Ana SayfaDİĞERARŞİVTB2L'de 3. hafta

TB2L'de 3. hafta

- Reklam -

TB2L'nin önde gelen ismi Mustafa Hatipoğlu, geride kalan 3. haftayı mercek altına aldı.

İlk iki maçını kaybeden Trabzonspor, üçüncü maçında, İzmir’den deplasman galibiyeti çıkarmayı başardı. İşler hiç de iyi gitmiyorken kazanılan bu maç Trabzonspor için oldukça önemliydi. Son dakikaya mağlup girmesine rağmen son 22 saniye kala 1 sayı öne geçen bordo-mavililer, Gelişim Koleji’nin serbest atış çizgisinden ikide sıfır atması ile maçı galip bitirdi. Önceki haftalarda da dediğimiz gibi, Trabzonspor oynaması gereken tempodan çok uzak. Fırat, Orçun ve Dobie bu lig için önemli kısa oyuncular ancak Karadeniz ekibinin tam anlamıyla skorer bir oyuncusu bulunmuyor. Belki de oyun kurucu mevkisini tamamen Sercan ve Kaan’a teslim edip, daha yaratıcı ve tempolu bir iki numara takviyesi takıma daha faydalı olacaktır. Erdem iki haftadır takımın en çok direnen ismi. Bu maçta da Fırat ile beraber oyuna ağırlığını koyan isimler oldular. Zuza, hazırlık maçlarındaki performansını henüz lige yansıtamadı. Gelişim Koleji’nde ise Porrini için şu işi çok iyi yapıyor diyemiyoruz. Çok atlet, penetresi kuvvetli ama ne çok yüzdeli ve kuvvetli bitirebiliyor ne de net bir şutu var. Yeni mezun olmasından kaynaklı handikaplarını yaşıyor şu aşamada. Burak, istikrarı olan bir oyuncu.Yapabileceklerinizi uzun vadeye yayabiliyor olmak çok önemli. Standardı var ve hep aynı mücadelesini sahaya yansıtıyor. Fatih’ten, Zuza’nın match-up’ı olabileceğinden ve alan savunmasının ortasında oynayabilmesinden ötürü diğer maçlara oranla daha fazla faydalandı Deniz koç. Genç oyuncu da kendisini utandırmadı. Takımın önemli taşlarından Özgün, Feyzi, Sercan ve Dearman’dan daha fazla katkı aldıkları günlerde çok daha tehlikeli olacaklardır.

Geçen hafta müthiş bir maç sonrası uzatmada Vestel’e kaybeden Darüşşafaka, bu kez Final’i deplasmanda yendi ve 3.maçında 2.galibiyetine ulaştı. Daçka’da Cihan Amasyalı bu hafta da sakatlığından ötürü forma giyemedi. Aziz Bekir, Cihan’ın yokluğunda Merthan’a daha fazla süre verdi. 94 doğumlu oyuncu da şansını fena kullanmadı, sorumluluk almaktan kaçınmadı. Metin ile beraber, bu sene ikisi de zaman zaman ciddi süreler bulabilirler. Gelişimleri açısından önemli bir sene ikisi için de. Hall bildiğiniz gibi. Oyuna ciddi manada hükmetmesine karşın oldukça yüzdeli oynadı ve maçı sadece 1 top kaybıyla bitirdi. Özellikle son çeyrekte Cihan Mumcuoğulları’nın bulduğu 8 sayı, Petrovic’in tepeden ard arda soktuğu iki şut ve Buğra’nın son saniyelerdeki yakın atışı oldukça kritikti. Daçka, uzunlarından çok ciddi katkı aldı bu maç. Final ise ilk devrede üstündü ancak ikinci devrede oyunun kontrolünü Darüşşafaka’ya kaptırdı. İkinci devrede 55 sayı gördüler çemberlerinde ki, bu çok ciddi bir rakam. Bu sezon geçen seneye göre kısa oyuncu rotasyonu daha geniş Bursa ekibinde. Geçen sene daha fazla süre bulan Esat ve Onur’un ilk üç haftada dakikalarında azalma görüldü. Sürelerin daha fazla oyuncuya pay edilmesi, oyuncuların performanslarındaki düşüşü de beraberinde getirebiliyor.

Cuma günü Ankara’da yaşanan, mucizenin de ötesindeydi. Yeşilgiresun, Pi Koleji deplasmanında son 10-12 saniyeye 6 sayı önde girdiği maçı akıl almaz şekilde kaybetti. Gökper’in kendisine yapılan faul sonucu sinirlerine hakim olamaması, almış olduğu teknik faul ile birlikte oyuna devam edememesi ve de taktik faulleri kendinin kullanamaması hiç de bekleyemeyeceği bir sona sebep oldu. İlk olarak, oyuna kendisinin yerine dahil olan Volkan’ın ikide sıfır atması, daha sonra Pi Koleji’nin teknik faulleri sayıya çevirmesi, akabinde kenardan çıkarmış oldukları topta üç sayı bulmaları, son topta Yeşilgiresun’un topu kaybetmesi ve de maç bitmek üzereyken bir de faul yapmaları sonucunda maçın uzatmaya gitmesi. Olabilitesi pek mümkün olmayan birçok olay gelişti açıkçası. Pi Koleji’nde Berkay ve Berkcan’ın sakatlıklarından ötürü oynayamaması kısa rotasyonunu ciddi anlamda negatif olarak etkiledi. Bu daralan rotasyonda Serhan’ın neredeyse üç kişilik performansı, Ufuk ve Olcay’ın da pozitif katkıları bu pozisyondaki handikaplarının dengelenmesine sebep oldu. Uzun oyunculardan özellikle Serdar ve Delic’in oyuna etkisini de hatırlatmakta fayda var. Yeşilgiresun’da Alex Gordon istatistik olarak inanılmaz rakamlara ulaşıyorsa olsa da, biraz olsun yanındaki oyuncuların maça girmesine engel oluyor. Hücumda neredeyse kullanmış olduğu 30 topun büyük bir bölümünün doğru tercihler olmadığını tahmin etmek çok güç değil. Ligimizin tecrübeli 3 numaralarından Melih’ten ya yeteri kadar faydalanmıyorlar ya da yeterli katkıyı alamadıklarını düşünüyorlar. Ayrıca çember altına acilen bir takviye yapmaları gerekiyor kanımca.

Geçtiğimiz hafta deplasmanda Başkent’i mağlup eden İ.B.B. bu hafta da Bandırma Kırmızı’yı yenerek 2.galibiyetini elde etti. İ.B.B. maçı ikinci çeyrekte koparttı ve bir daha Kırmızı’nın yaklaşabilmesine izin vermedi. Büyükşehir’de Sezgin burnuna aldığı darbe sonucu maça devam edemezken, Bandırma’da da geçen hafta Gelişim maçında sakatlanan Yiğitcan oynayamadı. Bir tarafta tecrübeli oyun kurucu Cüneyt Erden oynarken, diğer tarafta yıldız milli takımdan da tanıdığımız Tolga Geçim forma giydi. Yiğitcan’ın yokluğunda Bandırma Kırmızı’yı özellikle hücumda hiç organize göremezken, ribaundlarda da rakiplerine oranla bir hayli eksik kaldıklarını gözlemledik. İ.B.B, iki uzunu Arthur ve Kolaric’ten faydalanabildiği sürece çoğu takımın çember altına üstünlük sağlayabilir. İki kısa oyuncu Recep ve Ufuk Kaçar da bu maçta oldukça etkili oldular. Arthur ile beraber skor gücünü üstlenen oyuncular oldular. Bandırma Kırmızı’da geçen hafta sakatlığından ötürü oynayamayan Cenk bu maçta sahadaydı. Ayrıca Yiğitcan’ın sakatlığının 1-2 hafta daha devam edebileceği söyleniyor ki, oynayacakları iki maç, içerde Vestel ve deplasmanda Final Gençlik. Bu kritik üç haftalık maç periyodunda kendisinden faydalanamayacak olmaları ciddi bir dezavantaj.

İlk iki haftayı mağlubiyetle kapatan Akhisar, 37 dakika geride götürdüğü maçta deplasmanda İstanbulspor’u yendi. İstanbulspor’da hafta başında takıma katılan Onur Sonsırma da forma giydi. İlk maçında pek de katkı veremese de, performansı ileriki maçlarda takımı adına önemli olacaktır. Çok fazla süre bulmadan gelmiş olması ilk haftalarda bocalamasına sebep olabilir, gayet normal. Azizcan ile birlikte verecekleri katkı İstanbulspor’un ligdeki durumunu belirleyecektir. Çünkü Hinkle ile beraber takımın tüm skor opsiyonları bu iki oyuncuya endeksli. Hinkle iyi bir şütör, İstanbulspor’un bu maçta ilk devreyi önde kapamasında en önemli faktördü. İkinci devrede Amerikalı oyuncudan sayı bulamamaları, Akhisar’ın 5 kısaya döndüğü dakikalarda maçı bir anda koparmak istemeleri sonucunda yapmış oldukları yanlış tercihler ibreyi konuk takım lehine çevirdi. Güven, takımını sürekli maçın içinde tutarken, Can, son saniyelerde çok kritik bir üç sayı isabeti bulan Mert ve Tyrone maçın kazanılmasına etki eden oyuncular oldular. Son olarak, Akhisar’a yeni dahil olan Yiğitcan Vardal daha lig maçına çıkamadan, hafta arası oynanan hazırlık maçında sakatlandı. Umarım en kısa sürede sağlığına kavuşup, takımına katılır.

Sezona 2/2 ile başlayan iki takımın maçında kazanan taraf ev sahibi Best Balıkesir oldu. Böylelikle Federasyon Kupası’ndan sonra çabuk toparlanarak, lige iyi başlangıç yapmış oldu Best. Kısaca maçtan söz edecek olursak, baştan sonra büyük bir mücadeleye sahne oldu ve de son saniyelere kadar kafaya gitti. Hatta son topu Pertevniyal Tayfun ile değerlendirebilseydi maçı da uzatmaya götürebilirlerdi . Kaybedilmiş bir maç olsa bile, kora kor oynanan bu tarz maçların genç oyuncuların gelişimine çok olumlu yansıyacağı kanaatindeyim. Amerikalı oyuncularının yüzdesiz bir günlerinde olduğunu söyleyebiliriz. Cedi Osman’ın skor yükünü çektiğini belirtebiliriz. Best’te ise oyun kurucu Lowery efektif oyununa bu hafta da devam etti. Ürettiği 19 sayının yanına eklemiş olduğu 9 ribaund ve 8 asist önemli bir istatistik olarak göze çarptı. Yunus yine skora katkıda bulunurken, diğer iki maça oranla Alparslan’dan ekstra performans aldıklarını da ekleyebiliriz.

Geçen senenin aksine lige müthiş bir başlangıç yaptı Maçkolik Uşak Üniversitesi. Daha üç hafta geçmesine rağmen, Akhisar ve Milli Piyango gibi iki önemli deplasmandan galibiyet çıkarabilmeyi başardılar. Maçın kontrolünü tamamen elinde bulundurup, Milli Piyango’nun temposuna ayak uydurmayıp, kendi oyunlarını rakibe kabul ettirerek zor bir deplasmandan önemli bir galibiyet alarak evlerine döndüler. Maç boyunca geriye çok iyi koşarak Milli Piyango’nun hızlı hücumlardan sayı bulmalarını mümkün olduğunca engellemeye çalıştılar. Maliye’nin en güçlü bölgesi olan çember altını da iyi savunup, hücumda paylaşarak ve yüksek yüzde ile oynadılar. Yalnızca 4.çeyrekte kendi sistemleri dışına çıkıp, Piyango’nun temposuna uyunca 17-1’lik seri ile maçı zora soktular ancak sonrasında savunmayı sertleştirip son 3.5 dakikada 2 sayı yiyerek tekrar farkı açtılar. Takım halinde çok iyi mücadele ettikleri için isim isim konuşmak haksızlık olabilir. Milli Piyango ise ilk yenilgisini almış oldu. Sertay kadroda kendine yer bulamazken, Gencer koç yine maçın büyük bir bölümünü iki 3 numara ile oynamayı tercih etti. Uzun oyuncularından da istedikleri verimi alamayınca mağlubiyet kaçınılmaz oldu.x

MUSTAFA HATİPOĞLU

Önceki İçerik
Sonraki İçerik
BENZER HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Reklam -spot_img

Son Haberler