MİLLİ Takım’ın 2014 Basketbol Dünya Şampiyonası performansını iki açıdan değerlendirmek gerek bana göre. İkinciliği garantileyip bu gruptan çıkmak sürpriz değil elbette. Öyle ki başından itibaren beklentimiz bu sonuçla gitmekti Barcelona’ya. Bu yönden bakıldığında normal sonuçmuş gibi görülüyor ancak bir de diğer yanı var.
UYUM GRAFİĞİMİZ ARTTI
TURNUVA öncesi eksikler, ve takım performansı göz önüne alındığında aslında, Milli Takımımız’ın beklentilerin altında kalacağı endişesi de vardı akıllarda. Şimdiki duruma bakıldığında ise iki seçeneğin birleştiği bir tablo var bana göre ortada. İlk maçtan itibaren uyum grafiği artan, ciddi hatalar yapıp geri düştüğü maçlarda bile “Tamam” demeyen ve kritik galibiyetlere ulaşan takımımız kendine güvenli en başta.
RAKİBİ İYİ TANIYORUZ
EVET bu güven bazen karşılaşmalarada fazla artıp negatif bir etki olarak çıktı karşımıza ama rakibe göre inişli çıkışlı, ilk yarısı ikinci yarısından çok farklı maçlar oynamış olsak da başarılı bir A Milli Takım vardı İspanya’da.
ŞİMDİ rakip Avustralya. Yakından tanıdığımız oyunculardan kurulu, bu turda mücadele edeceğimiz ideal ekip aslında. Son 16 turunda bir zorlu sınava daha çıkıyor 12 Dev Adam. İyi yaptığı şeyleri karşılaşmanın geneline yayıp, kazanma alışkanlığını edindimiş bir ekip olarak bugün varolurlar umarım sahada. Dominik Cumhuriyeti maçından sonraki iki dinlenme gününün ardından çok konsantre ve enerjisi yüksek bir Milli Takım izleyeceğimiz inancındayım, dilerim sonuca da yansır.