17 Şubat 2026, Salı
spot_img
Ana SayfaDİĞERARŞİVŞah ve Mat: Beşiktaş Euroleague'de / İSMAİL ŞENOL

Şah ve Mat: Beşiktaş Euroleague'de / İSMAİL ŞENOL

Galatasaray Medical Park’ı 84-73 yenerek Beko Basketbol Ligi finaline yükselen Beşiktaş Milangaz, 2012-13 sezonunda THY Euroleague’de en azından eleme maçları oynamayı garantiledi.

Basketbolu futboldan ayıran en önemli özellik, bu sporda gri rengine yer olmaması. Kazanmakla kaybetmek arasında hiçbir şey yok. Tek bir ayak kayması, anlık bir göz yanılması, elinden kaçan bir top, çemberin içine çarptıktan sonra dışarı giren bir başka top sizi kazanan ya da kaybeden yapabilir. Tek bir maçın, yani sadece 40 dakikanın kazananı veya kaybedeni olmak bazı durumlarda büyük sonuçlar doğuruyor. Eninde sonunda tek top, takımınızın kaderini direkt etkiliyor.

Galatasaray Medical Park için de durum böyleydi. Maçın son altı dakikasına kadar istediklerini sahaya yansıtsalar da, Carlos Arroyo’nun iki şutunu durdurmayı başaramadılar ve maç kırıldı. THY Euroleague’de çeyrek finali son maçta kaçıran Galatasaray, yarı final serisinde Beşiktaş’a kaybederek gelecek sezon THY Euroleague’de yer alma hakkından oldu. Belki de bu, üç senelik planı kusursuza yakın bir şekilde işleten sarı-kırmızılılar için şampiyonluğu kaybetmekten daha üzücü bir durum.

Ergin Ataman ve Oktay Mahmuti uzun süre birlikte çalışmış, birbirlerini çok iyi tanıyan iki değerli koç. Ancak hayata ve antrenörlüğe bakış açıları çok farklı. Mahmuti, başarıya giden merdivenleri yavaş ve sağlam adımlarla çıkarken; Ataman basamakları üçer beşer çıkmayı tercih ediyor. Ataman’ın tarzının riski daha fazla tabii ki, ancak ödülü de aynı oranda büyük oluyor.

Seri boyunca bu iki büyük antrenör arasında önemli bir satranç maçı vardı. Hamleye karşı gelen her hamle, rakibin dengesini bozmakla kalmadı, psikolojik açıdan da avantaj sağladı. Oktay Mahmuti, sezon boyunca mükemmele yakın şekilde işleyen sistemini bozan Ergin Ataman’a karşı bir hamleyle başladı dördüncü maça. Hedef, Carlos Arroyo’nun savunduğu oyuncunun penetre etmesiydi. İşe de yaradı bu tercih. Nihat Cedoviç başta olmak üzere sürekli potaya giden sarı-kırmızılılar, Beşiktaş savunmasının dengesini bozarak oyunda kontrolü eline aldı. Ancak bu kez de dış atışların girmeyişi, ev sahibinin işini kolaylaştırdı. Yine de Galatasaray, farka yansıtamasa da oyundaki hakimiyeti sayesinde devreyi altı sayı farkla önde kapadı.

İkinci yarıda Ataman’ın karşı hamlesi geldi. Arroyo’nun savunma zaaflarını örtmek için onu son maçların etkili ismi Mehmet Yağmur’la değiştirmeyi değil, Arroyo’yu oyunda tutup başka bir oyuncuyu sokmayı denedi. Hedef, Pops Mensah-Bonsu’nun çemberi savunması ve Barış Hersek’in sertlikle ona destek olmasıydı. İşe yaradı. Belki İngiliz oyuncunun istatistik kâğıdı o kadar parlak değil, ancak savunmayı toplayıp Beşiktaş savaşını başlattı. Geri kalanı, kazanmayı ne kadar iyi bildiğini gösteren Carlos Arroyo’nun şovuna dönüştü. Tüm maç takımı ayakta tutan lider David Hawkins’ten nöbeti devralan Arroyo, çok çok zor şutları soktu ve Beşiktaş’ın maçı kazanmasını sağladı.

En az 16 bin kişinin aynı anda tezahürat yaptığı olağanüstü bir destekle THY Euroleague’i kazandı Beşiktaş. Şampiyonluk için kimse aksini iddia edemez artık. Beşiktaş’ı yenip şampiyon olmak için hem Ataman ve ekibini mat etmek, hem sahadaki oyunculardan daha çok mücadele etmek, hem de seyirciden etkilenmemek gerekiyor. Kolay mı? Hiç değil…

BENZER HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Reklam -spot_img

Son Haberler