8 Mart 2026, Pazar
spot_img
Ana SayfaDİĞERARŞİVKusursuz Fenerbahçe / İSMAİL ŞENOL

Kusursuz Fenerbahçe / İSMAİL ŞENOL

- Advertisement -
- Advertisement -

NBA’de playoff “Çocukların adamlardan ayrıldığı yer” olarak tanımlanır. Bu tabiri Euroleague’e taşımak gerekirse, rahatlıkla Mart ayından itibaren oynanan maçlar için kullanılabilir. Takvimin bu noktasında takımlar lig, Euroleague ve yerel kupalarla birlikte 30-35 maç barajını geride bırakmış olur ve tüm hücum planları herkes tarafından detaylı bir şekilde bilinir. Bu yüzden artık neyi iyi yaptığınız kadar, eksiklerinizi ne kadar iyi sakladığınız önemlidir.
Olimpiakos – Fenerbahçe Ülker maçında da, rakip analizini iyi yapmış iki önemli Euroleague takımı vardı sahada. Olimpiakos, yarı sahada lider Vassilis Spanoulis’e haddinden fazla bağımlı. V-Span haricinde set hücumunda yaratıcı oyuncuları yok. Bu yüzden önceliği geçiş hücumlarına veriyorlar. Eğer geçiş oyununda ilk seçeneği bulamazlarsa, hızlı şekilde pota altında erken pozisyon alan oyuncuyu arıyorlar. Eğer bu seçenek de kapalıysa topu liderlerine teslim edip, set hücumunda çoğunlukla perde oyunu üzerinden tercihlerine bakıyorlar.
Pire deplasmanı öncesinde bu analizi mükemmel yapan Fenerbahçe Ülker, maç planında temelde dört ana noktaya dikkat etti.
1-) Hücumlarda seti mümkün olduğunca tempolu ve uzun oynayıp doğru atışı bulmak.
2-) Her ne şartta olursa olsun takımca hücum ribaunduna girmek.
3-) İyi geri koşmak.
4-) Savunma ribaunduna konsantre olmak.
Temel prensipleri biraz detaylandırmak gerekirse:
– Fenerbahçe çoğunlukla yaratıcı oyuncuları Bogdan Bogdanoviç, Emir Preldziç, Nikos Zisis ve Nemanja Bjelica ile başladı setlere. Euroleague’in en iyi pres yapan takımlarından Olimpiakos’un öldürücü topa baskısını hücumda çok fazla pas yaparak geçti, doğru şutu buldu. (Bu noktada Oğuz Savaş’ın hücumda altın değerinde olduğunu vurgulamak gerek. Birçok kez ikili oyunda devrilirken topu forvetlere çıkarıp boş şutu buldu. Rakip savunmanın dengesini bozan en önemli faktörlerden biriydi.)
– Fenerbahçe doğru şut bulamadığı zaman hücum ribaunduna girerek Olimpiakos’un savunma ribaundlarını net almasını engelledi, bu da Olimpiakos’un temel hücum planından uzaklaşmasını sağladı. Yani Oly’nin A Planı tutmadı.
– İyi geri koşunca, çembere yakın erken pozisyon alan Olimpiakos oyuncularına fırsat verilmedi. O pozisyonu almaya çalışan olduysa da, hemen faul yapılarak Yunan ekibinin konfor alanından çıkması sağlandı. Oly için B Planı da tutmadı.
– Mecburen üçüncü seçenekte hücum eden Olimpiakos’a karşı kusursuza yakın bir savunma ribaundu performansı gösterildi –ki bu da yarı saha üretiminde zorlanan Oly’nin ikinci şans sayısı bulmasına engel oldu. İlk yarıda hiç hücum ribaundu alamayan Olimpiakos, maçı da dört hücum ribaunduyla bitirdi!
Buraya kadar sorun yok. Fakat Olimpiakos da Fenerbahçe’nin zaaflarına iyi hazırlanmış ve güzel bir oyun planıyla sahaya çıkmıştı. İlk hedefleri Ricky Hickman’ın fizik dezavantajında olduğu eşleşmede Tremmell Darden’ı sırtı dönük kullanmaktı. Hickman bu denemelerin birinde faul yaptı, diğerlerinde Semih Erden’le doğru yardımı getirdi Fenerbahçe.
Oly’nin ikinci hedefi Andrew Goudelock’ın bire bir savunmasındaki zaaftan faydalanmaktı. Nitekim bunda zaman zaman başarılı da oldular. Goudelock’ın geçildiği pozisyonlarda Fenerbahçe savunmasının dengesi bozuldu. Ancak -başta Bjelica olmak üzere- birçok kez doğru yardımı getiren Fenerbahçe, bu zaafını da zaman zaman engelledi.
Yunan ekibinin hedeflerinden biri de Bjelica’nın çembere yakın bire bir savunmasındaki eksikleriydi. Burada Avrupa’nın en iyi sırtı dönük oyuncularından Georgios Printezis’i kullanmak istediler ve daha dirençli bir Bjelica’yla karşılaştılar. Oly bu şekilde sayılar bulduysa da, istediği zararı veremedi Fenerbahçe’ye.
Maç boyunca Olimpiakos’un Fenerbahçe Ülker’in zayıf karnına vurduğu anlarda en çok işe yarayanı, üçüncü periyottaki tepe ikili oyunlarıydı. Burada da Zeljko Obradoviç faktörü devreye girdi. Obradoviç, ibrenin ev sahibine döndüğünü hissettiği anda bir mola aldı ve savunmada risk alarak boyalı alana gömülü defans yaparak dengeyi yeniden sağladı. Belki de Olimpiakos’un maçı kazanabileceğine inandığı tek an buydu ve antrenör farkıyla Fenerbahçe Ülker rakibinin hevesini de kırdı.
Ve tabii ki Goudelock… Bir maçta istediğiniz kadar oyun planından, rakip analizinden bahsedebilirsiniz. İstediğiniz eşleşmeyi kullanıp, istediğiniz istatistiği anlatabilirsiniz. Ancak Goudelock gibi bir yeteneğin, hücumda doğru kullanıldığı zaman tek başına yapabileceklerini ne hesaplayabilir, ne de durdurabilirsiniz. Drew Goudelock, neden Avrupa’nın en iyi skoreri olduğunu birçok kez kanıtladı Pire’de. Bire birdeki oyun becerisi, setin sonuna doğru topu aldığı zaman çok daha öne çıktı. Goudelock, tam da bir yıldızın yapması gerektirdiği gibi, sezonun en önemli maçını kazandırdı Fenerbahçe Ülker’e.
Adım adım gelişen, her gün daha ileriye giden Fenerbahçe Ülker’de koç Zeljko Obradoviç de iki sezonluk İstanbul günlerinin en formda döneminde. Haliyle artık final four hedefini telaffuz etmekte sakınca yok.

BENZER HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Reklam -spot_img

Son Haberler