Milli Takım’ın son yıllarda yaptığı en iyi şey savunma. Dünya şampiyonasında evimizde iyi hücum edince madalya gelmişti. 2011’de yine rakipleri 60’larda tutmamıza rağmen turnuvanın en kötü üçlük ve en kötü serbest atış atan takımı olunca, yine derece yapamamıştık. Hazırlık döneminde gördüğümüz, geçmişten pek farklı değil. Ömer, Semih, Ersan, Hido, Gönlüm, Oğuz, uzun kolları ile rakibe pas alanı bile bırakmıyorlar. Kısalar da baskı yapınca, işin savunma yönünde pek sorun yaşamayacağız gibi görünüyor. Nitekim dün ilk çeyrekte geri koşmayıp, hücum ribauntlarını da rakibe verince tam 27 sayı yedik. Periyot 27-19 bittikten sonra takip eden çeyreklerde 14-14 ve 13 sayıya izin verince kötü hücum ettiğimiz bir maçı kazanmayı bildik: 75-68. Son çeyrekte Sinan ve Ersan’ın skora verdiği katkı, Ender’in asistleri göze hoş gelen basketbol oynamamızı sağladı. Yaptığımız tam 15 top çalma sonrası bulduğumuz savunma kaynaklı sayılar da 70 sayı barajını geçmemizi sağladı.
Ribauntlara dikkat
Hazırlık döneminde takımın en kötü yönlerinden biri de verdiğimiz hücum ribauntları. Slovenya ve Belgrad’da da bu sorunu yaşayan milliler, dün ribauntlarda 45’e 34 yenildi. Tam 15 hücum ribaundu verdi. Çek Cumhuriyeti gibi bir takıma karşı bu diferansı bir şekilde telafi edebiliriz, ama bizim ayarımızdaki bir takımı bu ribaunt istatistikleri ile yenemeyiz.




