Sitemiz yazarı Mustafa Hatipoğlu, TB2L'de geride kalan 6. haftayı değerlendirdi.
İSTANBULSPOR-Pİ KOLEJİ: 77-74
Hafta arasında karmaşık günler geçiren Pi Koleji, baş antrenörleri olmadan geldikleri İstanbulspor deplasmanından, iyi mücadele etmelerine rağmen mağlubiyetle ayrıldı. Federasyon Kupası’nda ilk gruptan çıkması başarısı gösteren ve lige 5’te 3 ile başlayan bir takımın koçuyla bu kadar çabuk neden yollar ayrılır, anlamak pek mümkün değil. Bu hafta itibari ile geçen seneyi Söğütsen’in başında geçiren Levent Lüle ile anlaşıldı. Maça gelecek olursak, Delic’in yokluğu konuk takımı oldukça olumsuz etkiledi. İstanbulspor maç boyunca 22 hücum ribaundu aldı. Onur Sonsırma takıma katıldığından bu yana en pozitif basketbolunu oynadı. Azizcan, Bristol ve Cihan öne çıkan diğer oyuncular oldular. Pi Koleji ise sakatlık ve hastalıkları bulunan oyuncularından yoksun dar bir rotasyonda mücadele etmek zorunda kalırken, hedef maçlarından bir tanesi kaybetmiş oldu.
MAÇKOLİK.COM UŞAK ÜNİ.-BEST BALIKESİR: 82-62
Maçkolik Uşak Üniversitesi geçen hafta ilk mağlubiyetini deplasmanda Pi Koleji’ne karşı almıştı. Bu mağlubiyetten etkilenmeyip ve çabuk toparlanıp evlerinde Best Balıkesir’i farklı bir skorla mağlup ettiler. Her iki devreye de sert ve defansı ön planda tutarak başlamaları, farkı yaratan en büyük faktör olarak göze çarptı. Bireysel performanslardan çok takım performansı ön plana çıkıyor Uşak’ta. Lige bu kadar iyi başlamalarındaki en önemli etken de takım olarak iyi hareket edebiliyor olmaları. Onat’ın sakatlığının ardından sadece Selahattin ile götürüyorlar oyun kurucu mevkisini. Hatta bu hafta guard pozisyonunda Selahattin’in oyunda olmadığı sürelerde, üç hafta önce takıma katılan, 3 ve 4 numaralı pozisyonlarda görmeye alıştığımız Özcan’dan yararlanmaya çalıştılar. Mutlaka bir an önce, takımın kimyasına uygun bir takviye yapmamalılar. Best ise Yeşilgiresun sonrası Uşak deplasmanından da farkı mağlup ayrıldı. Amerikalı oyun kurucuları sakatlığından dolayı oynayamamış olsa da bu eksiklikten çok şiddetli etkilenmemeli, daha organize ve tempolu basketbol oynamalılar. Nitekim kadroda Timuçin ve Ahmet ile beraber üç oyun kurucu bulundurabilmek gibi bir lükse sahipler. Derin bir kadroları var ve bunu daha efektif kullanabilirler. Uşak’ın sert savunmasına karşı bu kadar etkisiz kalmaları ve oyun düzenlerinden çabucak kopmaları haliyle skora da yansıdı. Gene de iç sahada çok etkili olabileceklerini daha ligin ilk haftasında herkese gösterdiler. Bireysel performansların bu ligde oldukça değişken olabildiğini de hesaba katmalıyız.
PERTEVNİYAL-İSTANBUL BŞB.: 90-71
İki İstanbul takımının mücadelesinde, genç oyunculardan kurulu Pertevniyal, nispeten tecrübeli oyunculardan oluşan İ.B.B.'yi 19 sayı gibi bir farkla mağlup etti. Pertevniyal dinamik, tempolu ve sert bir takım. Cedi Osman, Burak Can ve Tayfun gibi potansiyelli oyuncuları 90 sayının 59’na imza attı bu maçta. Ramazan sadece 5 dakika sahada kalırken, Brown ve Burak Can gibi nispeten daha çabuk iki 4 numara ile oynamayı tercih etti Alaeddin Yakan. Arthur ve Kolaric gibi iki etkili uzunu kadrolarında barındıran bir takıma karşı da 21 ribaund daha fazla aldılar ve ikinci top şansı fazla vermediler. Savunmadaki iştahlarının ve maça iyi başlamalarının etkisiyle de oldukça yüzdeli hücum ettiler. Böylece iki hafta aranın ardından yeniden galibiyet almayı başardılar.
BAŞKENT GENÇLİK-MALİYE MİLLİ PİYANGO: 65-72
Maliye Milli Piyango, Darüşşafaka mağlubiyetinin ardından iki haftadır kazanıyor. Önce evlerinde İstanbulspor’u, bu hafta da deplasmanda şu anki adı ile Başkent Gençlik’i mağlup ettiler. Orbay, kişisel performans olarak bakıldığında bu sezonun en etkili oyununu oynadı. Başkent’te sakatlığı bulunan Admir forma giyemedi. Başkent bu hafta içinde oldukça ses getirecek üç transfer gerçekleştirdi. Ankara/İzmir ekibi önceden ülkemizde 1.ligde oynamış olan iki Amerikalı oyuncu ile anlaştı, Aubrey Reese ve Zelly Wesson. Ayrıca geçen sezonu Gelişim Koleji’nde geçiren, bu sezona aynı geçen seneki gibi Aliağa’da başlayan Eren Ocaktürk takviyesi çok önemli. Kadronun derinliğini ve kalitesini arttıracak üç önemli isim. Şu ana kadar henüz galibiyet alamamış Başkent için lig yeni başlıyor. Yeni transferleri ile birlikte herkesin merakla takip edeceği bir takım haline dönüşeceklerdir. Bir de isim krizini aşabilseler..
İZMİR BŞB.-VESTEL: 66-76
Son iki haftada, Bandırma Kırmızı ve Trabzonspor gibi güçlü iki takıma karşı kaybeden Vestel, ligde henüz galibiyetle tanışamamış İzmir B.B.’yi sadece 3.çeyrekteki basketbolu ile geçti. Vestel, kadro kalitesi ve derinliği olarak kimsenin atıfta bulanamayacağı bir takım. Ancak halen beraber oynayabilmeyi başarabilmiş değiller. En büyük eksiklikleri ve hatta çok büyük handikapları da bu, takım olmayı becerememiş bir görüntü veriyorlar. Bireysel performansların yanına sahada ekip olarak hareket edebilmeyi ekleyebilseler bu ligin en tehlikeli 2-3 takımından biri olabilirler. Federasyon Kupası’ndan bu yana oynadıkları basketbolun üzerine bir şey koyamamışlar. Takımın iki forveti Serhat ve Waller şu aşamada en hazır oyuncular. İzmir B.B. ise eğer takviye yapmazsa haftalar öncesinden lige veda edebilir. Takım olarak gayet iyi niyetle mücadele ediyorlar ancak basketbolda kapasite de önemli. Sinan, Okan, Gurur, Buğra, Aydın ve Tamer gibi oyuncuların yanına çok geç kalmadan iki isim daha takviye edebilirlerse, üstün mücadelelerinin yanına galibiyetler ekleyebilirler.
YEŞİLGİRESUN-GELİŞİM KOLEJİ: 82-64
Lige Başkent ile beraber oldukça dezavantajlı başlayan Yeşilgiresun, Best’in ardından Gelişim Koleji’ni de farklı yendi ve son 3 haftadaki 2.galibiyetini aldı. Maçın genelini çift oyun kurucu ile oynuyor ve mümkün olduğunca ikili oyunları tercih ediyor Yeşilgiresun. İki oyuncunun da pick&roll’lerini savunabilmek çok kolay değil. Savunmanın odağı ikisinde olduğu için de yanında oynayan diğer oyuncular hücumda çok rahatlayabiliyorlar. Sakat olan Barkın ve Orhun da bu maçta tekrar süre buldular. Melih de kendine gelmeye başlıyor. Kısa oyuncu rotasyonu açısından önemli gelişmeler. 4 ve 5 numaralı pozisyonları İsmail, Ofoegbu ve Volkan ile geçmek durumunda kalıyorlar. İsmail bu maçta 37 dakika sahada kaldı. Sahada daha diri kalabilmeleri açısından uzun rotasyonuna bir oyuncu daha gerekli. Bu maça gelene kadar son iki maçını kazanan Gelişim Koleji ise deplasmanda oynadığı iki karşılaşmadan da galibiyet çıkartamadı. Tabi ki İzmir B.B. maçını deplasman diye saymaz isek eğer. İçerde oynadıkları etkili basketbollarına dış sahayı da ekleyebilirlerse play-off’un en büyük adaylarından biri haline gelebilirler.
BANDIRMA KIRMIZI-DARÜŞŞAFAKA: 74-91
Göze hoş gelen, heyecan verici basketbol oynayan ve üst sıraları hedefleyen iki takımın mücadelesinde, Daçka deplasmanda ciddi bir sayı diferansı ile Bandırma Kırmızı’yı mağlup etti. Bandırma Kırmızı, hedeflediği ve şu ana kadar oynamış olduğu maçlarda göstermiş olduğu sertliği sahaya yansıtamayınca, ciddi bir skor potansiyeli olan Darüşşafaka karşısında yenik duruma düştü ve bir daha da rakibini yakalayamadı. Daha doğrusu bir türlü maça giremediler. Üç haftadır sakat olan Yiğitcan bu maçta uzun bir aranın ardından ilk defa oynadı. Maç temposundan uzak bir görüntü vermesi gayet doğal, zaten Selçuk Ernak da kendisinden uzun bir müddet faydalanmadı. Cenk sene başındaki performansından uzak bir görüntü veriyor. Takımı için çok önemli bir parça, mutlaka kendini toparlayacaktır da. Belki takım olarak erken form tutmanın dezevantajını yaşıyor olabilirler. Zaman zaman faydalanabildikleri Şafak’ı bu maçta oynatamadılar. Şafak ve sakatlığından tamamen kurtulmuş Yiğitcan’ı beraber oynatabildikleri maçlarda her takımın canını yakabilirler. Dusan şu an için takıma bir şeyler katabiliyor değil,; daha çok takım, Dusan’a fayda sağlıyor gibi. Daçka cephesinde, Marcus Hall’u lig boyunca yazmaktan sıkılabiliriz. Ancak kendisi istikrarlı bir şekilde performansına devam etmekten sıkılacağa benzemiyor. Hem olağanüstü bir skorer hem de iyi bir takım oyuncusu. O an takımın neye ihtiyacı varsa Marcus onu yapıyor, imdada yetişiyor. İki Cihan ve Metin de oldukça formda. Metin, Aziz Bekir ile oynadığı bu sezonu kendi gelişimi adına çok iyi değerlendirmeli, şu ana kadar da gayet başarılı. Oynadıkları üç deplasman maçından da galibiyet çıkarmaları ayrıca önemli.
AKHİSAR B.-TORKU SELÇUK ÜNİ.: 78-68
Haftanın maçında Akhisar Belediyesi evinde, ligin en formda takımı Torku Selçuk Üniversitesi’ni yenerek üst üste 4.galibiyetini aldı. Lige hatırlanacağı gibi ikide sıfır ile başlamıştı Akhisar. Savunmadaki istekleri maçın kilidiydi adeta. Selçuk Üniversitesi’nin skorer kısalarını iyi durdurdular, uzunlardan da yenilmediler ve 3.çeyreğin bitiminde 17 sayılık bir diferans yakaladılar. Geçen seneki kadroyu koruyarak, beraber oynamaya alışmış oyuncularla sahada kalma tercihleri en büyük avantajları. Ayrıca çember altına Morrow ve Emre (hem 3 hem 4 nolu pozisyonda oynayabiliyor) dış oyuncu pozisyonuna da Serdar ve gene Emre takviyeleriyle, tercih etmeleri halinde geçen seneye oranla daha geniş rotasyonla oynayabiliyorlar. Tyrone, Güven, Serdar, Mert ve Can maçın kazanılmasında öne çıkan isimler oldular.



