GİYİLİRMİŞ.
Berlin’de Fenerbahçe-CSKA Moskova maçında öğrendim.
Ama giyen takım değil, benim.
İlk maçta üzerimde jean pantolon, Fenerium’un Final Four için hazırladığı özel forma, Fenerbahçe atkısı ve bir gömlek vardı.
O kıyafet uğur getirdi.
İlk maçı uzatmada 11 sayı farkla kazandık. Eee bu durumda, ikinci maça da uğurlu kıyafetle gitmek şart oldu.
Ama birinci maçta öyle heyecanlanmış ve yerimde duramamışım ki, sırılsıklam olmuşum.
Bu gayretin, tişörte ve gömleğe nasıl yansıdığını tahmin edersiniz…
İşte böyle…
Bol deodoran sürünerek, bol talk pudrası sürerek ikinci maça aynı elbiselerle totem yaparak gittim.
Neyse fazla hasar olmadı.
Alın teriyle ıslanmış totem formasının da ayrı bir yeri var.
GAZETELERİN reflekslerine baktım…
Fenerbahçe tarihi bir finali oynayacak, ama şehit haberleri olduğu için, onu bile büyütmeye cesaret edememiş yöneticiler.
Oysa büyütmek lazım.
Bu ülkenin bir yandan terörle tarihinin en büyük mücadelesini verirken, bir yandan da tarihinin en büyük finallerinden birini oynama gücüne sahip olduğunu göstermek gerekir.
Hem de önce teröriste…
Sen bizi yıkamazsın demenin en etkili yolu budur.
O nedenle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın düğünü ertelememe kararını doğru buldum. Ayrıca ne müzik vardı, ne eğlence… Katılan insan sayısının çok olması, onu eğlence haline getirmez.
Biliyorum bir bölümünüz bu lafa çok öfkeleneceksiniz… Ama öfkelenmeyin.
Terörle savaşı kazanmak için, önce hayatı devam ettirmek lazım.
Kaynak: hurriyet



