U19 Dünya Şampiyonası'nda üçüncü olduk. FIBA'nın internet sitesinde bile Türk takımı için övgüler dolu. Bu başarı “Türk çocuğunu nasıl büyük oyuncu yaparız” sorusuna derinlik kazandırdı. Oynadığımız 7 maçın 6'sını kazandık, bir tek maç kaybettik.
İsterseniz önce koçumuzdan başlayalım. Ömer Uğurata için “Ufukta yeni bir Ufuk Sarıca görüyoruz” demek hiç yanlış olmaz. Ömer bize Türk koçların önemini bir kez daha hatırlattı. Ömer takımımız hata yaptığında bile oyuncularını alkışlayıp motive eden nadir koçlarımızdan bir. Ama tabii her gerekli durumda uyarılarını yapıyor. Onu problemlere bile olumlu yaklaşması genç koçlara örnek olmalıdır. Ömer gerektiğinde tam saha baskılı savunma, gerektiğinde alan savunması yaparak kazanılan maçların çoğunda başarının temeliydi. Tabii Furkan Korkmaz'a da haksızlık etmeyelim.
U19 maçlarının çoğunu önce youtube üzerinden seyrettik ve maçları rahat izleyemedik. Son maçları ise NTV Spor verdi ve rahatça izleme fırsatı bulduk. Türk Basketbolu'nun gelişmesi ve zirveye çıkması için TV kanallarına çok önemli görev düşüyor. Bizi Lig TV'miz mükemmel bir kadroya sahip. Murat Murathanoğlu'nun liderliğinde sunucu ve yorumcu kadrosunda birbirinden değerli basketbol adamlarımız var. Fenerbahçe İspanya'da Euroleague finalleri oynarken Lig TV'nin 7-8 kişilik yayıncı kadrosu İspanya'da da hayranlık kazanmıştı. Biz NTV'nin de basketbola verdiği önemin artmasını bekliyoruz. NTV'de de çoktandır görmediğimiz Murat Kosova başarılıydı ama İhsan Bayülken'e ayrı bir yer açmak gerek. Koç İhsan'ın basketbol için söylediği herşey hepimize birşeyler öğretti diyebiliriz. İspanya Ligi ve NBA maçlarını veren Sports TV'de de son zamanlarda yorumcu olarak Kaan Kural eklendi. Ondan da genç Türk koçların öğreneceği çok şey var. Eğer bu üç TV kanalı “Ölü sezonda Türk Basketbolu'nu nasıl düzlüğe taşırız?” konulu programlar yaparlarsa basketbolumuzu hem tanıtır ve sevdirirler, hem de sezonda tribünlerin dolmasını sağlarlar.
Bu üç TV kanalı arasında başlayacak olumlu rekabeti Ferit Şahenk Bey başlatabilir. Bu olumlu rekabetin, Darüşafaka Doğuş Grubu'nun Türk Basketbolu'na katkısı kadar olumlu yansımaları olacaktır. Ama önce biz hareketi ilk olarak Spor Sorumlusu Fuat Bey'den bekliyoruz.
U19 Dünya Şampiyonası'ndaki Amerika Milli Takım kadrosu, Amerika'da “Basketbol siyahilerin sporudur” anlayışının göstergesiydi. 1 kişilik kadrolarında 11 oyuncu siyahi idi, tek beyaz oyuncu kadroya lütfen alınmıştı. Hep söylüyoruz, Amerika'da basketbol siyahiler için bir meslek sayılıyor. Avukat, doktor olmak yerine basketbolcu olarak hem zengin, hem de meşhur oluyorlar. Siyahilerin beyazlara olan atletik üstünlükleri tartışılmaz. Bu yüzden beyaz çocukların anneleri babaları “Sakın basketbolcu olma, tenisçi ol, yüzücü ol” diyorlar. Bu anlayışın Avrupa'daki temsilcisi ise Fransızlar. Afrikalı siyahiler de atletik yeteneklerinin üstünlüğünü fark etmiş durumdalar. Fransa Milli Takımında da önümüzdeki yıllarda sadece siyahiler oynatsa şaşırmayalım. “Siyahi oyuncu artışının Türk Basketbolu ile ne ilgisi var?” diyorsanız konuyu derinleştirelim. Bugün Amerika genç takımında oynayıp da ileride NBA olabilecek bir veya iki oyuncu var. Üstelik Amerika'da bu genç takım gücünde en az 3-4 takım daha kurulabilir. Her sene NCCA'i bitiren yüzlerce siyahi oyuncularda sadece 3'ü, 4'ü NBA'de yer alıyor, diğerleri Avrupa'nın yolunu tutuyor. Bu yüzden Türkiye'deki “6 yabancı oyuncu uygulaması” Türk takımlarının da ilk beşlerinin siyahilerden kurulu olmasına neden oluyor. Geçen yılı şampiyonu Karşıyaka'nın ilk beşinde 4 siyahi oyuncu oynuyordu. Tüm oyuncularımızı kenarda oturma tehlikesi bekliyor. Bu yüzde biz biran önce TV kanalları ile beraber “Türk çocuğunu nasıl büyük oyuncu yaparız” sorusuna cevap bulmalıyız.
Bu sorunun cevabını bulma sorumluluğunu kulüplerimize bırakmayız. Onların kafaları karışık. Zaten dikkatlerinin yüzde 90'ı futbol tarafına odaklı. Çoğunun yönetiminde tek bir basketbol adamı yok. Bu yüzden de hatalar birbirine ekleniyor. İsterseniz bugün Galatasaray'ı örnek alalım. Galatasaray'da yeni bir başkan seçildi. Biz bu yeni başkanın basketbolla ilgiyi biraz olsun artıracağı inancındaydık. Beklediğimiz olmadı. Lütfi Arıboğan'ın Galatasaray Basketbolu'na getireceği artıları yazdık, okumadılar bile. Tersine en büyük hatayı yaptılar. Türk Basketbolu'nun en bilgili, karakterli adamlarından Murat Özyer'in işine son verdiler. Buradan son defa dursun Başkanı uyarıyorum… Murat Özyer gibi basketbol adamları katiyen kolay bulunmaz. Bu hatayı düzeltin aksi taktirde tüm Galatasaraylı basketbol adamları karşınızda olacaktır.
Son olarak bugün federasyonun başında Harun Erdenay var. Ben Harun'un yönetiminde Türk Basketbolu'na zirve yolunun açıldığına inanıyorum. Artık basketbolumuz her türlü tartışmaya açık. Gerçekler tartışınca bulunur. Bunu unutmayalım.
Sevgiler, saygılar.



