrultusunda kulüplerdeki yabancı sayısını altı, devşirme ile birlikte yediye çıkardı. Artık bu kararın doğruluğunu, yanlışlığını tartışmanın faydası yok.
Ama… Alınacak her kararda ülke menfaati ön planda tutulmalıdır. Ülke menfaati demek milli takım demek, ülke menfaati demek kulüp takımların başarılı olması demek, ancak bunu sağlarken maksimum yerli katkısı almak demek. Bunları başaramazsak gelecek nesillere örnek hazırlamaz ve onları basketbol sevdalısı yapamayız.
TBF yabancılara kapıyı açarken, Türk oyuncular ve gençler açısından altını doldurmadan sınırı genişletti. Geçenlerde Harun Erdenay, “Bu zaten 2 yıllık bir uygulama. Sonrasına bakacağız” dedi. Yani bu 2 yıldan kötü sonuçlar alınırsa değişiklik yapılabilir demeye getirdi.
Acaba Türkiye'nin Gençler'de ve Ümitler'de Avrupa'nın en iyileri olan oyuncular için iki yıl kaybetme lüksü var mı ve bu kimin haddine?
Oysa TBF, yabancı yönergesi ile birlikte Türk oyuncuları koruyacak önlemler almalıydı. Kulüpler “A2” veya “Geliştirme Ligi” kurulsun diye yırtındı ama bir sonuç çıkmadı.
Tofaş, voleyboldaki gibi alt yapı puanlarının A takımlara yansımasını önerdi, bir yanıt gelmedi.
Takımlarda 6 tane deneyimli, güçlü yabancı varken, takımların gençleri oynatması kabul etmek gerekir ki çok zor. Bekle ki 30 fark olsun da gençler son 3-5 dakika fasulyeden oyuna girsin.
Kulüpler aynı isim ve aynı lisans altında alt liglerde takım bulundurabilmeyi de önerdi. Ondan da sonuç çıkmadı. Anadolu Efes örneğini ele alalım. Ümit ve Genç Milli Takımlarında izlediğimiz, üst düzey oyuncu olmaya aday 6-7 oyuncuları var. Bunlardan bazıları A Takım kadrosuna alınacak, diğerleri Pertevniyal'de oynayacak ve içlerinden ikisi çifte lisansla her iki takımda da yer alabilecek. Anadolu Efes'in Birinci ve İkinci Ligler'de takımının olduğunu düşünün ve sadece iki oyuncunun değil, bütün gençlerin iki takım arasında geçiş yapabileceğini hayal edin. Bu durumda birçok oyuncu 2. Lig'deki Anadolu Efes'te oynarken, o hafta için Ivkovic'in uygun göreceği oyuncular 1. Lig takımında da forma giyebilecekti.
Altyapıları dinamik tutmak gerekir. Bugün için sadece 4-5 kulüp ciddi denilebilecek şekilde çalışmaktadır. Birçok 1. Lig kulübü altyapılara önem vermemekte, antrenörlere bin TL dahi vermemektedir. TBF kulüplerin altyapıya eğilmelerini kendi hallerine bırakacağına zorunlu hale getirebilir. Nasıl mı? İşte akla gelebilecek çözümlerden biri. İDDAA yönetiminin kulüpleri her hafta programa almak gibi bir zorunluluğu yok. Kulüplerin İDDAA gelirinin yüzde 20'sini altyapıya kullanma zorunluluğu getirilse, bunun kontrolü TBF vasıtasıyla yapılsa ve erçekleştirmeyen takımları kuponlara koymasa… Bakın nasıl hepsi altyapıcı oluyor…
Altyapıların en büyük sorunlarından biri de Anadolu'daki yetenekli oyuncuların başta İstanbul olmak üzere büyük kentlere transfer olma zorunluluğu. Kendi kentlerinde kalmaları halinde iyi maç oynama şansı olmaması nedeniyle kendilerini İstanbul'da buluyorlar. Bu oyunculardan belki yüzde 5'i ileride basketboldan para kazanıyor, diğerleri ise hayal kırıklığı içinde memleketlerine dönüyor. Birçok sosyal sorunu da beraberinde getiren bu işleyişi değiştirmek TBF'nin görevidir. Türkiye Gençler Ligi, Türkiye Ümitler Ligi düzenlenerek bu gençlerin maç eksiği giderilebilir.
GENÇLERİN VERECEĞİ KARAR…
Bugün birçok yetenekli genç oyuncudan söz ediyoruz. Bunların çoğu da Avrupa için iddialı kadrolar kuran İstanbul takımlarının oyuncuları. Dünya yıldızlarını toplayan bu takımlardaki oyuncuların oynama şansları çok değil. Birçok Anadolu kulübü ise bu oyuncuları alıp süre vermeye hazır. Ama burada başka bir sorun çıkıyor…
Geçenlerde bir Anadolu kulübü yetkilisi ile konuştum, ismi lazım değil, bir İstanbul takımında bulunan genç bir oyuncuya transfer teklif ettiklerini ve 500 bin liralık teklifle karşılaştıklarını söyledi.
Gençlerin veya onları yönlendirenlerin de aklını başına toplaması lazım. Bugün Türkiye'de hayatı boyunca kazandığı para 500 bin lirayı bulmazken, henüz kariyerinin başında olan bu gençlerin ya oturup para saymayı öğrenmeleri, ya da dayak yemeleri gerekir. Son alternatif ise buna yakın bir parayı bugünkü kulüplerinde alıp maçları kenardan seyretmeleri… Ancak bunu yapacaklarsa, “Neden oynamıyoruz” diye ağlamayacaklar…
Oysa mantıklı paralara transfer olsalar, ya da kiralık olarak gitseler gelecekte çok daha büyük paralar kazanabilirler…
Tartışılacak çok sorun var…