2 Şubat 2026, Pazartesi
spot_img
Ana SayfaDİĞERARŞİVLe Paquet II / MURAT MURATHANOĞLU

Le Paquet II / MURAT MURATHANOĞLU

John Calipari ülkemizde son günlerde Enes Kanter’in Washington Üniversitesine gitmekten vazgeçip, Kentucky Üniversitesine gitme kararı aldığından bu yana çok gündemde. Calipari’nin daha önce çalıştırdığı iki okulda da başlarının derde girdiğini ve “Cal” bu okullardan ayrıldığından hemen sonra onun zamanında yapılan bazı usulsüzlüklerden dolayı okulların NCAA’ler tarafından çok ağır cezalara çarptırıldığını artık sanıyorum ki herkes biliyor. Ancak şu anda Calipari kendisi gibi kazanmayı herşeyin önüne koyan bir coach için olabileceği en iyi okulda. Efsane coach Jerry Tarkanian’ın bu okul ve kural tanımamalarıyla ilgili unutulmaz sözleri “NCAA Kentucky’e o kadar kızdı ki, Cleveland State’e iki yıl daha ceza verdi” artık geçerli bile değil. NCAA yıllardır, paranın sporda herşeyin önüne geçmesiyle birlikte, cezaları seçici bir şekilde uygulamakla ve “big boys” denilen para basan üniversitelerin Amerikan Futbol ve basketbol programlarınla ilgili kafalarını başka yöne çevirmekle suçlanıyor. Spor yazarı Dan Wetzel son yazılarından birinde köşesinde Tarkanian’ın o tarihi sözlerine değinerek “NCAA artık Kentucky’e kızmıyor bile” diye yazdı. Şu anda üç “big boys” okulun başı dertte. Hem de öyle böle değil. Bunlar Kentucky ile birlikte Kansas ve Connecticut. Üçünün de kulağı çekilebilir, çünkü basın olayları gündemde tutuyor, ama üçü de başka okulların aynı şeyleri yapıp alacağı cezalardan çok daha azıyla durumu atlatacaktır. Bu hep böyledir, böyle de devam edecektir. Calipari yanlış yapsa da, etrafındakiler kuralları çiğnese de (Bu tür girişimlerden onun hiç haberi olmaz) kurşun geçirmez bir yelek giymiş durumda ve bu yeleğin adıda Kentucky.

Calipari böyle bir okulu yakalamışken, bu yıl grup olarak (toplam altı oyuncu) belki de NCAA tarihinin en iyi lise oyuncularını Kentucky’de oynamaya ikna etmişken, niçin bunu bırakıp NBA’e gitsin? Calipari’nin bu grubu Michigan Üniversitesinin Fab Five Grubunu bile geride bırakıyor. Milli oyuncumuz Enes Kanter, Terrence Jones ve Brandon Knight gelecek sezon NCAA’lerde forma giyecek tüm birinci sınıf oyuncuları arasında pozisyonlarının en iyileri olarak gösteriliyor. Grubu tamamlayan diğer isimler Eloy Vargas, Doron Lamb ve Stacey Poole’dan birisini, evet sadece birisini NCAA’lerde yer alan okullardan % 80’i alsa okulun basketbol programının kaderini değiştirebilir. Ben şu anda devam etmekte olan Eric Bledsoe olayından çıkacak sonuçtan çekindiğini, bunun buzdağının ucu olduğunu ortaya neden olarak atanlara da hiç katılmıyorum. Buna benzer bir olayı geçtiğimiz yıllarda başka bir “Big Boy” olan Kansas şu anda Memphis Grizzlies de forma giyen Darrell Arthur ile yaşamıştı da ne oldu? Hiçbir şey! Buzdağının ucu eriyip gidiyor, altına da hiçbir şey olmuyor. Hele, hele Kentucky gibi bir okulda Calipari’nin en ufak bir korkusunun, tereddüdünün veya endişesinin olduğunu hiç sanmıyorum. Hatta şunu da hemen ekleyelim, 2011 yılı için Calipari şimdiden pozisyonlarında birinci sırada gösterilen Marquis Teague ve Michael Gilchrist’dan “evet tabii ki geliriz” cevabını aldı bile.

O zaman nedir nedeni, Le Paquet’de mutlaka Calipari’nin de dahil olma çabalarının? Pozisyonlarında en iyi oyuncular sürekli Calipari’nin önüne getiriliyor ve o da böyle oyuncularla NCAA’lerde bir şampiyonluk bile kazanamamış olsa da, la dolce vita’yı nasıl bırakabilir? Üstelik “Cal” bir NBA macerası yaşadı ve hiç de parlak sonuçlar ortaya çıkmadı. Benim için daha önemli bir soru ise LeBron James’in kurmayları kralın geleceğini nasıl bir böyle birisinin ellerine bırakmaya göz yumabiliyor? Arada William Wesley gibi birisi olsa bile. NCAA coachlarının “Astığım astık, kestiğim kestik” kafa yapılarının NBA’de çok ender başarılı olduğunu bilmiyorlar mı? Calipari’nin muhteşem büyüklükte bir egosu var. NBA’de New Jersey Nets’i çalıştırırken, belki de başarısızlığa kılıf olarak telefonlarının Nets yönetimi tarafından dinlendiğini bile öne sürmüştü. Calipari sahnede ışıkların üstünde olmasına bayılıyor. Gücün sürekli elinde bulunmasını istiyor. Bunu profesyonel gelecekleri iki dudağının arasından çıkacak birkaç kelimeyle olumsuz etkilenebilecek korkusu yaşayan 18-19 yaşında çocuklara yapmak ayrı bir şey, NBA’de yapmak ise çok ayrı bir şey. Daha önce NBA’i denemiş Rick Pitino, Lon Kruger, P.J Carlesimo, Tim Floyd ve Mike Montgomery gibi NCAA’lerde başarılı olmuş coach’lar NBA’de tutunamadı da Calipari mi bir NBA takımının gidişatını olumlu değiştirip, takımı yukarılara taşıyacak?

Esasında Calipari aptal değil? Nets’in başındayken bir tren kaçırmıştı, şimdi LeBron ve belki de Chris Bosh ile ikinci treni kaçırmak istemiyor. NCAA’lerde “thoroughbred”; safkan yarış atları denilen tarzda büyük yeteneklerle yaptıklarını şimdi de NBA’de LeBron ve Chris ile yapabilmenin hayallerini kuruyor. Biliyor ki, egosunu kontrol altında tutup, direksiyonu bu oyunculara teslim etmeye başarırsa, daha önce NBA’de yakalayaamdığı başarıyı yakalayacaktır. İlk treni kaçırmıştı dedik, çünkü o zaman verilecek önemli kararlardan kendisi sorumluydu. 1995 yılında Nets esasında o zaman Kentucky’nin başında olan Rick Pitino’yu istiyordu. Ancak Pitino’yu alamayınca onun eski yardımcısı ve UMass’de takımını Final Four’a taşıyan (Daha sonra NCAA o apoleti söktü ve okul NCAA’lerden kazandığı gelirleri de iade etmek zorunda kaldı) Calipari ile anlaştı. Nets’in o zamanki sahibi “Biz Rick-light’ı aldık” demişti. Zaten kısa bir süre içinde karar mekanizmasının da başında olan Calipari “light” kaldığını gösterdi.

Nets o yıl sekizinci sırada seçme hakkına sahipti. Calipari’nin gönlünde yatan oyuncu liseli Kobe Bryant’dı. Nets yönetimi de Bryant’ı seçmesi için Calipari ile hem fikirdi. Ancak Bryant’ın menajeri Arn Tellem oyuncusunu seçme durumunda asla Nets forması giymeyeceğini ve gerekirse bir sezonu boş geçirebileceğini ve bir yıl sonra tekrar NBA Draftine gireceğini ve bu konuda kararlı olduğunu söyleyerek Calipari üzerinde baskı kurdu. Calipari ise NBA’e toy olduğundan geri adım attı. Şu anda dört şampiyonluk yüzüğü olan Bryant’ı seçmedi ve onun yerine sekizinci sırada Kerry Kittles’ı (NBA’de 14.1 sayı ve 3.9 ribaunt ortalamalarıyla oynadı ve hiç All-Star seçilmedi, hiç şampiyonluk yaşamadı) seçti. İşte Calipari o ilk treni Nets’in başındayken kaçırmıştı. Şimdi LeBron trenini ise kaçırmak istemiyor. Kentucky Krallığını terk edip, LePaquet’in bir parçası olmayı kabul ediyor. Siz bakmayın sürekli “Bir yere gitmiyorum” diye açıklamalar yapmasına, bunu kimse inandırıcı bulmuyor. Bende öyle. William Wesley eğer bir takım sahibini ikna ederse; NBA’de hiçbir genel menajer takımının başına Calipari’yi getirmek istemez, ve o takımın sahibi genel menajerine paketi alacaksın derse, o zaman Calipari ikinci treni kaçırmamış olacak. Yine NCAA’lerde uyguladığı süper yıldızlara sırt dayama metoduyla, bu kez NBA’de boy gösterecek. Ancak Wesley hangi takım sahibini ikna ederse etsin, orada şampiyonluk için çok fazla da beklenmeyeceğini bilmesi gerekir. NCAA’lerde şu anda 18 sezon oldu ve rakam artıyor.

BENZER HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Reklam -spot_img

Son Haberler