Turkish Airlines Euroleague’de 1. tur grup maçlarında yolun yarısına gelindi, gruplarda herkes birbirleriyle maç yaptı ve bize göre artık daha heyecanlı maçlara asıl yolun kalan bu kısmında tanıklık edeceğiz.
Bu yazımızda Erman Kunter’in sayesinde başka bir gözle izlediğimiz Cholet Basket’in değerlendirmesini yapacağız. Evet, yazımızın başında da belirttiğimiz üzere yolun yarısı geçildi ve Cholet Basket kendisinden beklenmeyen bir performans sergileyerek 5 maçta 3 galibiyet ve 2 mağlubiyet aldı. Turnuvanın bize göre en zorlu gruplarından birinde (Fenerbahçe Ülker’i de hesaba katarsak 3 takımın da final-four hedefinin olması) yakalanan bu istatistik azımsanmayacak durumda… En azından bir yazı yazmaya değer derecede…
Şimdi, Cholet Basket’in biraz geçmişine yolculuk yapalım hep beraber çünkü size de ilginç gelecek bazı bilgiler paylaşmak istiyorum. Cholet 1975’te kurularak ilk maçlarını 3. ligde oynamaya başlar ve sezon bitiminde 2. lige çıkar. 10 yıl içerisinde 1. lige de yükselmesinin yanı sıra kıtadaki turnuvalarda da boy göstermeye başlar. Bir yandan da takımının alt yapısından milli takım düzeyine yükselecek oyuncular çıkarmaya başlar. Şimdi vereceğim isimleri okuyunca Cholet Basket’in Fransa Basketbolu’ndaki misyonu hakkında ufak çapta bir bilgi sahibi olacaksınız. Mesela Fransa Basketbolu’nun en büyük yıldızlarından Antoine Rigaudeau ya da Jim Bilba… veya Mickeal Gelabele. Cholet için 90’lı yılların sonu rüya gibi geçer çünkü 1999 yılında kaldırılan Koraç Kupası’nı 2000 yılında tarihinde ilk kez Euroleague’e katılması izler. Her ne kadar milenyumun ilk yılları Cholet Basket’e pek yaramasa da 2006 yılında Erman Kunter ile yeni bir dönem başlar. Eurochallange’da oynanan final sonrasında 2010 yılında gelen ilk Fransa Ligi Şampiyonluğu üstüne serpiştirilmiş Fransa Süper Kupası zaferi ise tadından yenmez.
Artık Cholet Basket’in Turkish Airlines Euroleague performasına göz atabiliriz. Erman Kunter’e takımının fikstürünü seçme şansı verselerdi, herhalde şu andaki fikstür onun en son tercihi olurdu çünkü takımı ilk 2 maçında Siena ve Barcelona ile karşılaştı ve 2 yenilgi aldı. Bu alınan sonuçlar elbette olağan sayılabilir ama takımın kendini toparlayamayıp dağıtabilme riski ile burun buruna gelmesine rağmen son 3 maçın da kazanılması Erman Kunter’in takımına nasıl hakim bir coach olduğunu bizlere tekrar gösterdi. Takım içine baktığımızda coach’un en çok güvendiği iki ismin sergiledikleri oyunla karşılaşıyoruz: Samuel Mejia Palermo ve Antywane Robinson. Bu oyuncular bütün maçlara ilk 5 başlama özelliklerinin yanı sıra aynı zamanda takımın en skorer isimleri olarak dikkat çekiyorlar. (ayrıca bu oyuncular şu an Fransa Ligi’nde de takımı sırtlamış durumdalar) Bu oyunculara FB Ülker’e karşı oynayamayan ve şu an turnuvanın ribaunt kralı olan Randal Falker’ı ekleyebiliriz. Fakat takımda göze çarpan bir olay var ki o da Cholet Basket’in hücum yönünden zenginlik taşımaması; ancak bu durum yapılan sert savunma ile aşılmaya çalışılıyor. Cholet Basket yeniden Siena-Barcelona ikilemesi yaparak ikinci yarıya başlıyor. Bu iki maçtan birisinin galibiyetle taçlandırılması grup içinde dengeleri değiştirmesinin yanı sıra Cholet Basket için son 3 maçın da final özelliği taşıması anlamına gelecek. Her ne kadar Erman Kunter Fenerbahçe Ülker maçı sonrası verdiği röportajda grupta 5 galibiyeti hedeflediklerini söylese de…
Belki süper yıldızlara sahip değiller ama basketbolun takım oyunu olduğunu defalarca kanıtlayan ve mütevazı bir bütçe ile oynayan bir kulüp var karşımızda ve bu takımın hocası bir Türk. Umarız SupERMAN Kunter, Cholet Basket’i uçurmaya devam ederek yeni başarılar kazandırır ve ülkemizi de en iyi şekilde temsil etmeyi sürdürür.
MUSA ALMACA




