İlk 2’de kalarak play-off’Ta ev sahibi olma iddiasındaki Efes için kazanılması şart karşılaşmaydı Alba Berlin maçı. Ancak aradaki kalite farkı ne olursa olsun kağıt üzerinde kazanılmıyor karşılaşmalar.
kazanma baskısı büyük olsa da Alba karşısında kalite farkı da büyük. Tek mesele oyun disiplininde kopmamak. Almanlar’ın genelinde yükselen bir tempoyu artırıp rakibi çabuk, dengesiz oyuna çekme stratejisi var. Düzen takımları çabuk hücum cazibesine kapılıp savunmadan ödün verirse skor yükseliyor ve iyi şut attıkları güne denk gelirse oyuna ortak oluyor Alman takımları.
EFES TUZAKTAN KURTULDU
Efes savunma kurgusu sağlam girdi maça. İlk çeyrekte 9 top kaybına zorladı Alba’yı, istediği oyunu oynadı ama iyi şut atan ev sahibi skordan kopmadı ve 10 dakika sonunda sahadaki üstünlük skora yansımadı. Efes sadece 4 sayı öndeydi: 28-24.
Sonra Efes kaçtı, Alba kovaladı ama bir türlü maçı koparamadı lacivert-beyazlılar. Tam Alba’nın istediği senaryoya geldi oyun. 3. çeyreğin ortasında 6 sayı öndeyken bir an hücum tekleyince de istediği fırsatı bularak 3 dakikada 12-0’lık bir seri yakaladı ve 26. dakikada 64-58 öne fırlayıverdi Alba. Bu dengesiz oyunda kolay top kayıpları Efes’ten gelmiş ve 16’ya ulaşmıştı temsilcimiz.
Ama Efes bu oyuna daha fazla dahil olmadı. Kerem Tunçeri, Sinan , Gordon ve Kerem Gönlüm’le savunma ağırlıklı, düşük tempolu oyuna döndü hemen. Oyunu istediği düzene çekti. 8’da içinde sadece 6 sayıya izin verip 19 sayı bularak tekrar üstünlüğü aldı.
Savunma kontrolü yine ele alsa da maçı takımın yıldızı bitirdi. Alba bir kez daha skora ortak oldu ama son 3 dakikada Farmar ve Semih son sözleri söyleyedi. Farmar 5 sayı, 1 asist yaparken Semih 2 ribaund, 1 blok ve noktayı koyan tip’le işi bitirdi.
Tam bir tuzak maçtı Alba karşılaşması. Efes tuzağa düştü ama oradan çıkacak teknik ve zihinsel gücü de buldu daha sonra. Şimdi benzer bir tuzak daha var önünde. Ondan da sıyrılabilirse ilk 2’ye çok daha yaklaşacak.





