Futboldaki sigorta tartışması ve Gençlik ve Spor Genel Müdürü Yunus Akgül'ün ödül yönetmeliğinde yapmayı düşündüğü değişiklikler şampiyonları isyan ettirdi. Ödüllerin taksitle ödenmesi önerisini ağır şekilde eleştiren sporcular ilginç açıklamalar yaptılar. Federasyonlar ise bir sigorta şirketiyle sponsorluk karşılığında anlaşma yapıldığını ancak bunun sadece sakatlanan sporcuların tedavi masraflarının yüzde 10'unu kapsadığını bildirdiler. Sakatlık geçiren sporcuların söyledikleri de genel müdürlüğün, 'Sporcularımızın hepsi sigortalı' açıklamasıyla bağdaşmıyor. Dünya şampiyonu olduktan sonra sakatlanan ve bel fıtığı tedavisi gören bayan boksör Şemsi Yaralı, 'Benim hala sigortam yok. Ne devlet ne de kulüp bana sahip çıkmadı. Tedavi masraflarımı kendim karşıladım' diye konuştu.
Akgül'e federe isyan
Yeni bir yönetmelik hazırlığı yapan Genel Müdürlüğün özellikle sporcu antrenörlerinin ödüllerinde indirim planlamasına büyük tepki var. Federasyonlar, bu şartlarda antrenör bulmakta sıkıntı çekeceklerini söylüyorlar. İsminin yazılmasını istemeyen bir federasyon başkanı 'Çobansız sürü mü olur. Antrenörsüz şampiyonu nasıl yetiştireceğiz. Antrenör ödülleri bu kadar azaltılırsa hiçbir branşta kaliteli hoca bulamayız. Böyle özerklik mi olur? Davul bizim sırtımızda tokmak başkasının elinde. Seçimle gelen bizler, atanan genel müdürün insafına terkedilmiş durumdayız' diyor.
BAŞBAKAN EL KOYSUN
BU konuda görüş aldığımız bir başkası da, 'Müdür bütün federasyonların parasını Karadeniz Oyunları'na, Erzurum'a ve basketbol federasyonuna aktardı. Şu anda bize ayrılan bütçenin sadece 4'te 1'ini aldık. O zaman bizi toplayıp bütçe planlaması yapmasın. Bizi yarı yolda bıraktı. Borç batağındayız. En çok kendisine yakın olan güreş federasyonu başkanı bile telefonlarına çıkmıyor. Beni mağdur ettiler diye yakınıyor. Ben de bugüne kadar destek veriyordum ama beni de bıktırdılar. Arkadaşlar, Türkiye 70 cente muhtaç olduğu dönemde bile federasyonlar böyle sıkıntı çekmiyordu. Başbakanı ve spordan sorumlu devlet bakanımızı bu işe el koymaya çağırıyoruz. Federasyonlar isyan bayrağı açma noktasına geldi' diye tepkisini dile getirdi.
ŞEMSİ YARALI (Boksör)
'Benim sigortam yok. Bel fıtığı oldum. Ne kulübüm ne de devlet elimden tutmadı. Federasyon hala 2008'den kalan 200'er altınımızı vermedi. Pes ettik, yorulduk. Başarıda bizi yanına alıp reklam yapanlar, başarısızlıkta kenara attılar. Taksit, saçmalık. Üzücü bir durum. Çok ayıp, genel müdür maaşını taksitle mi alıyor. Kesinlikle komik.'
Nazmi Avluca (Güreşçi)
'Prim yönetmeliği daha da geliştirilebilir. Artı prim uygulaması sporcuyu daha iyi motive eder. Taksitli sistem daha önce denenmişti başarılı olmadı. Sporcu parasını alıp yatırım yapmak ister. Önüne çıkan fırsatları taksit nedeniyle kaçırabilir. Ama yine de bu sporcunun kişiliğiyle ilgili. Akıllı davranan geleceğini kurtarabilir.'
F.ASENA AYDIN (Tekvandocu)
'Dünya üçüncüsü olduktan sonra sakatlık geçirdim. İzmir'de tedavi oldum. Cebimden 15-20 milyar harcadım. Kesinlikle hiç kimse 5 kuruş vermedi. Ne teminat, ne sigorta gördük. Ödüllerin taksitle ödenmesi konusu da çok ilginç. Taksitli olunca para da bereketli (!) olur herhalde.'
GÜLSÜM TATAR (Boksör)
Hala şampiyonluk ödüllerimizi alamadık. 2008'den federasyonda alacaklarımız var. Söyleye söyleye biz söylemekten utanır hale geldik ama bunları hala ödemediler. İnsan bu kadar uzun süre ödülünü alamayınca taksite de razı oluyor. Sigorta falan yok. Ben babamın sigortasından faydalanıyorum.'
SONER PINARCIK (Tekvandocu)
'Ben sigorta falan görmedim. Sadece yurt dışına giderken uçuş sigortası yapılıyor. Uçak düştükten sonra da zaten paraya ihtiyacımız olmaz. Onun dışında sigorta görmedim. Sakatlandığımız zaman hiçbir güvencemiz yok.'
Nurcan Taylan (Halterci)
'Ödüllerin taksitlendirilmesi çok yanlış olur. Daha önce böyle bir uygulama yapıldı ve başarılı olmadı. Hatta kötü oldu diyebilirim. Benim için maddiyat önemli değil, o gurur ve haz bana yeter. Ödül yönetmeliği de kulüplere ve sporculara destek verici olmalı.'
Murat TARHAN




