NBA'de son 12 şampiyonluktan 10'unu kazanan Spurs, Lakers ve Celtics yaşları 35'e varan yıldızlarıyla, bu yıl play-off'ta başarıya aç, genç rakiplere direnemedi. Duncan-Parker-Ginobili, Kobe-Gasol-Odom ve Garnett-Pierce-Allen üçlülerinin devri kapandı artık…
Uğur Vardan’ın çok sevdiği bir söz vardır; “Marx öldü, Lenin öldü, ben de kendimi pek iyi hissetmiyorum” der sıkça… 80’lerin bir duvar yazısından alınan bu espriyi NBA’e uyarlarsak, “San Antonio, Lakers ve Boston gitti, Dallas da kendini pek iyi hissetmiyor” demek mümkün. Biliyorum, cümlenin ikinci yarısı şaşırttı sizi… Koskoca Lakers’ı tarihe gömen, üstelik bu cenaze töreninde süpürge kullanarak seriyi 4-0’a bağlayan Dallas Mavericks’in Batı’nın favorisi olduğunu ve haziran ayında şampiyonluk için sahada olacağını düşünebilirsiniz. Size katılmıyorum.
İsterseniz önce gidenlerden başlayalım… Tim Duncan’a gösterilen vefa ve “Biz zirveye onunla çıktık, batarsak da onunla batacağız” tavrının alkışı hak ettiğinden ama yaşlı ve yorgun Spurs’ün, play-off’ta Memphis’in başarıya aç gençleriyle başa çıkamadığından daha önce bahsetmiştik. O defter çoktan kapandı. Spurs kurmayları şu sıralar air-condition’lu ofislerinde gelecek yıl için neler yapabileceklerini tartışıyorlar. Ancak geniş bir hareket alanları yok. Duncan, Ginobili, Parker ve Jefferson’un kontratları devam ediyor. Hatta Duncan’a bir sezon için ödenmesi gereken para 21 milyon dolar! Bu da ücretler toplamının üçte biri neredeyse… Saydığımız dört isimden, yaşı 30’un altında ve takas edilebilir durumda olan bir tek Parker… Güçlenmek adına onu elden çıkarmak da imkânsız.
Partiler çok yıpratıcı
Her şeyini Kobe Bryant’a bağlayan Lakers’ın durumu da farklı değil. Kobe artık 33 yaşına geldi. Khloe Kardashian’la evlendikten sonra parkelerden çok partilerde vakit geçiren Lamar Odom ile Ron Artest 32, Pau Gasol 31 yaşında. Derek Fisher ise bu yaz 37’sini devirecek! Phil Jackson gibi usta bir koçun ayrılmasının ardından, birbiriyle geçinemeyen eşler yüzünden zaten kimyası sorunlu böyle bir ekibi gelecek için tekrar ayağa kaldırmak hiç kolay değil. Magic Johnson da bu gerçeğin altını çizerek, “Lakers’ın bu yaz Dwight Howard ile Chris Paul’den birini alması lazım. Hatta belki ikisini de…” demecini patlattı.
Boston Celtics, 2007 yazında Paul Pierce’in yanına Ray Allen ve Kevin Garnett’i getirerek ‘Büyük Üçlü’yü oluşturduğunda, herkes Yeşiller’in eski güzel günlere döneceğinden söz ediyordu. Döndüler de… 2008’de şampiyon oldular, geçen yıl final oynadılar. Ama bu arada Allen 36, Garnett 35, Pierce 34 yaşına geldi. Kabaran maaş bordrosu ve lüks vergisi yüzünden bu sezonun ortasında Kendrick Perkins ile Nate Robinson’u göndermek zorunda kaldılar. Sonun başlangıcı o takastı zaten… Ne kadar tecrübeli olsalar da, uzayan bir play-off serisinde Miami’nin güçlü ve atletik yıldızlarına direnemeyecekleri ortadaydı. Dün sabah saatlerinde son 3.5 dakikasında tek sayı bile üretemedikleri bir maçla sezonu noktaladılar. Muhtemelen sadece sezonu değil, parlak bir dönemi de…
Kum saati ters döndü
Kısa kestiği Lakers serisinin verdiği avantajla şu anda dinlenen ve rakibini bekleyen Dallas Mavericks, aslında saydığımız üç takımdan çok farklı değil. Tek farkları, hiç şampiyonluk yaşamamış olmaları. Takımın muhteris ve konuşkan patronu Mark Cuban, Mavericks’i satın aldığı 2000 yılından beri şampiyonluk yüzüğünün hayaliyle yaşıyor. Bunun için kadroyu defalarca değiştirdi, koçlar kovdu, yeni koçlar getirdi ama sadece bir kez final oynayabildi (2006). Dallas’ın 2-0 öne geçtiği, sonra da kasılıp kaldığı ve Shaq’lı, Wade’li, Payton’lu Miami’ye 4-2 kaybettiği o final serisinden bu yana en büyük başarısı, geçen hafta Lakers hanedanlığına son vermiş olması. Fakat onların da yaş ortalaması 30’larda. Dirk Nowitzki ve Shawn Marion 33, Jason Kidd 38, Jason Terry ve Peja Stojakoviç 34 yaşında. Tyson Chandler’ın nüfus kâğıdında 29 yazıyor ama dizleri en az 35 diyor doktorlar!
Dün sabaha karşı Oklahoma-Memphis maçını seyrederken Oklahoma 99-72 kazandı ve 3-2 öne geçti) bu hesapları yaptım. İzlediğim karşılaşmada olağanüstü bir tempo vardı. Kapılan toplar anında fast-break’lere dönüşüyor ve havada uçan birtakım adamlar, bildikleri bütün smaçları deniyorlardı. Benimle aynı saatlerde o maçı TV’den izleyen Dallas’lı oyuncular da Batı finalinde muhtemelen Oklahoma’nın karşısına çıktıklarında, bu tempoya nasıl ayak uyduracaklarını sormuşlardır kendilerine… Belki bu yıl tecrübeyle ve Oklahoma’nın Memphis önünde çok uzun ve yorucu bir seri oynaması sayesinde ayakta kalabilirler, o da düşük ihtimal bence. Ama gelecek kesinlikle Oklahoma’nın… Doğu’da LeBron’un sırası geldi, Batı’da Kevin Durant’ın… Diğerleri için kum saati ters döndü.



