Başarı işte böyle kanıtlanır.
Gel İstanbul’a bir basketle son saniyede kaybet maçı.
Hem de yaşadığın önemli sıkıntılara karşın.
Karşıyaka’da herkesi İzmir körfezine dökmüşsün,
Yenmediğin takım kalmamış Beko basketbol liginde.
Bununla da yetinmeyip, Avrupa’da kasırga gibi esmişsin.
Bütçe kısıtlı, ama takım ruhunu ve basketbolu doğru oynayan oyunculardan kurmuşsun ekibi.
Bunun başınada Ufuk Sarıca’yı getirmişsin.
Oyunculuğunda Efes’i başarılara uaştırmış, skorer ve hırslı yapısını yeni takımına taşımış.
KSK şampiyonluğa bu kadar hiç yakın olmamıştı son yıllarda.
Fenerbahçe Ülker deplasmanında bunu bir kez daha sergilediler.
Hem de eksik bir kadroyla.
Diebler gibi ligin şut yüzdesi en yüksek dış oyuncusu, Can ve Caner gibi rotasyonu tamamlayan ikiliden yoksun “Eksik bir kadro”..
Bütün bu şansızlıklara, Bora Paçun’un etkisiz oyunu ve maça ağırlığını koymaya başladığı sırada sakatlanan Ümit Sonkol’u eklediğinizde, böylesine zorlu bir deplasmandan sadece son saniyelerde kaybedilen maçı, “Bir zafer” olarak değerlendiriyorum..
Fenerbahçe Ülker ise bu sezon büyük sorunlarla boğuşmaya devam ediyor.
Kötü gidiş ilk olarak onlara seyirciyi kaybettirdi.
Ligin en önemli maçı olan KSK'ye karşı boş tribünlere oynadılar.
Batiste, Andersen ikilisi , Ertugrul Erdoğan’ın oynatmak istediği sisteme uygun olmayan “Ağır ve Yaşlı” oyuncular. Oğuz Savaş ve Kaya Peker de henüz istenilen seviyede olmadıkları için, hızlı oyunu seven, McCalebb, Ömer Onan ve Preldzic bir türlü istikrarı sağlayamıyor.
Bunu bir kez daha gözleme fırsatı buldum.
Emir Preldzic, Fenerbahçe Ülker takımını dinamosu.
O devreye girince, basketbol da güzelleşiyor..
BÜLEND KARPAT



