10 Şubat 2026, Salı
spot_img
Ana SayfaDİĞERARŞİVŞimdi Durant zamanı... / YİĞİTER ULUĞ

Şimdi Durant zamanı… / YİĞİTER ULUĞ

NBA ekranı karşısında uykusuz geceler için son dört sebebimize geldi sıra… Bu yıl 'En Değerli Oyuncu' ödülünde LeBron'un en önemli rakibi olan Kevin Durant'ı es geçmek ne mümkün!

9. Kevin Durant
Onu en iyi tanımlayacak iki sözcük ‘Sakin güç’ olur herhalde… 25 yaşına geldi. Süperstar ama henüz şampiyonluğu yok. Artık onun zamanının geldiğine inananlar, LeBron’un yavaş yavaş gerileyeceğini düşünenler çoğunlukta. Türk basketbolseverlerin 2010 Dünya Şampiyonası’nda yakından izleme şansı bulduğu, akıcı oyun tarzıyla Amerikan takımına liderlik eden ve şampiyonlukta başrolü oynayan bu mahcup delikanlı, NBA’in de zirvesine tırmanabilecek mi? Lige katılalı şunun şurasında beş sene olan Oklahoma City gibi mütevazı bir şehri mucizeye taşıyabilecek mi? 2012 finalinde Miami’ye boyun eğen, geçen yıl da Westbrook’un sakatlığıyla yoldan erken çıkan Oklahoma, bu sene Batı’nın kralı olmaya, sonra da ‘Kral James’in karşısına dikilmeye hazır görünüyor. İlk haftalarda Westbrook yine sahada olmayacak ama Durant’ın onun açığını kapatmak için iki kişilik oynayacağından emin olabilirsiniz. Play-off finalleri geldiğinde sonuç ne olur bilemem ama bu sezon ‘En Değerli Oyuncu’ ödülü için benim adayım Kevin Durant.

10. ‘Lob City’de yeni bir koç
Boston Celtics, emektar yıldızlarını gönderip ‘Sil baştan’ yapmaya karar verince, koç Doc Rivers da şampiyonluk için yarışan bir takımda çalışmak istediğini söyledi ve ayrıldı. Rivers’ı bu sezon Los Angeles Clippers’ın başında göreceğiz. Son dönemde oyun kurucu Chris Paul’ün olağanüstü pasları ve onları alıp çemberin içine tıkan Blake Griffin’in smaçları sayesinde ‘Lob City’ deniyordu bu takıma… İşin şov yanı iyi hoş da, artık daha farklı bir boyuta geçmeleri, dengeli, istikrarlı oyunlarla şampiyonluk kovalamaları gerekiyor. Los Angeles medyası, bu sezon şehrin ‘asıl’ takımının Clippers olduğu görüşünde birleşti. Fakat favori gösterilmek onlara yaramadı; açılış gecesinde Kobe’siz Lakers’ın yedeklerine yenildiler. Rivers, görmüş geçirmiş, NBA parkelerinin tozunu yutmuş bir adam. Genç oyuncularını kısa sürede toparlayacak ve Vahşi Batı’da Oklahoma, San Antonio, Houston gibi devlerin arasına Clippers adını yazdıracaktır. Lakers’a bir maç daha vereceklerini hiç sanmam…

11. Brad Stevens
Rivers’ın yerine Boston’a Brad Stevens geldi. Daha önce çoğu NBA meraklısının adını duymadığı gencecik bir koç. Boston maçlarında yönetmen koçu gösterdiğinde şaşırmayın; yanlışlıkla sahaya çıkmış bir seyirci veya patronun oğlu değil, Brad Stevens o! Celtics’in henüz 36 yaşındaki koçu… Koçluk kariyerine 13 yıl önce asistanlık kapısından girip, ilk baş antrenörlük deneyiminde Butler gibi ufacık bir koleji iki kez NCAA finallerine taşımayı başaran, Butler’da geçirdiği altı yılda 215 maçtan 166 galibiyetle çıkan müthiş bir basketbol beyni. Stevens’ın başarı öyküsü başlı başına bir yazı konusu olmayı hak ediyor ama Boston gibi köklü, taraftarı zor beğenen bir takıma, daha önce hiç NBA deneyimi olmayan, kolej basketbolundan gelen toy bir koçu yakıştıramayanlar da var, tahmin edebileceğiniz gibi… Kolejde oyuncular amatör ruhla, kendilerini yerden yere atarak mücadele eder. NBA’de profesyonelliğin yazısız prensipleri ağır basar. Stevens, çok zeki ve çalışkan bir adam. Bakalım, bu problemi nasıl çözecek… Boston’u eski güzel günlerine döndürebilecek mi?

12. Fantezi basketbol
LeBron’un Miami ile sözleşmesi varmış, Duncan hayatı boyunca hep San Antonio forması giymiş… Bütün bunları koyun bir kenara! Eğer arkadaşlarınızla toplanıp bir ‘Fantezi Basketbol Ligi’ kurmuşsanız, istediğiniz oyuncu sizin için oynayabilir. Onlarla bir takım oluşturabilir, NBA heyecanına tamamen kendi pencerenizden bakabilirsiniz. Binlerce meraklının yıllardır oynadığı bir oyun fantezi basketbol… Gerçekten çok zevkli. Eskiden, TV ve internette bu kadar yayın olanağı yokken, ‘Fanteziciler’ sabah erkenden kalkar, “Bakalım benim takımımdaki adamlar ne yapmış?” diye istatistikleri incelerdi. Son anda hastalandığı için o gece oynatılmayan bir ‘oyuncunuz’, sizin için sıfır puana tekabül eder, kahrolursunuz. Takımınızın yıldızı patlama yapar, maçı 25 ribaunt, 4 blokla bitirir, havalara uçarsınız… Bir de arkadaşlarla rekabet var ucunda, tadından yenmez. İlk iki gece geride kaldığında, kadrolarına Steve Nash, Harrison Barnes ve Dwyane Wade’i alanlar şu anda yas tutmakla meşgul. Ama bir de Dwight Howard’ınız, Kevin Durant’ınız, hele hele Michael Carter Williams’ınız varsa, değmeyin keyfinize!

2000’lerİn MVP’lerİ

NBA’de ‘En Değerli Oyuncu’ (MVP) ödülünün çekişmesi de en az şampiyonluk yarışı kadar ilgi çekiyor. 90’lı yıllarda Michael Jordan’ın ambargo koyduğu ödül, son dönemde en çok LeBron James’in ellerinde yükseldi.

2000’lerde ödülü kazananlar: LeBron James 4 (2009, 10, 12, 13)
Tim Duncan 2 (2002, 03)
Steve Nash 2 (2005, 06)
Shaquille O’Neal 1 (2000)
Allen Iverson 1 (2001)
Kevin Garnett 1 (2004)
Dirk Nowitzki 1 (2007)
Kobe Bryant 1 (2008)
Derrick Rose 1 (2011)

BENZER HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Reklam -spot_img

Son Haberler