Eğer siz Türk basketbolunun başarısının 2010 Dünya Şampiyonası ile sonuçlandığını düşünüyorsanız, bir daha düşünün. Yanılıyorsunuz.
Bu yazı bana ait değil. Yazı, FIBA Daily internet sitesinde geçen gün çıkan bir makale. “Türkbasketbolunun önü çok açık. Türkler çok iddialı. Bunu geçen gün milli kadroyu açıklarken konuşma yapan Federasyon Başkanı’ndan ve Milli Takım koçu Orhun Ene’nin sözlerinden anladık…” diye devamediyordu. Bu bir gerçek. Türk basketbolu Avrupa’da yükseliyor. Takımlar Avrupa ikinciliği de bunun bir ispatıoldu. Çok güçlü bir Erkek Milli Takım kadromuz var. Ümitliyiz başarıya inanıyoryuz. Milli Takım için önümüzdekigünlerde gene çok konuşacağız. Bu yüzden bu yazıyı Milli Takım yerine Türk basketboluna ayırıyorum.
Geçenlerde bir yazımın başlığı (Basketbolumuz Beşiktaş’ı bekliyor) şeklindeydi. Beşiktaş kapıyı çaldı geliyor.Hem de beklenenden de güçlü geliyor. Beşiktaş’ın gelişiyle, zaten hazır Fenerbhçe, Galatasaray, Efes ve Banvit’le beraber zirve oynamaya kararlı beş takım oluştu. Ayrıca Play-off'lara girmek için mücadele edecek kulüp sayımız da her gün artıyor. Önümüzdeki mevsim Türk basketbol tarihinin en çekişmeli ve kaliteli liginiizleyeceğimiz muhakkak. Beşiktaş NBA’de dünyanın en iyi oyun kurucularından biri olduğu kabul edilen Deron Williams’ı kadrosuna kattı. Şimdi de Kobe Bryant’ın adı geçiyor. Ama bana göre en büyük transferleri DoğanHakyemez. Bizde koçlar yanlarına güçlü ve meşhur yöneticiler istemezler. Tüm otoritenin kendilerinde kalmasını tercih ederler. Halbuki bilgi paylaşılınca büyür. Yönetim de bir takım oyunudur. Başarıyı da sadece takım oyunu getirir. Bu yüzden yetkilerini paylaşmayı kabul eden Ergin Ataman, Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdi. Kendisini tebrik ediyoruz. Ergin ve Doğan ikilisinin ortak gücü Beşiktaş basketbolunu zirveyetaşıyacaktır.
Fenerbahçe bu çalkantılı günleri atlattığında yeri göğü inletecek hamleler yapacaktır. Bundan kimsenin şüphesiolamsın. Zaten orada Aydın Örs’ün etrafında oluşan çok güçlü bir teknik kadro var.
Galatasaray’a gelince, Cumartesi günü Galatasaray Yönetimi, üyelerinden istediği ekonomik destek yetkisini aldı. Galatasaray Başkanı’nın her konuşmasında “Galatasaray sadece bir futbol kulübü değildir. Örnek bir sporkulübüdür.” ifadesi yer alıyor. Başkan “Biz sadece futbolda değil, tüm branşlarda Avrupa çapında kalıcıbaşarılar peşindeyiz” diyor. Kartal Tesisi’ni voleybol şubesinin emrine vermeleri bunun bir ispatı. BenGalatasaray Yönetimi’ne çok önemli bir konuyu hatırlatmak istiyorum. İstinye’nin tepesindeki Metin OktayTesisi’ni İstanbul Büyükşehir Belediyesi Galatasaray’ın kullanımına vermeye hazır. Bunun önceki yıllardagerçekleşmesi neredeyse bitiyordu. Ama yeşil futbol sahası, yüzme havuzu, tenis kortları ve basketbolsalonuna sahip tesisin onarımı için 100 bin dolar gerekliydi. O zaman maçları TRT yayınlıyor ve yayın parası ödemiyordu. İddaa da yoktu. Galatasaray Yönetimi 100 bin dolar yüzünden teklifi sonuçlandıramadı. Ben bu durumu Galatsaray Yönetim Kurulu güçlü üyesi Adnan Öztürk Bey’e açıkladım. Galatasaray Metin Oktay Tesisleri’ni kullanmaya başlarsa Galatasaray Yönetimi ve Adnan Öztürk Bey Galatasaray basketbol tarihine geçer.
Efes’te de olumlu gelişmeler var. Bunların en başında Efes’in çok bilgili ve çok tecrübeli Çetin Yılmaz’ıkadrosuna katması geliyor. Bugün dünyada her gün her yerde artan Mentor (Danışman) uygulaması var.Böylece her kulüp bilgi ve enerjilerine tecrübeyi de ekliyorlar. Efes'te Çetin Yılmaz’la beraber enerji, bilgi vetecrübe üçgeni ilk defa oluşmuş oldu.
Son olarak tekrar Beşiktaş’tan bahsetmek istiyorum. Bugün Beşiktaş’ta, tribünlerde oturan sayılamayacak kadar çok sayıda tecrübeli, hayatını basketbola adamaya hazır eski basketbolcu var. Eğer Beşiktaş Yönetimibu tecrübeli ve hırslı basketbol adamlarımızdan oluşan (Basketbol Danışma Kurulu) kurarsa, basketbolumuzçok önemli bir yenilik daha kazanmış olur.




