10 Nisan 2026, Cuma
spot_img
Ana SayfaDİĞERARŞİVYokluktan çıkan varoluş / İSMAİL ŞENOL

Yokluktan çıkan varoluş / İSMAİL ŞENOL

- Advertisement -
- Advertisement -

 

Varoluşçu felsefenin önde gelen isimlerinden Alman Martin Heidegger, “yokluktan ortaya her seferinde varoluş çıkar” der. Heidegger sporu sever miydi bilinmez, ancak yaşasaydı 2015 TBL Final Serisi'ni kendi düşüncelerinin bir kanıtı olarak gösterebilirdi.

Pınar Karşıyaka yokluklar üzerine inşa edilmiş bir takım. Playoff boyunca yapabildiği şeyler öne çıksa da, birçok şeyi yapamıyor aslında. Onlardan biri yavaş oynamak. Karşıyaka'nın sistemi takımın fiziki dezavantajını atletik özellikleriyle kapatmak ve o şekilde fark yaratmak üzerine kurulu. Sonuç başarı olsa da, istediklerini bulamadıkları anda epey zorlanıyorlar.

Dontaye Draper ve Nenad Krstiç'in sakatlıkları, Thomas Heurtel'in cezasıyla Efes de ana rotasyonunda birçok yokluk yaşadı. Ancak tıpkı Heidegger'in dediği gibi, yokluktan yeni bir varoluş çıkardı Efes. Heurtel ve Krstiç'in yokluğunda tamamı hareketli oyuncular üzerine kurulu, Karşıyaka'nın panzehirini üretmiş bir yapı kurdular. Üç sayı çizgisinin gerisini harika savundular, tempoyu artırmasını engelleyip Karşıyaka'ya ikinci sayı şansı vermediler. Hücumda da Stratos Perperoglou'nun sırtı dönük oyunlarını iyi kullanıp sonuca gittiler. Duşan Ivkoviç, bir ara Matt Janning-Cenk Akyol-Okben Ulubay-Cedi Osman ve Dario Şariç beşiyle çemberden uzakta başlayan baskıyı o kadar başarılı uyguladı ki, Karşıyaka'nın bildiği tek işi uygulamasını engelledi. İlk yarıda sadece beş top kaybeden Efes, Karşıyaka'yı üç üçlükte tuttu.

İkinci yarıya başlarken çılgın bir Efes vardı parkede. Heurtel’in yokluğunda hücumda sorumluluğun paylaşılması takımdaki özgüveni yukarı çekerken, başta Birkan Batuk olmak üzere Efes harika bir oyun ortaya koydu. Bu noktada Karşıyaka, kendini başarılı yapan sistemden vazgeçmedi ve geniş alandaki baskılı savunma ısrarını sürdürdü. Yarı sahada zor hücum eden Efes’i koşmaya teşvik eden, Karşıyaka’nın baskılı savunmasıydı. Açık alanda oynamanın da etkisiyle bu periyotta tam yedi üçlük atan Efes, sezon başındaki keyif veren görüntüsüne geri döndü. Takım, kimliğini buldu ve kendi basketbolunu oynamaya başladı.

Efes’in kurtuluşunun, sene ortasında vazgeçtiği düzen olduğu İzmir’deki iki maçta adeta kanıtlandı. Ivkoviç’in kontrolünde, sert savunma üzerinden geçiş hücumlarında etkili olan, yarı sahada sırtı dönük oyunları etken kılan, Avrupa’nın en değerli dört numaralarından Şariç’in daha çok topla oynadığı basketbol; Efes’i başarılı kılacak. Fakat o düzen de bu kadro yapısında kusursuz işlemiyor tabii ki. Hele Draper’sız. O yapıda yarı sahada yaratıcı lider oyuncu eksikliği öne çıkıyordu. Arena’da son periyotta yeniden hortladı bu eksik.

Dördüncü çeyrekte 15 sayı geriden gelen Karşıyaka, maçı uzatmaya götürdü. İlginç gelebilir fakat burada değişen şey, Karşıyaka değil, Efes’in oyunuydu.  Skoru koruma içgüdüsüyle koşmaktan vazgeçen Efes, top kayıplarına başladı. İlk yarının tamamında yaptığı top kayıplarını dördüncü çeyreğe sığdırıp bu bölümde beş top kaybeden Efes, Karşıyaka’nın ritmini bulmasını sağladı. Ufuk Sarıca’nın takımı, tavrından hiç vazgeçmedi. O ana kadar felaket bir maç çıkaran DJ Strawberry, takım lideri Bobby Dixon’ın üzerindeki yükü azalttı, bire birde sürekli çembere giderek skora destek oldu. Karşıyaka da maçı kazandı.

Adeta Heidegger’in tezini ispatlamaya çalışan Ufuk Sarıca, dev yürüyüşündeki her adımında yokluklardan bir varoluş çıkardı. Transfer planlaması, sezon planlaması, maç planlaması… En büyük plandan en küçüğüne kadar her yerde risk aldı Sarıca.  Normal sürenin sonunda Lasme serbest atış çizgisine gelmişken son molayı yakması bunun küçük düzeyde bir göstergesiydi. Çok iyi tam saha baskı yapan Efes’e karşı yedi saniyede organize olamama senaryosunu değil, tam sahada hızlı oyuncularının daha doğru karar vereceği senaryoyu tercih etti. Hayal kurarak, yapabildiği işlere odaklanarak, herkesi kendine inandırarak ilerliyor Sarıca. Bu sezon 43 resmi maç kazanan Karşıyaka, TBL şampiyonu olmak için sadece bir maç daha kazanmak zorunda. Takvimin herhangi bir gününde deli saçması gibi görünebilecek bu hayal, 16 Haziran 2015 itibarıyla gerçeğe daha yakın duruyor.

 

BENZER HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Reklam -spot_img

Son Haberler