Ufuk Sarıca için genel eleştiri maddesi ‘tecrübesizlik’ olsa da genç teknik adamın yaptığı ‘son hamle’ en büyük antrenörleri imrendirecek nitelikteydi bana göre…
Sarıca, Anadolu Efesli oyuncuların yüksek hedefler nedeniyle bunaldığını ve baskının oyunu etkilediğini görünce önemli bir karar verdi. Takımı kısa vadeye odaklayan Sarıca, “Euroleague’de grubumuz için kritik üç maçımız var. Bu maçları almak ilk hedefimiz. 3’te 3 yapıp kaderimizi çizmeliyiz” dedi ve bu anlayışı takıma empoze etti.
Oyuncular da Kerem Tunçeri önderliğinde Real Madrid maçında alınan ağır yenilginin ardından kenetlenip ‘bıyık’ simgesiyle takım olma yolunda önemli bir adım atarak Sarıca’ya omuz verdi.
Daha önce bu köşede yer alan ‘Cenk ile Sinan’ (okumak için tıklayın.) başlıklı yazımda ortaya koyduğum görüşün parkelere yansıması Efes’in geleceği açısından sevindirici. Oyunlarını ‘ihtiyaca göre şekillendiren’ ve elini taşın altına sokan iki ismin katkısı Lacivert – Beyazlıların hedefe yürümesi için büyük önem taşıyor. Vujacic’in potaya gitmesi, Ilievski’nin biraz olsun morallenmesi, Batista’nın bençten gelerek kattığı enerji Efes’in son dönemki silahları… Ancak sırada çok önemli bir sınav var.
Kısa vadeli hedefini başarıyla tamamlayan Anadolu Efes şimdi ‘rüştünü ispat etmek’ ve daha büyük hedeflere hazır olduğunu göstermek için Maccabi Electra’ya konuk olacak. Farmar’ın yokluğunda hücumda ‘yaratıcılık’ sorunu yaşayan İsrailliler karşısında Efes, Ersan’sız mücadele edecek. Ortaya nasıl bir sonuç çıkarsa çıksın vereceği mesaj kuşkusuz çok değerli olacak.
* Fanatik Basket'te yayımlanmıştır.





