U20 Kız Milli Takımı, Avrupa’da bir sene önce U18 Kız Milli Takımının B klasmanına düşmesi ardından aynı kaderi paylaşmak riskinden kurtuldu.
“Ümitlerimiz” devrede 37-23 geride olduğu kritik Macaristan maçını ikinci yarıdaki etkili savunması ile 68-59 önde bitirdi.
Topu yere vurabilen birkaç oyuncusu olmasına rağmen fizik gücü yüksek Macar takımı önünde baskılı savunma ile kazanarak 9-12 sıralar için oynama hakkını elde ettik.
Yeni TBF’nin bu seneden başlayarak Altyapı Milli Takımlarını önceki yıllarda altyapı milli takımlarında görev yapmış olan, bugün “bir dünya ligi haline getirilen” TKBL ve ELW tecrübeli coachlarımıza emanet etmesinin akılcı olduğunu düşünüyorum.
Bu düşüncenin tek bir nedeni var.
Bizim coachlarımız, 4 yabancı ve bir devşirmenin rahatlığına o kadar alıştılar ki altyapılar ile bağlarını tamamen kesmişlerdi. Şimdi, en azından görevde olanlar, Avrupa ile aramızın ne kadar açılmakta olduğunu yerinde yaşayarak görüyor.
Bakın yöneticiler demiyorum.
Kadın basketbolundaki yönetici profilinin genel vizyonu yandaki şehrin takımını bir sıra geçmekle sınırlı olduğu için o taraftan hiç umudum yok.
Bilgisizlik ve iş bilmezlik nedeni ile her sezon 6-7 yabancıya ödediği parayı “şan” kabul edip altyapı için yapılan yatırımı “masraf” gören zihniyet bana umut vermiyor
Bu satırların yazarı birkaç istisna dışında 1985 yılından bu yana altyapı Türkiye Şampiyonalarını coach ya da yorumcu olarak yerinde izledi.
Görüntü şu; Elimizde yetenek havuzunun boyutu giderek daralıyor. Yeni nesil uzun boylu oyuncuları sahaya getirse de bu oyuncular kaliteli bir altyapı basketbol eğitimini alamıyor.
Bu konuya yatırım yapan kulüplerin sayısı giderek azalıyor.
1995 doğumlu sporcuların yer aldığı Adana’da yapılan 2009 U14 şampiyonası, 1996 doğumlu isimlerin yer aldığı Nevşehir’de yapılan 2010 U14 turnuvası o zamana kadar yapılan turnuvalardan geri gidişin başlangıcı idi.
Ne yazık ki bu sene Uşak’ta izlediğimiz 2001 doğumlu sporcuların yer aldığı U14 turnuvası 2009 ve 2010 seviyesinin de çok altında bulunuyor.
Bu geri gidişin nedenlerini 2010’lardan bu yana yazıyorum. Merak edenler bu yazının sonunda bu yıl yapılan bir altyapı değerlendirmesini de okuyabilir.
U18 Kız Milli Takımı geçen sene küme düştü. Şimdi B klasmanında yer alıyor.
U20 Milli Takımının gelecek sene hangi hedefle Avrupa finaline uğurlayacağımızı sanırım söylememe gerek yok.
Artık;
Türkiye Basketbol Federasyonu kadın basketbolu altyapısı konusunda “işi idare etmek”ten işi “yönetmek” boyutuna geçmelidir.
Buna mecburdur.
5-6 Yıl sonra A Milli Takım seviyesinde B klasmanına düşmemek için buna mecburuz.
Twitter:@hayripekergin
ALTYAPI ŞAMPİYONLARAINDAN SONRAKİ YAZILARIMDAN PASAJLAR
KIZLARDA ALTYAPI TÜRKİYE ŞAMPİYONALARI
Mayıs ayı sonunda Uşak’ta yapılan Küçük Kızlar Türkiye Şampiyonası ile birlikte 2015 altyapı Türkiye Şampiyonaları tamamlanmış olacak. Elazığ’da yapılan Genç Kızlar Finallerinde (U18) Beşiktaş, Yıldız Kızlar Türkiye Şampiyonasında ise (U16) Galatasaray şampiyon oldu.
Yazı kaleme alınırken devam eden Küçük Kızlar (U14) Türkiye Şampiyonasında Fenerbahçe, İstanbul Üniversitesi, Çankaya Üniversitesi ve Antalya Koleji yarı finale başarısı göstererek şampiyonluk yolunda ilerliyor.
KADIN BASKETBOL ALTYAPISI ALARM VERİYOR
Kadın basketbolu altyapısı için alarm zillerinin çalmakta olduğunu, her jenerasyonda 1-2 parlayan ismimiz olsa da, genel seviyenin sürekli olarak geriye doğru gittiğini, 4-5 sezondan bu yana sürekli dile getiren bir basketbol sever olarak gözlemlediklerim hiç şaşırtıcı değil.
Aranızda “kötümserliğin gereği yok” diyenler var ise U18 Kız Milli Takımının daha geçen sene 1996-1997 doğumlu oyuncular ile gittiği Avrupa Şampiyonasında küme düştüğünü hatırlatmak sanırım yerinde olur.
YILDIZ KIZLARDA RİZE TAKIMININ BAŞARISI MI? ALTYAPIDAKİ GERİYE GİDİŞ Mİ?
Rize Belediye SK Yıldız Kız Basketbol Takımı teknikleri yeterli seviyede olmasa da mücadeleci 2-3 oyuncusuna Eydina ve Erdenay Topçu kardeşler ve şutör Merve Şahin gibi üç yetenekli ismi ekleyince Türkiye’de TKBL ve TKB2L takımlarını, daha çok kulübün liglere katıldığı “Büyükşehirleri” geride bırakarak ilk dört içinde yerini aldı.
Elbette Rize’li sporcuların ve coachlarının başarısını büyük bir saygı ile alkışlıyorum. Bununla birlikte bu başarının basketbol faaliyetlerinin yoğun sürdürüldüğü illerde yapılan çalışmaların verimsizliğini de ortaya koyduğunu düşünüyorum.
GENÇ KIZLARDA İLK SEKİZ TAKIMIN BEŞİ İSTANBUL’DAN
İstanbul takımlarının tümünün son sekize kalması aşağıda belirtilen nedenlerle Anadolu’da basketbolun ne yöne doğru gittiğinin acı bir göstergesi. İstanbul takımları dışında kalan üç takım ise Adana ve Mersin takımları.
U18 turnuvasında U14 ve U16 yıllarında çok ön planda olmayan ya da yeni parlayan yetenek olmaması hatta geçmiş yıllarda ön planda olan isimlerin giderek daha geriye giden profili altyapıda gençlere sunulan eğitimin seviyesi açısından oldukça düşündürücü.
YETENEKLER KENDİ ŞEHİRLERİNDE YETERLİ İLGİ VE EĞİTİME ERİŞEMİYOR
Bugün Fenerbahçe, Galatasaray Fenerbahçe, Beşiktaş hatta az sayıda da olsa İstanbul Üniversitesi altyapısında Adana’dan Kayseri’ye Hatay’dan Afyon’a, Balıkesir’den Kocaeli’ye, Ankara’dan İzmir’e Türkiye’nin bir çok yerinden gelen genç oyuncular var.
Bu oyunculara ve onları büyük şehre yollayan ailelere İstanbul takımlarının cazip gelmesinde ilk neden kendi şehirlerinde (hatta kendi bölgelerinde) basketbol olarak aynı eğitime yaklaşabilecek hedefleri olan bir organizasyon olmaması. Peki neden?
TKBL VE TKB2L TAKIMLARI ALTYAPIDA YETERLİ YOĞUNLUKTA VE BİLİMSEL ÇALIŞMIYOR
Sözümüz elbette yaptıkları tarama çalışmaları ile havuzu sağlıklı şekilde büyüten ve genç oyunculara sağladıkları olanaklar ile her yıl kendi seviyesini yukarı taşıyan az sayıdaki TKBL TKB2L kulübüne değil.
Bununla birlikte TKBL ve TKB2L takımları arasında genele baktığımız zaman altyapı faaliyetlerinin geriye gittiğini görüyorum. Çoğu TKB2L takımı yöneticisi karşılığı 4-5 yıl sonra alınacak altyapı yatırımlarına para harcamaktansa “alırım yabancıyı oynatırım” düşüncesi ile hareket ediyor.
Geçmişte oyuncu yetiştiren bir merkez olan BOTAŞ altyapısının 1996 jenerasyonu sonrasında çökmüş olması ve bugün sıfırdan tekrar kurulma çabaları aslında size çizmeye gayret ettiğim resmin güzel bir örneği.
Ne yazık ki bu mantık giderek TKB2L takımlarına da yayılmış durumda. Bu kulüplerde görev yapan teknik yetkilileri sorguladığınız zaman aldığınız cevap genelde aynı. “Kulüp altyapıya yatırım yapmak, kaynak ayırmak istemiyor.”
Bunun arkasındaki neden ise geçmiş dönemde TBF yönetiminin kadın basketbolundaki yerli oyuncu erozyonunu fark etmeyip, bugün dünyada örneği görülmemiş şekilde, sahada 4+1 devşirme = 5 yabancı uygulamasına izin vermiş olması.
TKBL’nin büyük markaları ise kolayı bulmuş durumda. altyapı yetenek taramaları, seçmeler ve uzun vadeli çalışmalar yapmaktansa Anadolu’dan yetenekli gençleri toplayarak “takım çıkarmayı” giderek daha fazla benimsemekteler.
Bu eksiklere, ellerindeki yetenekleri verimli şekilde kullanamayıp heba eden TKBL kulüplerini de eklersek genel resim çok umut vermiyor.
ÇÖZÜM TBF’NİN ALTYAPI YATIRIMLARINI VE YETENEK HAVUZUNUN GELİŞMESİNİ TEŞVİK ETMESİ
Uygulanacak yöntemler kadın basketbolunun yeniden okullara sokulması için MEB ile işbirliğinden kulüplere getirilecek eğitim, destek ve hatta “yaptırımlara” kadar çok fazla.
TESELLİMİZ SAHİP OLDUĞUMUZ YETENEKLİ İSİMLER
Yıldız Kızlar Türkiye Şampiyonasında power forvet İlayda Güner (1999 /İÜ), forvet Meltem Yıldızhan (1999/Galatasaray), Zeynep Maden (1999/F.Bahçe), Erdenay Topçu (1999/ Rize Bld.SK) gelecekte TKBL’de yerini alacak isimler olarak dikkat çekti.
Genç Kızlar Türkiye Şampiyonasında 16 yaşındaki pivotlar İlayda Güner ve İnci Güçlü’nün turnuvayı domine etmesi, 17-18 yaş grubunda Türkiye’deki bütün takımların pivot /power forvet pozisyonunda yapmadıkları çalışmalara işaret ediyor. Seda Deniz (1997/GS), Sevgi Uzun (1997/Beşiktaş)ve Melis Gülcan (1996/ F.Bahçe) takımlarının en ön plandaki isimleri oldu.
Twitter:@hayripekergin