Real Madrid gibi Avrupa'nın en iyi hücum takımlarından biri karşınızda olduğu zaman bir hata, bir tercih; 'son' demek olabiliyor.
Anadolu Efes'in Real Madrid'den eksik bir yanının olmadığını ufak nüanslarla serinin kaybedildiğini söyleyebiliriz serinin geride kalan 4 maçına baktığımızda.
Savunmasını ortaya koyduğu zaman, kendi basketbolunu kabul ettirip oyunu kontrol ettiğinde ve maçı 70'li sayılarda tuttuğu zaman Anadolu Efes, her maçın içinde…
Ancak bir an geliyor, hücumda bir kötü tercih, bir acele atış işleri terse çevirebiliyor. Dün de benzeri oldu. Savunma karakteriyle dönen Efes paylaşmadan atışlar kullanınca karşısında seri katil gibi soğuk kanlı Rudy Fernandez'i buldu. İki üçlüğü arası panik atışları, Real'in ekmeğine yağ sürdü o kadar…
İşte o tercih meselesi belki de tecrübe demek… Efes genç bir takım, Real Madrid ise yıllardır beraber oynayan, final gediklisi bir ekip.
Teselli; arada fazla bir farkın olmaması… Takım hücumcu-savunmacı diye ikiye ayrılmayıp 'bir' olduğunda ve birkaç takviyenin ardından Efes'in yolunun açık olduğunu söylemek içten bile değil…