Şampiyonluk yarışı tam bir heyecan fırtınası
Son iki haftayı takip etmek için yürek ister.
Karabük ve Bucaspor'u tebrik ediyorum. Söylentilere net cevap verdiler.
Aslanlar gibi “Onurlarıyla” mücadele ettiler.
******
Mersin İdman Yurdu yirmi dokuz yıl sonra birinci lige çıktı.
Belediyelerin spora karışmalarına her zaman karşı oldum.
Ama Başkan Macit Özcan'ı ayrı bir yere koyuyorum.
Şehircilik anlamında Mersin'e yaptığı katkılardan dolayı.
Şimdi eline tarihi bir fırsat geçti.
Akdeniz oyunları nedeniyle “Mersin'i Akdeniz'in en modern kentlerinden birisi yapabilir”
Onda bu “Vizyon” fazlasıyla var.
Futbol takımının süper lige çıkması, zamanlama açısından da muhteşem olmuştur.
********
Galatasaray Cafe Crown'un Antalya belediyesi'ne yenilmesi kafalarda soru işareti oluşturdu.
Böylece bir sıfır geriden başlayacağı Olin Edirne'den kaçarak, bir sıfır avantajlı olarak karşılaşacağı
Beşiktaş Cola Turka ile eşleşti. Her ne kadar verdikleri demeçlerle aksini iddia etselerde,
“Kafalar karıştı bir kere”...
********
Basketbolda Avrupa'nın en büyüğü belli oldu.
Finalde Maccabi'i yenen Panathinaikos son 10 yılda beşinci şampiyonluğunu yaşadı.
Takımın coachu Obradoviç ise 7.inci kez kupayı kaldıran antrenör olarak tarihe geçti.
Büyük takım işte buna derler. Devamlılık getiren yapıyı oluşturmaktır önemli olan.
Final Four 2012 İstanbul'da Sinan Erdem Arena'da organize edilecek.
En az bir takımımız olmalı bu kez.
Şimdiden kolları sıvamalı “Büyük bütçeli” takımlar.
********
İstanbul Formüla 1 hedefine ulaştı. 125 bin seyirci yarışı ve etkinlikleri heyecan ve beğeniyle izledi.
Bu organizasyonu elimizden kaçırırsak “Yazık” olur.
Yöneticiler ne yapıp, ne yapıp “Beş aşağı beş yukarı” sözleşmeyi mümkün olduğu kadar uzatmalı.
Bana göre “Kanal İstanbul'dan daha önemli bir “Proce”.
******
8 Nisan 2011 spor tarihine siyah harflerle yazıldı.
Bursa da yaşanan olaylar sporun kardeşlik ve sevgi olgusuna “Leke düşürdü.
Bu olaya çok yönlü bakıyorum.
İşin içine sosyo-ekonomik ve sosyo-politik karşıt fikirlerde karışmıştır.




